Sağlıklı Günlerde, Mutlu Yarınlara...

KLİNİK ADRES

Selenium Retro Ataköy No:18/1 A blok Kat:6 Daire:89

0542 225 85 85

Bizi Hemen Arayın!

Yrd.Doç.Dr.Hakan Peker Makaleler

Sİzden Gelen Sorular ve Cevapları

Ağrılı Adet Nedir ?

Adetten  birkaç  saat  önce  hafif  başlayan  ve  özellikle  adetin  1-3.  günü  arası  yoğun  hissedilen  rahim  bölgesine  uyan  yerdeki  alt  karın  ağrısıdır. Ağrılı  adet  %50’den  fazla  bayanda  görülür. Ağrılı  adet  durumlarında  %15-25  bayan  bulantı, kusma, ishal , baş  ağrısı  ve  yoğun  ağrı  sebebiyle  o  günlerde  işlerinden, okullarından  kalabilirler.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Adet Ağrısı Tedavisi Nasıl Yapılır?

Adet  ağrısında  sebebe  yönelik  tedavi  yapılır.  Eğer  ağrılı  adet  için  endometriozis  veya  spiral  gibi  sebep  saptandıysa  ona  yönelik  tedavi  yapılır. Fakat  patolojik  bir  durum  saptanmadıysa  ilk  tedavi  ağrı  kesici  uygulamadır. Bu  tedavi  ile  rahim  içinde  ağrı  yapan  bazı  maddelerin  seviyeleri  azaltılarak  ağrının  önüne  geçilir. Fakat  ağrı  kesicileri  adet  başlamadan  veya  ağrıyı  hisseder  hissetmez  hemen  almak  gerekir.  Çünkü  ancak  bu  şekilde  ilaçlar  etki  gösterir  ve  ağrının  önüne  geçilir. Ağrı  başladıktan  ve  o  maddeler  açığa  çıktıktan  sonra  ağrı  kesici  almak  sadece  ağrıyı  biraz  hafifletir  ama  geçirmez. Tavsiye  ettiğimiz  bu  şekilde  kullanımı  bayanlara  4-6  ay  uygularız.  Eğer  sonuç  alamıyorsak  doğum  kontrol  haplarına  geçeriz. Dirençli  vakalarda  hem  doğum  kontrol  hapı  hem de  ağrı  kesicileri  kombine  kullanabiliriz. Bunun  dışında  adet  ağrısının  önüne  geçmek  için  bayanın  yağsız  beslenmesini, egzersiz  yapmasını, ağrılı  döneminde  ağrıyan  bölgeye  masaj  ve  sıcak  uygulamasını  tavsiye  ederiz.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

İlişki Sonrası Kanama Önemli Midir ?

İlişki  sonrası  kanama  önemlidir. Vaginal  ve  servikal  enfeksiyona, servikal  polipe (et   beni  tarzında  yapı) bağlı  ilişki  sonrası  kanama  olabilir. Fakat  en  önemlisi  rahim  ağzı  kanseridir.  İlişki  sonrası  kanama  rahim  ağzı  kanserinin  belirtisi  olabilir. Bu  yüzden  mutlaka  uzman  muayenesi  gerekir.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Genç Kızlarda Adet İle İlgili Olarak Ne Zaman Uzman Yardımına İhtiyaç Vardır ?

8  yaşından  evvel  vaginal  kanama  meydana  geldiyse  mutlaka  doktor  yardımı  gerekir.  Eğer  genç  kızda  sekonder  sex  karakterleri (kadınlıkla  ilgili  gelişmeler-göğüs  gelişimi  ve  gerekli  bölgelerde  tüylenme)  13  yaşında  hala  gelişmediyse  veya  kadınlıkla  ilgili  gelişmeler  olduğu  halde  16  yaşında  hala  adet  görmediyse  uzman  değerlendirmesine  ihtiyaç  vardır.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Adet Düzensizliğinde Sorun Olmayan Kanamalar Var Mıdır ?

Bazı  kanamalar  hastaları  endişelendirse  bile  klinisyenler  açısından  problem  teşkil  etmez. Örneğin  ovulasyon  kanaması, bu  kanama  bayanların  yumurtlama  zamanına  denk  gelen  lekelenme  tarzında  kanamadır  ve  masumdur. Bazı  ağrı  kesiciler, adeti  azaltır. Bu da  normal  bir  durumdur. Spirali  olan  bayanlarda  ise  adet  miktar  ve  süre  olarak  normalden  biraz  fazladır. Normal  olarak  değerlendirilir. Doğum  kontrol  hapı  kullanmaya  yeni  başlamak, özellikle  ilk  ayda  %30-40  oranında  ara  kanama  yapar. Ama  hapa  ara  vermeksizin  devam  etmek  gerekir. Doğum  kontrol  hapı  kullanmak  adetleri  azaltır. Bu  doğum  kontrol  hapının  normal  etkisidir. Doğum  kontrol  hapını  unutmak da  ara  kanama  yapar. Fakat  hapı  bırakmadan  devam  etmek  gerekir.  Ancak  o  ay  için  hapla  korunma  olmaz. Eşin  o  ay  boyunca  korunması  gerekir.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Adetimde Niçin Fazla Kanama Olur ?

Bu  durum  daha  çok  rahim  ile  ilgili  sebeplere  bağlıdır. Rahimde  iltihap, myom (ur)  olması, adenomyozis (rahim  içi  tabakanın  rahimin  kas  tabakası  içinde de  bulunması)  endometrial  hiperplazi (rahim  içi  tabakanın  fazla  kalınlaşması), rahim  kanseri, spiral  kayması  durumunda  adet  miktarı  fazlalaşır. Eğer  bayan  aşırı  alkol  kullanıyorsa  veya  karaciğer  rahatsızlığı  varsa  pıhtılaşma  faktörleri  azalır  ve  adet  miktarı  fazlalaşır. Ayrıca  doğuştan  pıhtılaşma  faktör  eksikliği  varsa  bayanın  adetleri  fazla  miktarda  olur.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Adet Kanaması Azsa Nasıl Tedavi Edilir ?

Adet  miktarının  az  olması  hormonal  olabildiği  gibi  rahim  ağzında  tıkanıklığa  veya  rahim  içinde  yapışıklığa  bağlı da  olabilir.  Bu  tıkanıklık  ve  rahim  içinde  yapışıklık  cerrahi  tedavi  ile  düzeltilir. Fakat  sebep  hormonal  ise  hormon  preparatları  ile  sonuç  alınır.      

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Adeti Geciken Bayan Adet Söktürücü Kullansın Mı ?

Adeti  geciken  bayan  ilaç  kullanmadan  doktora  başvurmalıdır. Biz  klinisyenler, gebelik  şüphesi  varsa  ilk  önce  gebelik  testi  ile  bayanın  gebe  olup  olmadığını  değerlendiririz, eğer  gebelik  yoksa  ultrasonografi  ile  adeti  geciktiren  kist  veya  başka  anormal  durum  olup  olmadığını  inceleriz. Eğer  kist  gibi anormal  durum  saptarsak  bu  yönde  tedavi  yaparız. Eğer  ultrasonda  anormal  durum  ve  testlerde  gebelik  saptamazsak, o  zaman  bayana  adet  söktürücü  preparatlardan  kullanırız. Bayanın  gebelik  şüphesi  yoksa, ultrason  ile  değerlendirip, anormal  bulgu  olup  olmadığına  göre  tedavisini  düzenleriz. Anormal  bulgu  yoksa  adet  söktürücü   ilaçlardan  verebiliriz.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Adet Geciktirici Hapların Yan Etkileri Nelerdir ?

Adet  geciktirici  haplar, bayanda  sinirlilik, baş  ağrısı, baş  dönmesi, görme  bozukluğu, bulantı, vücutta  su  tutulmasına  bağlı  olarak  ödem, kilo  alımı, göğüslerde  dolgunluk  şişlik, ağrı  yapabilir.  Fakat  bu  etkiler  geçicidir. Adet  geciktirici  haplar  sadece  adeti  geciktirmek  amaçlı  kısa  süre  kullanıldığından, bu  yan  etkiler  hap  kullanımı  sona  erince  ve  adet  görünce  geçer.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Ağrılı Cinsel İlişki (Disparoni) Nasıl Tedavi Edilir ?

Ağrılı  cinsel  ilişki  tedavisi  sebebe  yönelik  yapılır. Sebep  iltihap  ise  anti-mikrobik  tedavi  yapılır.  Vulva (kadın  genital  dış  bölgesi) tahrişine  bağlı  ise; bu  tahrişi  yapan  maddelerden  bayanın  uzak  durması  tavsiye  edilir. O  bölgenin  temiz  ve  kuru  olmasına  dikkat  edilmesi  gerektiği  anlatılır. Sıkı  elbiselerden  uzak  durulması  önerilir. Sebep  ur (myom), kist  veya  endometriozise  bağlı  ise  ona  yönelik  tedaviler  yapılır. Ağrılı  ilişkide eğer  tıbbi  açıdan  patoloji  bulamazsak  uygun  vakalarda  bio-feedback  tedavi  uygularız. Bu  tedavi  ile  bayanın  vagen  bölgesi  kaslarını  kontrollü  bir  şekilde  kullanmasını  sağlayıp  problemi  çözümleriz. Ağrılı  ilişkinin  diğer  sebebi  psikolojik de  olabilir. Bu  durumda  ise  eşlerin  beraber  tedavi  edilmesi  gerekir. Böyle  durumlarda  eşleri  cinsel  sağlık  konusunda  uzman  psikiyatriste  yönlendiririz.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Bio Feedback Kegel Egzersiz Tedavisi Nedir ?

BİO FEEDBACK  KEGEL  EGZERSİZ  TEDAVİSİ  NEDİR?

Bio-feedback  Kegel  egzersiz  tedavisi, bir  sistem  vasıtasıyla  vajina  bölgesi  kaslarına  uyaran  vererek, bu  kasların  gelişmesini  sağlayan, son  dönemde  uygulanan, vajina  bölgesi  kasları  egzersiz  programıdır. Bu  şekilde  bayanın  vajina  bölgesinin  dış  1/3 ‘ündeki  kaslarını  hissetmesi  ve  onları  çalıştırması  öğretilir. Bu  sayede  o  kasların  kuvvetlenmesi  ve  gelişmesi  sağlanır. Sonuçta  pelvik  taban  dediğimiz  destek  artarak, o  bölgenin  kuvveti  artırılmış  olur.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Bio Feedback Kegel Egzersiz Tedavisi Nasıl Ve Ne Kadar Uygulanır ?

Biofeedback  Kegel  egzersiz  tedavisi  bir  sistem  vasıtasıyla  yapılır. Sistem, vaginal  bölgeye  uygulanır  ve  egzersiz  programı  düzenlenir.  Uygun  vakalarda  bio-feedback  tedaviye  alınan  hastalarda  seanslar  yaklaşık  15-20  dakika  sürmektedir. Hastanın, hastalık  durumu  ve  derecesine, seanslara  katılma  sıklığı  ve  motivasyonuna  bağlı  olarak  tedavi  1-2  seansta  sağlanabildiği  gibi  daha  fazla  seans da  gerekebilir. Bio-feedback  Kegel  egzersiz  tedavisi  ile  idrar  kaçırma  ve  cinsel  işlev  bozukluğu  olan  uygun  vakalarda  ameliyatsız  ve  yan  etkisiz  bir  şekilde  sonuç  alınmaktadır.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Hangi Hastalıklar Dış (Ektopik) Gebelik İle Karışır ?

Tamamen  normal  olan  erken  gebelikte  olan  ağrılar, dış  gebelikteki  ağrıyla  karışabilir. Bundan  başka  düşük  tehditi, düşük, yumurtalık  kistinin  patlaması, yumurtalığın  veya  kistin  dönerek  kan  akımının  bozulması  durumu (over  veya  kist  torsiyonu)  ve  apandisit   dış  gebelikle  karışabilir.    

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Dış (Ektopik) Gebelik Öyküsü Olan Bayan Tekrar Gebe Kalıp Doğum Yapabilir Mi?

Dış  gebelik  öyküsü  olan  bayan  tekrar  gebe  kalabilir. Yalnız  gebeliğin  erken  safhalarından  itibaren  doktor  kontrolü  gerekir. Çünkü  bir  dış  gebelikten  sonra  takip  eden  gebelikte, ektopik  gebelik  riski  7-13  kat  artar. Bu  yüzden  gebelik, tetkiklerde  saptandığında  ultrasonografi  ile  iç  veya  dış  gebelik  ayırımı  yapılmalıdır. Ektopik  gebelik  sonrası  gebeliğin  normal  rahim  içi  gebelik  olma  şansı  ise  %50-80’dir. Özetle  dış  gebelik  öyküsü  olan  bayan  tekrar  gebe  kalabilir  ve  doğum  yapabilir.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Ağrısız (Epidural) Doğumun İstenmeyen Etkileri Nelerdir ?

Epidural  anestezi  erken  dönemde  uygulandığında  doğumu  durdurabilir. Ayrıca  doğumun  ilerlemesini  yavaşlatabilir. Epidural  anestezinin  istenmeyen  etkileri  olmaması  açısından  belli  dozda  uygulanır. Bu  etkili  dozda  çoğu  zaman  doğum  sancıları  hissedilmezken, ağrı  eşiği  düşük  olan  gebelerde  yine  de  hafifde  olsa  ağrı  hissedilir. Gebenin  normal  doğumda  sabırlı, istekli  olması  ve  doktoruyla  uyumlu  olması  gerekir. Çünkü  normal  doğumda  gebenin  doktoruyla  koordineli  çalışması  ve  doktorunun  istediklerini  yapması  ve  özellikle  doğumun  ikinci  safhasında  doğum  için  iyi  ıkınması   gerekir. Bu  safhada  epidural  anesteziden  dolayı  gebe  iyi  ıkınamazsa  doğum  için  vakum  ihtiyacı  doğabilir. Epidural  anestezi, uygulandıktan  sonra  hamilede  tansiyon  düşüklüğü  olabilir. Fakat  bunun  çözümü  vardır. Gebenin  yan  yatırılması  ve  serum  desteği  ile  bu  sorun  ortadan  kaldırılır.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Normal Doğum Mu ? Sezaryen Mi ?

Bu  soru  jinekologlara  en  çok  sorulan  sorudur. Gebenin  muayenesi  sonucunda  sezaryen  gereken  durumlarda  gebeye  ameliyatı  öneririz. Sezaryen  gereken  durumlar  şunlardır: Önceden  sezaryen  veya  myom  ameliyatı, vagen  daraltma, sistosel (idrar  kesesi  sarkması), rektosel (barsak  sarkması) ameliyatı  olunması, bebek  başının  annenin  çatı  kemiklerinden  geçemeyecek  kadar  büyük  olması, bebeğin  rahim  içinde  yan  veya  ters  durması, bebeğin  sancıları  çekerken  veya  sancısız  dönemde  kalp  atışı  ritminin  bozulması, bebeğin  eşinin  aşağıda  yerleşmiş  olması, bebeğin  eşinin  vaktinden  önce  yerinden  ayrılması,bebeğin  göbek  kordonunun  sarkması,kordon  prezentasyonu  (bebeğin  göbek  kordonun  baş  ile  su  kesesi  arasında  bulunması), gebelikte  kontrolsüz  tansiyon  ve  şeker  hastalığı  olması, bebeğin  kafasında  su  toplaması (hidrosefali) ile  giden  anormallik  olması, rahim  ağzı  kanseri, herpes (uçuk) virüsü  ve  genital  siğil  olması, bebeğin  iri  olması, sancılara  rağmen  doğumun  ilerlememesi.  Bu  durumlarda  sezaryen  gerekir.  Eğer  bu  durumlar  yoksa  bebeğin  durumu  ve  annenin  çatısı  normal  doğuma  uygun  ise  normal  doğum  olabilir.

Normal  doğumda  kan  kaybı  daha  az olur (300-400ml), annenin  bebeği  doğurmuş  olmanın  psikolojik  hazzı, rahatlığı  hissetmesi  normal  doğumda  daha  fazladır. Normal  doğumdan  sonra  anne  bebeğini  hemen  emzirebilir. Anne  normal  doğumdan  sonra  daha  çabuk  toparlanır.

Sezaryende  ise  kan  kaybı  daha  fazladır. Son  yıllarda  ameliyat  tekniklerinin  gelişmesi  ile  sezaryenden  3-5 gün  sonra  anne  kendi  işlerini  yapacak  konuma  gelir  ama  yine  de  normal  doğuma  göre  toparlanma  daha  geç  olacaktır.

Normal  doğumdan  sonra  ilerleyen  yıllarda  vagende  bolluk  hissizlik  gibi  cinsel  fonksiyon  bozukluğu,idrar  kaçırma, idrar  kesesi  ve  barsak  sarkması  gibi  durumlar  görülebilir. Çünkü  sancıyla  birlikte  bebeğin  aşağı  inişiyle  rahmi,idrar  kesesini, kalın  bağırsağı  tutan  bağlar  gevşer. Fakat  normal  doğuran  annelere  lohusalık  döneminden  sonra  bio-feedback  Kegel  egzersiz  tedavisi  uygulayarak  vagende  bolluk, hissizlik  durumu  ile  daha  sonra  olabilecek  idrar  kaçırma  ve  rahim  sarkması  durumunun  önüne  geçeriz. Bio-feedback  Kegel  egzersiz  tedavisiyle  vagene  uygulanan  sistem  vasıtasıyla  vagen  kaslarını  bayanın  hissetmesini,  kaslarını  koordineli  çalıştırmasını  ve  o  bölgenin  toparlanmasını  sağlarız. Bu  şekilde  ileriki  yıllarda  olabilecek  normal  doğuma  bağlı  idrar  kaçırma, rahim,idrar  kesesi, barsak  sarkmasının  önüne  geçmiş  oluruz.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Yalancı Gebelik Nedir ?

Yalancı  gebelik, kişinin  gebe  olmadığı  halde, kendini  gebe  olarak  hissetmesi  ve  gebelerde  olan  yakınmalardan  şikayet  etmesi  ile  karakterize  durumdur. Bu  durum  daha  çok  gebe  kalmayı  çok  isteyen  fakat  kalamayan  bayanlarda  görülür. Bayan  kendinin  gebe  olduğuna  çok  inanır, hatta  kıyafetlerini  bile  ona  göre  seçer.  Biz,  gebelik  olup  olmadığını  kanda  bakılan  gebelik  testi  ve  ultrasonografi  ile  net  olarak  saptarız  ve  bayana  ilk  zamanda  kabullenmese  de  durumu  hakkında  bilgi  veririz.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Ultrason İle Gebelik Ne Zaman Tespit Edilir ?

Ultrason  ile  gebeliğin  tespiti  için  mutlaka  adetin  geçmesi  gerekir. Çünkü  döllenmeden  normal  adet  süresine  kadar  olan  dönemde  embriyo  rahme  yerleştiğinden  ve  ultrasonda  görünmeyecek  kadar  küçük  olduğundan, adet  geçmeden, gebelik  ultrason  ile  görülemez.  Adet  geçtiği  dönemde  ilk  haftada  vaginal  ultrason  ile, bu  haftadan  yaklaşık  bir  hafta  sonra  abdominal  (üstten)  ultrason  ile  gebeliğe  ait  kese  görülebilir. Gebelik  kesesi  görüldükten  yaklaşık  bir  hafta  veya  on  gün  sonra  da  bebek  kalp  atışları  ultrason  ile  izlenebilir  ve  duyulabilir.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Dört Boyulu Ultrason ile Bebekte Nelere Bakılır ?

Dört  boyutlu  ultrasonografi  ile  bebekte  iç  organlarından  çok,  dış  bölgesinde  bir  anormallik  var mı ? bu  durum  değerlendirilir.Yüzün, göğüs  ve  karın  bölgesinin, omurgasının, kol  ve  bacaklarının  normal  olup  olmadığına  bakılır. Aynı  zamanda  bebeğin  yüz   görüntüsünün  çıktısı  veya  cd  kaydı  aileye  hatıra  amacıyla  verilebilir.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Bebeğin Cinsiyeti Ne Zaman Belli Olur ?

Bebeğin  cinsiyeti  sperm  ile  yumurta  birleştikten  sonra  kromozomal  olarak  belli  olur. Fakat  ilk  3 ayda  bebek  kız  da  olsa  erkek  de  olsa dış  genital  yapılar  farklılaşmadığından  ultrasonografi  ile  belli  olmaz. 3  aydan  sonra  genital  bölgede  farklılaşma  olduğundan  bu  aydan  sonra  kız  ve  erkek  denilebilir. Fakat  genelde  4. ay  civarı  net  bilgi  verilir. Halk  arasında  söylendiği  gibi  bebeğin  duruşundan  veya  kemik  yapından  cinsiyet  yorumu  yapılamaz. Ultrasonografi  ile  biz bebeğin  cinsiyet  organına  bakarız  ve  erkeğe  ait  görüntü  veya  kıza  özgü  ultrasondaki  özel    görüntüyü  görerek  aileye  bilgi  veririz. Bebeğin  cinsiyetinin  anne  karnında  değişmesi  mümkün  değildir. En  başta   sperm  ile  yumurta  birleşirken  eğer  X kromozomu  taşıyan  sperm  yumurtaya  girmişse  kız, Y  kromozomu  taşıyan  sperm  yumurtayı  döllemişse  erkek  olur. Bu  yüzden  gebeliğin  ortası  veya  sonuna  doğru  bebeğin  cinsiyetinin  değişmesi  imkansızdır.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Hamileliğin 4. Ayında Yapılması Gereken Testler Nelerdir ?

Eğer  gebeye  11-14  hafta  arasında  ikili  test  yapılmış  ve  normal  çıkmış  ise  hamileliğin  4. Ayında  MSAFP ( maternal  serum  alfa  feto protein)  testi  yapılır. Bu testin  yüksek  değerde  çıkması  bizi  en çok  bebeğin  omurga  kısmında  açıklık  ile seyreden  nöral  tüp  defekti  (spina  bifida) dediğimiz  rahatsızlık  konusunda  uyarır.

Eğer  gebeye  ikili  test  yapılmadıysa  16-18  haftalar  arasında  ultrasonografi  yapılarak  bebekte  herhangi  bir  anomali  olup  olamadığına  bakılır  ve  üçlü  veya  dörtlü   test istenir. Bu testlerde  down sendromu, trizomi 18  ve  nöral  tüp  defekti  dediğimiz  anormal  durumların  olma  olasılığı  hesaplanır.

Ayrıca  4. ay  civarında  gebelerde  asemptomatik  bakteriüri  dediğimiz, gebede  şikayet  olmadığı  halde  idrarında  enfeksiyon  olma  durumu  olabilir. Bu  durum  var  olduğu  halde  saptanmazsa  ilerleyen  haftalarda  erken  doğuma  sebep  olabilir. Bu yüzden  idrar  kültürü  yapılarak  enfeksiyon  ekarte  edilmelidir.

Özetle, hamileliğin  4. ayında  idrar  kültürü, ultrasonografi, üçlü  veya  dörtlü  test  veya    MSAFP  testi  yapılmalıdır.   

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

Gebeliğin Son 3 Ayındaki Kanamalar Tehlikeli Mi ?

Gebeliğin  son  3  ayında  olan  kanamalar  tehlikeli  olabilir. Bu  kanamaların  sebepleri  arasında  bebeğin  eşinin  aşağıda  yerleşmesi, bebeğin  eşinin (plasenta) erken  ayrılması, erken  doğum, rahim  ağzı  polibi (et beni), vajinal  veya  rahim  ağzı  enfeksiyonuna  bağlı   olabilir. Bu  yüzden  mutlaka  bir  hekim  muayenesi  ve  tedavisi  gerekir. Çünkü  bu  sebeplerden  bazısı  acil  ameliyat  gerektirirken, bazısı  hastanede  tedavi, bazısı da  sadece  ilaç  tedavisi  gerektirir.

Gebeliğin  son  günlerinde  olan  kanama  ise  halk  arasında  nişan  gelmesi  olarak  bilinen  rahim  ağzındaki  tıkacın  kanla  birlikte  atılması  ile  doğumun  başlama  belirtisi  olabilir. Bu  durumda da  uzman  muayenesi  gerekir. Özetle  gebelikle  birlikte  olan  her  türlü  vajinal  kanama  uzman  tarafından  değerlendirilmelidir.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

Gebeliğin Cinsel İlişki Düşüğe Sebep Olur Mu ?

Gebelikte  cinsel  ilişki, rahme  düzgün  ve  iyi  tutunmuş  ayrıca  kromozomal  olarak  normal  olan  bebekte, düşüğe  sebep  olmaz.  Eğer  gebelik  rahime  iyi  tutunmamış  veya  kromozomal  olarak  normal  değilse, cinsel  ilişki  olmasa  bile  bu  gebelik  düşükle  sonuçlanabilir. Ağrı, sancı  ve  kanaması  olan  gebede  cinsel  ilişki, bu  şikayetleri  daha da  arttıracağından  gebelik  düşükle  sonuçlanabilir. Bu  yüzden  ağrı, sancı, kanaması  olan  hamilelerde  cinsel  münasebeti  yasaklarız.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Gebelikte Bulantıyı Nasıl Önleyebiliriz ?

Yüksek  serum  koryonik  gonadotropin  düzeyleri  ile  beraber  gonadotropin  seviyelerine  paralel  giden  östrojen  seviyelerinin, bulantı  oluşumunu  indüklediği  düşünülmektedir. Sık  aralıklarla  az  miktarda  beslenilmelidir. Tuzlu, kuru  (galeta, leblebi,peynirli  tost,kraker  vb) ve  soğuk  gıdalar  tüketilmelidir. Uzun  süreli  açlıktan  sakınılmalıdır. Gebe  kendini  kötü  hissedeceği  kokulardan  ve  baharatlı  yiyeceklerden  uzak  tutmalıdır. Gebeler  öğün  sırasında  sıvı  tüketmemeli, çay  ve  kahveden, yağ  içeriği  yüksek  besinlerden   uzak  durmalıdır. Kusmalar  olduğunda  potasyum  kaybı  olacağından  muz, üzüm, kayısı  gibi  potasyumdan  zengin  beslenilmelidir. Bu  önerilerle  şikayetler  azalmazsa  bulantı  önleyici  ilaç  tedavisi  uygulanır. Bazen  kusmaların  şiddet  ve  sıklığı  çok  artabilir. Hiperemezis  gravidarum  olarak  tanımlanan  bu  durumda, anne  adayına  ilaç  ve  serum  desteği  yapılması  amacıyla  hastanede  yatırılarak, takip  ve  tedavisi  gerekebilir.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

Doğumdan Sonra Nelere Dikkat Etmek Gerekir ?

Lohusalık  döneminde  annenin  lohusalık  akıntısına  dikkat  etmesi  gerekir. Akıntı  pis  kokulu, ateş  ve  kasık  ağrısı  varsa  veya  akıntının  rengi  açılmıyorsa  kan  vasfındaysa  veya  ilerleyen  günlerde  fazla  kanaması  olduysa  doktora  başvurması  gerekir.

Normal de  olsa  sezaryen  doğum da  olsa  annenin  dikişlerine  dikkat  etmesi   gerekir.  Sezaryen  dikiş  yerleri  terli, nemli  olmamalıdır. Normal  doğum  dikişli  olduysa, bölge  olarak  enfeksiyona  yatkınlık  olduğu  için  anne  bu  dikişlerin   pansumanına  özen  göstermelidir.

Anne  mutlaka  emzirmelidir. Bu  sayede  hem  anne  ve  bebek  arasında  duygusal  bağ  sağlanmış  olur  hem de  annenin  rahminin  daha  çabuk  toparlaması  ve  kanamasının  daha  az  olması  sağlanmış  olur. Sütün  yeterli  gelmesi  için; lohusanın  dengeli,düzenli  beslenmesi, bol  sıvı  tüketmesi, mümkünse  sabah-akşam  ılık  duş  alması, annenin  moralinin  iyi  olması  gerekir.

Lohusalık  döneminde  havuz, deniz  ve  küvet (oturarak  banyo  yapmak)  enfeksiyon  riski  nedeniyle  anne  için  yasaktır. Ayakta  duş  alınabilir. Doğum  yapmış  bayanlar  ağır  kaldırmamalıdırlar. İstirahat  etmelidir. İstirahat  ederek  lohusalık  dönemi  çok  rahat  geçirilir. Doğumdan  bir  hafta  sonra  anneyi  kontrol  ederiz. Kontrolde  dikişlerin, rahmin  durumunu  değerlendiririz. Bu  kontrolden  yaklaşık  3-6 ay  sonra da  bayanın  normal  kadın  doğum  muayenesini  ve  smear  testini  yaparız. Uygun  doğum  kontrol  yöntemlerini  konuşuruz.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

Hamilelikte Yaşanan Kabızlık Sorunu İçin Ne Yapmalı ?

Gebelikte  kabızlık, mide-bağırsak  sisteminin, artan  hormonlardan  etkilenmesine  bağlı  olarak, daha  yavaş  çalışması  nedeniyle  meydana  gelir. Kabızlık, erken  doğuma  neden  olmaz. Bebek  için  sıkıntı  yaratmaz. Günde  2-3  litre  kadar  yeterli  miktarda  sıvı alarak, egzersiz  yaparak, sebze-meyve   gibi  posalı  gıdalar  tüketerek  önlenebilir. Bu  önerilerle  sorun  giderilemediğinde  ilaç  desteğine  ihtiyaç  duyulabilir.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

İkili Tarama Testi Anormal Çıkarsa Ne Yapılmalı ?

İKİLİ  TARAMA  TESTİ  ANORMAL  ÇIKARSA  NE  YAPILMALI?

İkili  tarama  testinde  risk  yüksek  çıkarsa  o  zaman  koryon  villus  örnekleme  dediğimiz  bebeğin  eşinden  (plasenta) parça  alarak  veya  daha  ilerleyen  haftalarda  amniyosentez (bebekten  su  alma) yaparak  sonuca  ulaşırız. Bu  testlerinden  de  riskleri  olduğundan  bu  riskleri  aileyle  paylaşırız. Koryon  villus  örneklemede  1/100, amniyosentezde  1/200  bebeği  kaybetme  riski  vardır. Tabi  ki  bu  testleri  eşler  kabul  ederse  uygularız. İkili  test , bir  tarama  testidir. Tanı  testi  değildir. Bu  testte  anormal  çıkmış  bir  sonuç , sakat  bebek  anlamına  gelmez. Kesin  sonuç , bebeğin  eşinden  veya  suyundan  alınan  testler  ile  konur.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

Doppler Ultrason Gebelikte Kullanılır Mı ?

DOPPLER  ULTRASON  GEBELİKTE  KULLANILIR MI?

Doppler  ultrason, erken  gebeliğin  ve  dış  gebeliğin  tesbitinde, down  sendromlu  bebeğin  incelenmesinde, bebeğin   kalp  ve  damarlarına  ait  anomali  olup  olmadığının  araştırılmasında, çoğul  gebeliklerde  kullanılır.  Ayrıca  gebelik  zehirlenmesi  (preeklampsi)  ve  bebeğin  gelişme  geriliği  gibi  durumlarında  bebeğin  anne  karnındaki  iyilik  hali  doppler  ultrason  ile değerlendirilip, gebeliğin  sonlandırılıp  sonlandırılmaması  konusunda  bize  bilgi  verir.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Gebelikte Veya Öncesinde Şeker Hastalığı Saptanan Hastalarda Tedavi İçin Hangi İlaçlar Kullanılır ?

GEBELİKTE  VEYA  ÖNCESİNDE  ŞEKER  HASTALIĞI  SAPTANAN  HASTALARDA  TEDAVİ  İÇİN  HANGİ  İLAÇLAR  KULLANILIR?

Bu  hastalarda  diyet  tedavisinden  sonuç  alınamazsa, diyet  tedavisi  ile  birlikte  insülin  tedavisi  uygulanır. İnsülin  desteğinin  bebeğe  bir  zararı  yoktur. Son  çalışmalar  bazı  şeker  düşürücü  hapların  da  gebelikte  kullanılabileceğini  göstermiştir. Hatta  bazı  klinisyenler   insülin  iğnesini  kullanamayacak  gebelerinde , şeker  düşürücü  hapları  önermektedirler.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Gebede Varis Olursa Ne Yapmalıdır ?

Gebelikte  bacaklar  ve  genital  bölgede  varis ortaya  çıkabilir. Bu  hastalarda  aile  hikayesinde  varise  sık  rastlanır. Büyüyen  rahim  tarafından  toplardamarlara  uygulanan  basınç,  varislerin  gelişiminde  ana  etkendir.  Kilo  arttıkça  ve  ayakta  geçirilen  süre  uzadıkça  varisler  daha  belirgin  hale  gelirler. Varisler  için  bacakların hafif  yukarıda  tutularak  dinlenilmesi    ve  elastik  varis  çorabı  kullanılması  önerilmektedir. Varise  yönelik  tedaviler (enjeksiyon, cerrahi)  gebelikte  yapılmamalıdır. Yüzeyel  varisler  nadiren  daha  derin  varislerin  hastalığına  işaret  eder. Bu  hastalar  derindeki  toplardamarların  tıkanmaması  yönünde  dikkatle  izlenmelidir. Ayrıca  varislerde  şişlik,kızarıklık  ve  ağrı  olması  durumunda  gebe  doktora  başvurmalıdır.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

Doğum Kontrol Halkası (Nuvaring) Nedir ?

Doğum  kontrol  halkası, Avrupa  ve  Amerika’dan  sonra  son  dönemde  Türkiye’de de  kullanılmaya  başlanan  düşük  doz  hormon  içeren  aylık  olarak  vajinaya  uygulanan, doğum  kontrol  aracıdır. Halka, günde  15mcg  etinil  estradiol  ve  120mcg  etonogestrel   salınacak  şekilde  hormon   içerir. Halkanın  kalınlığı  4mm, dış  çapı  54mm’dir. Halka  EVA  denilen  alerji  yapmayan  özel  bir  maddeden  yapılmıştır. Metal  içermez. %99  oranında  etkilidir. Kişi  kendi  kendine  uygulayabilir.  Kilo  alımı  yapmaz. Kullanımı  kolaydır. Kanama  düzenini  bozmaz  aksine  düzenli  kullanıldığında  adetleri  düzene  sokar. Bırakıldığı  anda  gebe  kalmak  mümkündür. Kısırlığa  sebep  olmaz.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Doğum Kontrol Halkası (Nuvaring) Kimlere Önerilmez ?

Doğum  kontrol  halkası, vajinaya  uygulanan  ve  orada  3  hafta  kalması  gereken  bir  aparat  olduğu  için  vajinanın  doğal  darlığında  olması  gerekir. Bu  yüzden, normal  doğum  yapmış  bayanlara, sistosel (idrar  kesesi  sarkması), rektosel (kalın  barsak  sarkması)  ve/veya  uterin  prolapsus (rahim  sarkması)  olan  bayanlara  önerilmez. Çünkü  vajinada  bu  tür  anatomik  bozukluğu  olan  bayanlarda, aparatın  vajinadan  düşmesi  ihtimali  olabileceğinden  ve  bu  durum da  gebeliğe  sebep  olabileceğinden, halka  uygulanmaz. Ayrıca  kronik  kabızlığı  olan  kişilerde  ıkınmaya  bağlı  aparat  çıkma  durumu  göz  önüne  alınarak, doğum  kontrol  halkası  önerilmez. Minimal  risk  olsa  bile  halkanın  içerdiği  maddeye  karşı, vajinada  veya  peniste  alerji  meydana  gelirse  halka  kullanılmaz.

Bunlar  dışında  damar  tıkanıklığı, nörolojik  semptom  veren  migren  öyküsü, damarları  etkileyen  şeker  hastalığı, pankreas  iltihabı, kandaki  yağ  oranının  yüksek  olması, karaciğer  fonksiyonlarının  bozuk  olması, ciddi  karaciğer  hastalığı, karaciğerde  tümör  (iyi  veya  kötü  huylu)  bulunması, genital  bölge  veya  memeye  ait  habis  hastalığın olması, tanısı  konulmamış  vajinal  kanama  olması  ve  gebelik  durumlarında  doğum  kontrol  halkası  kullanılmamalıdır.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Doğum Kontrol Halkası (Nuvaring) İle Birlikte Vajinaya İlaç Uygulanabilir Mi ?

Doğum  kontrol  halkası  kullanan  ve  vajinal  enfeksiyonu  olan  hastalarda, vajinal  bölgeye  fitil  uygulanabilir. Tedavi  sürecinde  ise  halkayı  çıkarmaya, korunmaya  ara  vermeye  veya  ek  yöntemle  korunmaya  gerek  yoktur. Enfeksiyonu  olmadığı  halde, ek  yöntem  olarak  spermisit (sperm  öldürücü  ilaçlar) kullanmak  isteyen  bayanlar  ise  halka  ile  birlikte  spermisiti  vajinal  bölgeye  uygulayabilirler. Fakat  spermisit  veya  enfeksiyon  için  fitil  uygularken, bayan  kazayla  halkayı  çıkarmamaya  veya  düşürmemeye  dikkat  etmelidir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Doğum Kontrol Hapları Hep Aynı Saatte Mi Alınmalı ?

Doğum  kontrol  haplarının  (oral  kontraseptifler)  tam  saatinde  alınmasına  gerek  yoktur. Her  gün  tam  vaktinden  2  saat  önce  veya  sonra  alınabilir. Bu, sorun  yaratmaz. Fakat  haplar bir sabah, bir akşam  gibi  düzensiz  bir  şekilde  alınırsa  hapların  vücuda  sağladığı  hormon  düzeyleri  belli  saatlerde  düşeceğinden, hapların  gebelikten  koruma  etkisi  azalır. Önemli  olan  her  gün  düzenli  şeklide  aynı  saatlerde  alınmasıdır.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Doğum Kontrol Hapları Gebelikten %100 Korur Mu ?

Tıpta  %100  olmadığı  gibi  tabi ki  doğum  kontrol  hapları  da  %100  korumaz. Etkinliği  %99.9’dur. Tabi  bu  oran, her  gün  aynı  saatlerde  düzenli  ve  doğru  kullanımda  geçerlidir. Düzenli  kullanılmıyorsa  etkinliği  azalır. Hatta  iki  gün  unutulduğunda, unutulan  haplar, akla  geldiği  anda  içilir  ve  o  ay  için  ekstra  bir  yöntemle  korunulması  gerekir. Hap  alındıktan  sonraki  üç  saat  içinde  eğer  kusma  olursa  veya  bazı  antibiyotikler  (ampisilin, tetrasiklin  vb.) kusma, ishal  gibi  yan  etki  yaparsa  veya  bazı  ilaç  tedavileri  (fenitoin, rifampisin  vb.)  ile  birlikte  hap  kullanılırsa, doğum  kontrol  haplarının  (oral  kontraseptifler)    etkinliği  azalır. Bu  şekilde  hapların  koruma  yüzdesi  de  azalır.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Doğum Kontrol Hapları Tüylenme Yapar Mı ?

Doğum  kontrol  hapları  (oral  kontraseptifler)  tüylenme  yapmaz. Tam  aksi  biz  tüylenme  tedavisinde  doğum  kontrol  haplarını  kullanırız. Tüylenmede  biz  bayandaki  hormonal  duruma, ultrasonografik  bulgulara  ve  tetkik  sonuçlarına  göre  antiandrojenik (erkeklik  hormonunu  azaltıcı) doğum  kontrol  haplarını  veya  haplara  ek  olarak  bazı  destek  tedavilerini  birlikte  uygularız.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Doğum Kontrol Haplarının Gebeliği Önleme Dışında Yararlı Etkiler Var Mı ?

Doğum  kontrol  hapları  (oral  kontraseptifler), yumurtalık, rahim,kalınbağırsak  kanserlerine  karşı  koruyucudur. Dış  gebeliği, adet  ağrılarını, pelvik  enfeksiyonları  azaltır. İyi  huylu  meme  hastalıklarını, yumurtalık  kistlerini, rahim  urlarını  azaltır. Adetleri  düzenler. Hormonal  dengeyi  sağlar. Premenstrüel (adet  öncesi)  yakınmaları  ve  depresyon  oranını  azaltır. Daha  az  adet  kanaması  yaparak  kansızlığı  engeller. Sivilceleri  ve  tüylenmeyi  azaltır. Kemik  yoğunluğunu  arttırır.  Son  yayınlar  artritin  (eklem  iltihabı) daha  şiddetli  çeşitlerine  gelişimini  engellediğini  göstermiştir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Doğum Kontrol Haplarını Kimlere Önermeyiz ?

Bilinen  veya  kuşkulu  gebeliği  bulunanlara, tanı  konulmamış  vaginal   kanaması  olanlara, rahim  (endometrium)  kanserli  bayanlara, 35  yaşını  geçmiş   günde  20  taneden  fazla  sigara  içenlere, hipertansiyonu  olanlara, aktif  sistemik  lupusu  bulunanlara, gebelikte  kolestatik  sarılığı  ya da  hap  kullanımında  sarılığı  olanlara, karaciğer  fonksiyon  bozukluğu, aktif  karaciğer  hastalığı, karaciğer  tümörü  ve  sirozu  olanlara, kontrolsüz  diabeti  olanlara, diabetin  damarları  etkilediği  hastalara, nörolojik  bulgu  veren  migreni  olanlara,meme  kanseri  öyküsü  veya  meme  kanserli  hastalara, damar  iltihabı  geçirmiş  kişilere, kalp  kapak  hastalığı  veya  kalp  ritm  bozukluğu  olanlara, kalp, beyin, bacak  damarlarının  tıkanması  hikayesi  olan  bayanlara,  major  cerrahi  ile  uzun  süre  hareketsiz  kalacak  olan  kişilere  doğum  kontrol  haplarını  (oral  kontraseptifler)  önermeyiz.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Spiral Nedir ?

Spiral, etkin  doğum  kontrol  yöntemleri  arasında  yer  alan  rahim  içine  cerrahi  müdahale  ile  yerleştirilen  bakır  veya  hormon  içeren  genellikle  T  şeklinde  olan  araçtır. Başarısızlık  oranı  %1’dir. Kullanılan  spiral  türüne  göre  kullanım  süresi  değişir. Spiral  rahim  içinde  yabancı  cisim  reaksiyonu  yaparak  gebeliğin  rahime  yerleşmesini  ve  spermlerin  hareketini  engeller. Hormonlu  spiral  (Mirena) rahim  ağzı  salgısını  koyulaştırarak  spermin  geçişini  engeller, rahim  iç  tabakasının  kalınlığını  azaltarak, hem  gebeliği  hem  de  aşırı  kanamayı  engeller. Hormonlu  spiral (Mirena), kanaması  fazla  olan  hastalarda  tedavi  amaçlı  da  kullanılır.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Spiral Ne Zaman Ve Nasıl Çıkarılır ?

Spiral, adetli  veya  adetsiz  dönemde,  jinekolojik  muayene  pozisyonunda  rahim  ağzındaki  spiralin  ipini  görüp, bir  alet  vasıtasıyla  ipinden  çekerek, alınabilir. Bayanda  enfeksiyon  varsa, spirali    almadan  evvel  antibiyotik  verilerek, ilaç  tedavisi  desteği  ile  birkaç  gün  sonra  çekilebilir. Eğer  spirali  çekme  esnasında  ipi  koparsa  veya  zaten  muayenede  ipi  görülmüyorsa, vaginal  (alttan) cerrahi  bir  işlemle  ve  özel  bir  alet  vasıtasıyla  spiral  rahim  içinde  bulunduğu  yerden  alınır.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Spiralle Gebelik Olabilir Mi ?

Spiralle  birlikte  gebelik  olabilir. Bayan  bu  yüzden  adetlerinin  düzenini  iyi  takip  etmelidir.  %1  gebelik  ihtimali  vardır. Eğer  spiral  yerinden  kaydıysa  bu  ihtimal  daha da  artar. Eğer  spiral  ile  birlikte  gebelik  olduysa  ve  eğer  aile  gebeliği  istemiyorsa  kürtaj  için  bebeğin  haftası  uygunsa,   spiral  çekilir  ve  kürtaj  yapılır. Eğer  gebelik  isteniyorsa  ilk  3  aylık  dönemde  ultrason  ile  gebelik  ve  spiralin  yeri  değerlendirilir. Eğer  spiral  alınamaz  veya  alınmazsa  %50  gebelik  sonlanabilir. İlk  3  ayda  spiral  alınabiliyorsa, alınmalıdır. Çünkü  alındığında  düşük  riski  %25  olur. Daha  ilerleyen  haftalarda  spiralle  gebe  kalmış  bayan  bize  başvurduğunda, spiralin  ipi  rahim  ağzında  izlenemez, spiral  ile  plasenta  arasında  bağ  oluştuğundan  spiral  alınamaz. Bu  gebelikte  bayan  enfeksiyon, suyunun  erken  gelmesi  ve  erken  doğum  yönünde  uyarılır.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Spiral Kullananlar Nelere Dikkat Etmelidir ?

Spiral  takıldıktan  ve  doktor  tarafından  ultrasonografi  ile  rahim  içinde  normal  yerinde  olduğu  teyit  edildikten  sonra, bayan  eğer  şikayeti  olmazsa  senede  bir  kadın-doğum  uzmanına  başvurarak  spiral  kontrolünü  yaptırtmalıdır. Biz  bu  kontrolde  vaginal  muayene  ile  enfeksiyon  olup  olmadığını,  rahim  ağzının  durumunu, spiralin  ipini  kontrol  ederiz.  Ultrason  ile  spiralin  rahim  içindeki  yerinin  normal  olup  olmadığını, kayıp  kaymadığını  inceleriz. Kontrol  haricinde  spirali  olan  bayanın  eğer  akıntısı  ve  kasık  ağrısı  olduysa  tedavisi  için  kontrol  zamanını  beklemeden  mutlaka  uzmana  başvurması  gerekir. Çünkü  spiral, enfeksiyonun  ilerlemesini  kolaylaştırabilir. Spirali  olan  bayan, spiralin  ipiyle  kesinlikle  oynamamalıdır. Çünkü  ipiyle  oynadığında  ve  spiralin  yeri  aşağı  doğru  değiştiğinde  spiralin  koruyuculuğu  azalır. Tabi ki  spiral  ile de  gebelik  riski  olduğundan  bayan  adetlerini  takip  etmelidir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

İpi Görünmeyen Spiral Nasıl Alınır ?

Rahim  ağzında  ipi  görülemeyen  spiral, hasta  isteğine  göre  genel  veya  lokal  anestezi  ile jinekolojik  muayene  pozisyonunda  özel  bir  alet  kullanılarak  alınır. Bu  işlemde  jinekolojik  pozisyonda  gerekli  anestezi  sağlandıktan  sonra  özel  sıvı  ile  vajina  ve  rahim ağzı  bölgesi  temizlenir. Rahim  bir  alet  vasıtasıyla  tutulup, sabitlendikten  sonra, rahim  içinde  olan  spiral, özel  alet  ile  hissedilerek, tutulur  ve  rahim  dışına  alınır.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

Transdermal (Cilt Üzerine) Uygulanan Bant Koruma Sağlar Mı ?

Düzenli  ve  uygun  kullanıldığında  etkinliği  %99.9’dur. Fakat  bantın  yerinde  ve  cilde  tam  temas  ediyor  olduğu  kontrol  edilmelidir. Çünkü  aksi  durumlarda  koruma  yüzdesi  düşer  ve  gebelik  riski  artar. Transdermal  uygulanan  yama  yöntemiyle  90  kilo  üzerindeki  bayanlarda  doğum  kontrolünde  başarısızlık  riskinde  artış  olduğu  ileri  sürülmektedir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Tüp Bağlatma (Tüp Ligasyon) Nedir ?

Tüp  bağlatma  (tüp  ligasyon), bayanlara  ameliyat  ile  yapılan  bir  doğum  kontrol  yöntemidir. Yöntem  kalıcı, geri  dönüşümsüz  bir  yöntemdir. Normalde  yumurtalıktan  atılan  yumurta, tüplerden  geçerek, sperm  ile  karşılaşır. Tüpün  içinde  sperm  ile  yumurta  hücresi  birleşerek, tek  hücre  halinde  rahim  içine  gelir  ve  rahime  yerleşir. Gebelik  rahim  içine  yerleştikten  sonra  orada  büyümeye  devam  eder. Ameliyat  ile  tüpler  bağlanarak, sperm  ile  yumurtanın  birleşmesi  engellenir. Bu  şekilde  yeni  bir gebeliğin  önüne  geçilir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Kimler Doğum Kontrolü İçin Tüp Bağlatmayı Seçmelidir ?

Tüp  bağlatma  (tüp  ligasyon)  geri  dönüşümsüz  bir  yöntem  olduğu  için  ebeveynler  bir  daha  çocuk  sahibi  olmak  istemediklerinden  eminse, en  az  iki  çocukları  varsa,  Türkiye  ortalamasında  35  yaşını  geçtiyse  veya  yeni  bir  gebelik  anne  hayatını  tehdit  edecekse  tüpler  bağlanabilir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Tüp Bağlatan Bayan Tekrar Çocuk Sahibi Olabilir Mi ?

Tüp  bağlatan  bayan  tekrar  çocuk  sahibi   olabilir. Bunun  için  iki  yöntem  vardır. Bağlanan  tüplerin  mikrocerrahi  yöntemle  açılması  ile  veya  tüp  bebek  yöntemi  gebelik  olabilir. Mikrocerrahi  yöntemi  ile  başarı  %75  civarındadır. Bu  yöntemle  tüpler  açıldıktan  sonra  gebe  kalındığında  ise  dış  gebelik  ihtimali  yüksektir. Bu  yüzden  günümüzde  tüp  bebek  yönteminin  de  gelişmesiyle  birlikte, tüp  bağlatan  hastalara  tüp  bebek  yöntemi  ile  çocuk  yönünde  yardımcı  olunmaktadır. Fakat  isteyen  hastalarımıza  mikrocerrahi  teknik  ile  tüplerin  açılma  ameliyatı  uygulanıp, çocuk  için  destek  sağlanır.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Tüp Bağlatmanın (Tüp Ligasyon) Yan Etkisi Ve Riskleri Var Mıdır ?

Tüp  bağlatma  (tüp  ligasyon)  ameliyatından  sonra  halk  arasında  söylenen  kist, ağrı, erken  menopoz, adet  düzensizliği  gibi  ameliyata  bağlı  yan  etki  olmaz. Ameliyat  sonrasında  sadece  çocuk  olması  engellenmiş  olur. Kadınlık  açısından  hiç  bir  eksiklik  olmaz. Tüp  bağlatma   (tüp  ligasyon)  ameliyatının  riskleri,  normal  bir  ameliyatta  herkes  için  geçerli  olan   ameliyat  riskleridir. Bu  ameliyata  özel  ayrı  bir  risk  yoktur.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Doğum Kontrol Yöntemleri Nelerdir ?

DOĞUM  KONTROL  YÖNTEMLERİ  NELERDİR?

Hormonal, hormonal  olmayan yöntemlerle  ve  cerrahi  olarak  korunma  olabilir.

Hormonal  olmayan  yöntemler:  Geri  çekme, ovulasyon  zamanına  yakın  cinsel  sakınma, kondom,spermisit (sperm  öldürücü  fitil), servikal  (rahim  ağzına)diyafram –kapak, spiral

Hormonal  olan  yöntemler: Doğum  kontrol  hapları, enjekte  edilen  hormonal  kontraseptifler (aylık  ve  3  aylık  iğneler), deri  altına  yerleştirilen  implantlar (İmplanon-hormonlu  çubuk), hormonlu   spiral (Mirena), doğum  kontrol  halkası (Nuvaring)

Cerrahi  yöntemler: Bayanın  veya  erkeğin  tüplerinin  bağlanması

Toplumda  en sık  geri  çekme  yöntemi  kullanılsa  bile, bundan  başka  kondom, doğum  kontrol  hapları, spiral  kullanılır. Son  yıllarda  hormonlu  spiral  ve  deri  altına  yerleştirilen  hormonlu  çubukları  özellikle  kanaması  fazla  olan  bayanlarda  kullanarak  hem  bayanın  rahimini  korumuş  oluruz  yani  rahimin  alınmasından  onu  kurtarırız, hem  kanamayı  azaltırız  hem  de  gebelikten  korunma  sağlarız. Eğer  bayanda  bazı  hastalıklar  mevcutsa  o  hastalıklara  uygun  doğum  kontrol  yöntemini  söylemekteyiz. Fakat  bir  hastalığı  olmayan  bayanlarda  en  iyi  doğum  kontrol  yöntemi  aslında  çiftlerin  tolere  edebildikleri, rahat  ve  mutlu  oldukları  yöntemdir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

Emziren Anne Nasıl Korunmalıdır ?

Emziren  annenin  eşi  prezervatif  ile  korunabilir. Bayan  ise  3 aylık  iğne,spiral ,spermisid  ve deri  altına  yerleştirilen  hormonlu  çubuklar  ile  korunabilir.  Yalnız  3  aylık  iğneler  daha  sonra  kanama  problemi  yapabilir  ve  bayanın  adetini  kesebilir  ve  daha  sonra  çocuk  istense  bile  1  seneye  kadar  gebeliği  engelleyebilir. Hormonlu  çubuklar, adeti  azaltır. Çıkarılınca  hemen  gebe  kalınabilir. Emziren  annelere, sütün  kalitesini  bozduğu  ve  miktarını  azalttığı  için  doğum  kontrol  hapını  önermiyoruz. Emziren  anneler  daha  çok  spirali  tercih  etmektedir.  Biz  korunma  yöntemlerini    bayana  anlatıp, tercihi  ona  bırakıyoruz. Çünkü  en  iyi  korunma  yöntemi,  çiftlerin  en  mutlu  oldukları  ve  tolere  edebildikleri  yöntemdir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Gebelik Testlerinde En Erken Ne Zaman Sonuç Alabilirim ?

İdrarda  yapılan  testlerde, testin  kalitesi  ve  hassasiyetine  bağlı  olarak  adet  geçmesiyle  birlikte  gebelik  saptanabilir.  Fakat  kanda  gebelik  testinde  adetin  geçmesini  beklemeye  gerek  yoktur. İlişkiden  yaklaşık  on  gün  sonra  kanda  gebelik  testiyle, gebelik  saptanabilir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Emziren Bayanın Göğsünden Süt Gelebilir Mi ?

Emzirmeyen  bayanın  göğsünden  süt  gelebilir. Bu  anormal  bir  durumdur. Bu  bayanlarda  beraberinde  adet  görmeme  şikayeti de  olabilir. Bu  şikayetiyle  bize  başvuran  hastalarda  biz  prolaktin  denen  süt  hormonu  seviyesine  bakarız. Bu  hormonun  yüksekliği  durumunda  beyinde  bu  hormonun  salgılandığı  bölgenin  manyetik  rezonans  incelemesini  isteriz. Eğer  sonuçta o  bölgede  tümör  saptanmaz  veya  1 cm’den  küçük  tümör  saptanırsa  prolaktini  düşürücü  ilaç  tedavisi  uygularız. Fakat  tümör  1 cm ‘den büyük  ise  hastayı  cerrahi  tedavi  amacıyla  beyin  cerrahi  uzmanına  yönlendiririz.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Genital Siğil Tedavi Edilmezse Ne Tür Sorunlara Yol Açabilir ?

Genital  siğil  tedavi  edilmezse  eşine  bulaştırma  riski  ortaya  çıkar. Tedavisiz  kalındığında  siğiller   etrafa  yayılır  ve  sayıları  artar. Bu  şekilde  tedavisi  daha  zor  olur. Yapılacak  müdahale  veya  ameliyatın  süresi  uzar. Ayrıca  geç  tedavi  yapılırsa, cerrahi  tedavi  sonrası  nedbe  dokusu  daha  fazla  olur.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Vajen Daraltma Ameliyatları Ne Zaman Yapılır ?

Vajinada  hissizlik  ve  bolluk  durumu  özellikle  normal  doğum  yapan  bayanlarda  görülen  problemdir. Bu  şekilde  cinsel  fonksiyonlarda  bozukluk  ortaya  çıkar. Bu  grup  hastada  ilk  etapta  hastanın  vajinal  muayenesini  yaparız  ve  cerrahi  tedaviye  alternatif  olarak  uygun  vakalarda  ilk  önce  bio-feedback  Kegel  egzersiz  tedavisi  dediğimiz  tedaviyi  uygularız. Bio-feedback  Kegel  egzersiz  tedavisinde  bir  sistem  vajinaya  yerleştirilerek  bayanın  o  bölgesindeki  kaslarını  fark etmesini, kontrollü  çalıştırmasını  ve  kas  kuvvetlerini  arttırmasını  sağlarız. Bio-feedback  Kegel  egzersiz  tedavisini  doğum  sonrası  dönemde  lohusalık  bittikten  sonra  o  bölgenin  toparlanması, kas  gücünün  yeniden  sağlanması  ve  ilerleyen  yıllarda  doğuma  bağlı  idrar  kaçırma,rahim  sarkması, vajinal  bolluk  ve  hissizlik  olmaması  için de  uygularız. Bio-feedback  Kegel  tedavisini  haftada  2-3  seansta  yaklaşık  15-20  dakika  uygulayarak  yaklaşık  6  haftada  olumlu  sonuçları  alırız. Bu  şekilde  cerrahi  gerekmeden, yan  etkisiz  şekilde  sonuç  almak  mümkündür. Fakat  muayene  sonucunda  vajende  bolluk  fazla  ve  kas  gücü  iyi  olmayan  vakalarda  cerrahi  tedavi  ile  vajina  daraltılarak  cinsel  fonksiyon  bozukluğu  düzeltilir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

HPV Enfeksiyonunun Vücuttaki Doğal Seyri Nasıl Olur ?

HPV  vücuda  girdikten  sonra  1-8  ay  inkübasyon  dediğimiz  kuluçka  süresi  geçer. Bağışıklık  sisteminin  HPV’ye  karşı  cevabı  meydana  gelir. Bu  cevabın  durumuna  göre  uzun  süreli  klinik  iyileşme  veya  kalıcı-tekrarlayan  hastalık  meydana  gelir. İmmün  sistemi  normal  kişilerde  12  ayda  %50, 18   ayda  %75, 2  senede  %90  oranında  HPV  enfeksiyonu  kendiliğinden  geriler. %3-10  oranında  enfeksiyon  persistan  (devamlı)  hale  gelir. Bu  grup  kanser  öncesi  lezyonlar  ve  rahim  ağzı  kanseri  için  risk  altındadır.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

 

Gebeliğin Kaçıncı Haftasına Kadar Kürtaj Yapılabilir ?

İsteğe  bağlı   kürtaj  dediğimiz, bebek  aldırma  işlemi  yasal  olarak  10  haftaya  kadar  yapılabilir. 10  haftaya  kadar  olan   kürtajlarda  ailenin  isteği  ön  plandadır. 10  haftadan  sonra  ise  aile  isteği  ortadan  kalkar. 10  haftadan  sonra  bebekte  kromozomal  veya  yaşamla  bağdaşmayan  bedensel  bir  anomali  varsa  veya  annenin  durumu  tıbbi  olarak  gebeliği  kaldıramayacaksa, bu  durumlar  ispatlanır. Aile  ve  doktorların  onayıyla  10  haftadan  sonra da  gereklilik  durumunda  22.  Haftaya  kadar  kürtaj  yapılabilir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Kürtajda Hangi Anestezi Kullanılır ?

Kürtaj, genel, epidural,spinal  ve  lokal  anestezi  ile  yapılır.  Fakat  en  sık  genel  ve  lokal  anestezi  kullanılır. Lokal  anestezi  ile  rahim  ağzına  anestezik  madde  uygulanır. Halbuki  biz  kürtaj  işlemini  rahim  içinde  yaptığımızdan, lokal  anestezi  ile  bayanın  ağrı  eşiğine  göre  ağrı  az  veya  çok  hissedilebilir. Genel  anestezi  ile  ise  koldan  anestezik  madde  verilir  ve  bayanın  10-15  dakika  uyuması  sağlanır. Bu  sürede  kürtaj  tamamlanır  ve  bayan  kürtaj  sırasında  hiç  ağrı  hissetmez. Genel  anestezi  daha  konforlu  olduğundan  biz  kürtajda  genel  anesteziyi  tercih  ediyoruz.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Kürtaj Olduğum Anlaşılır Mı ?

Eğer  sorunsuz  kürtaj  veya  kürtajlar  geçirildiyse  bunların  sayısı  ve  zamanını  doktor  muayene  ile  anlayamaz. Çünkü  kürtaj  işleminde  bir  kesi  veya  dikiş  yoktur. Herhangi  bir  iz  olmadığı  için de  doktor  kürtaj  olunduğunu  fark  edemez. Kürtaj  sayısı  ve  zamanını  hastanın  söylemesi  gerekir.Fakat  kürtajda  sorun  olduysa  doktor  muayene, ultrason  ve  rahim  filminde  şüphelenebilir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Kürtaj Sonrası Nelere Dikkat Etmeliyim ?

Kürtaj  işlemi  sonrası  aksi  bir  durum  yoksa  2  saat  sonra  eve  gönderebiliriz. Kürtaj  sonrası  bayan  enfeksiyondan  korunmak  amaçlı  yaklaşık  10  gün  cinsel  ilişki, havuz, denizden  uzak  durmalıdır. Ayrıca  küvette  vagene  su  gidebileceğinden  ayakta  duş  almalıdır. Kürtaj  sonrası  bayanın  adet  kadar  kanaması  olabilir. Eğer  bayanın  adetten  fazla  kanaması  olursa, kokulu  akıntısı  olursa  doktoruna  başvurmalıdır. Ayrıca  kürtaj  sonrası  bayanın  hafif  ağrısı  olabilir. Fakat  ağrısı  azalmaz  ve  daha  da  artarsa  mutlaka  hekimine  başvurmalıdır.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Kürtaj Sonrası Psikolojik Problem Olur Mu ?

Eğer  bayan  gebeliği  istemiyorsa  bu  bayanlarda  kürtaj  sonrası  psikolojik  problem  olmaz. Fakat  bayanın  isteyip, eşinin  gebeliği  istemediği  veya  bebekte  yaşamla  bağdaşmayan  sakatlık  durumlarında  yapılan  kürtaj  sonrası  psikolojik  bozukluk  olabilir. Hatta  bayanın  psikiyatrik  destek  alması  gerekebilir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Kürtaj Yaptıran Yeniden Gebe Kalabilir Mi ?

Eğer  kürtaj  uygun, temiz  ve  steril  koşullarda  sorunsuz  yapıldıysa, kürtaj  sonrası  doktorun  kontrolünde  her şey  normalse, bayan  doktorunun  kürtaj  sonrası  önerilerine  uyduysa  bayan  tekrar  gebe  kalabilir. Fakat  uygun  olmayan  şartlarda  yapılan, kürtajda  rahim  delinmesi  veya  enfeksiyon  ve  rahim  içi  yapışıklık  gelişen  kürtajlarda  bir  sonraki  gebelik  tehlikeye  girebilir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Polikistik Over (PCO) Sendromunun Belirtileri Nelerdir ?

Polikistik  over  hastalığı olan  bayanlarda  seyrek  adet  görme  şeklinde  adet  düzensizliği, tüylenmede  artış, şişmanlık,saç  dökülmesi, sivilce, çocuk sahibi olamama, şeker hastalığı  veya  erken  haftalarda  gebelik  kaybı  gibi  belirtiler  görülebilir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Polikistik Over (PCO) Hastaların Karşılaşabileceği Sağlık Problemleri Nelerdir ?

Polikistik  overli  hastalarda  yumurtlama  olmadığından  adet  düzensizliği  ve  kısırlık (infertilite)  problemi  görülür. Ayrıca  bu  hastalarda  yüksek  testesteron  düzeyine  bağlı  olarak  ciltte  yağlanma,sivilce (akne), saç  dökülmesi, tüylenme  görülebilir. Vücuttaki  östrojenin  etkisini  dengeleyen  progesteron  hormonunun  düşüklüğü  ve  dolaylı  olarak  östrojen  yüksekliğine  bağlı  olarak, ilerleyen  yıllarda  rahim (endometrium)  kanseri , kesinleşmemiş  olmasına  rağmen  meme  kanseri  riski  artmaktadır.

Polikistik  over  hastalığı  olanlarda  şişmanlık, kan kolesterol  ve  yağ  düzeyi  fazladır. Bu  durum  polikistik  over  hastalarında  kalp-damar  hastalıkları  ile  hipertansiyon  riskini  arttırır. Ayrıca  polikistik  over  hastalarında  insülin  seviyelerinin  yüksek  seyretmesi, şeker  hastalığı  ihtimalini  normal  bireylere  göre  5  kat  arttırır.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Polikistik Over (PCO) Tedavi Yaklaşımları Nelerdir ?

Polikistik  overli  hastalar  kilolu  veya  kilo  almaya  meyilli  hastalardır. Aşırı  kilo  hormonal  düzeni de  bozacağından  ve  hastalığın  şiddetini  arttıracağından dolayı, bu  hastaların  kilo  kontrolü  diyetisyen  desteği  ile   sağlanmalıdır. BMI  (Vücut  Kitle  İndeksi)  27’nin  altında  tutulmalıdır. Ayrıca  bu  hastalar  egzersiz de  yapmalıdır. Egzersiz  hem  kilo  kontrolü, hem de  adet  düzeni  için  gereklidir.

Tüylenme, %70  polikistik  overli  hastada  görülebilen  problemdir. Tüylenme  ilaç  tedavisi  ile  engellenir. Fakat  ilaç  tedavisi  önceden  oluşmuş  tüylere  etkisizdir. Bu  tüyler de  cildiye  konsültasyonu  ve  epilasyon  desteği  ile  ortadan  kaldırılır.

Kadın  hastalıkları  ve  doğum  uzmanı  tarafından  polikistik  overli  hastaların  adet  düzensizliği, tüylenme  tedavisi  ilaçlarla  (doğum  kontrol  hapları  veya  progesteron )  sağlanır. Polikistik  overli  hastaların  yarısında  DHESO4  yüksektir  ayrıca  yüksek  östrojen  düzeyine  bağlı  olarak  %20-30  polikistik  overli  hastada  prolaktin  hormonu da  yüksek  seyreder. İlaç  tedavisi  ile  bu  anormallikler  normale  döndürülür. Çocuk  isteyen  hastalara  çocuk  tedavisi  yönünde  destek  sağlanır. Vücutta  artmış  fazla  östrojene  bağlı  olarak  ilerleyen  yıllarda  rahim  kanseri  riski  olduğundan  jinekolog  tarafından  ilaç  desteği  ile  önlem  alınır  ve  takip  yapılır.

Polikistik  overli  hastalarda  insülin  ve  testesteron  fazlalığı  olabilir. Buna  bağlı  olarak  erken  haftalarda  gebelik  kayıpları  ve  gebeliğe  bağlı  şeker  hastalığı  ihtimali  artar. Kadın  doğum  uzmanı  gebelikte  bu  durumların  önlemini  alır  ve  takibini  yapar.

Polikistik  over  hastalığı  olan  kişilere  75gr  şeker  yükleme  testi  yapılarak, insülin  rezistansı  denen  durum  olup  olmadığı  saptanır. Çünkü  polikistik  over  hastalığında  insülin  yüksek  seyredebilir. İnsülinin  yüksek  seyretmesi, kan  yağlarını  ve  kolesterolü  yükseltir, buna  bağlı  kalp  damar  hastalığı  ve  hipertansiyon  ihtimali  artar. Ayrıca  insülin  yüksekliğine  bağlı  olarak  polikistik  overli  hastalarda  şeker  hastalığı  ihtimali  artmıştır. İşte  bu  metabolik  bozukluklar  dahiliye  uzmanı  tarafından  ilaç  tedavisi  ile  önlenir, takibi  yapılır.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

Premenstrüel (Adet Öncesi) Gerginlik Sendromu Kimlerde Görülür ?

Premenstruel  sendrom  (Adet  öncesi  gerginlik  sendromu), yumurtalıkları  düzenli  çalışan, yumurtlaması  olan  bayanlarda  görülür. En  sık  görülme  yaşı  20’li  yaşların  sonraları  ile  30’lu  yaşların  başlarıdır. Bu  sendrom  yumurtlama  dönemi  ve  sonrasındaki  hormonal  aktiviteye  bağlı  olarak  meydana  geldiği  için,  yumurtlamanın  olmadığı  ergenlik  ve  menopoz  döneminde  görülmez.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Premenstrüel (Adet Öncesi) Gerginlik Sendromunun Tanısı Nasıl Konulur ?

Premenstruel  sendromun  (Adet  öncesi  gerginlik  sendromu)  tanısını  koymak  için  günümüzde  geçerli  objektif  tarama  ve  tanı  testi  yoktur. Bu  sendromda  görülen  şikayetlerle  ilgili  olabilecek  psikiyatrik, mide-barsak, genital  ve  idrar  yoluna  ait  hastalıkların  muayene  ile  ekarte  edilmesi  ve  doktorun  bu  sendromdan  şüphelenip  hastanın  hikayesini  iyi  alması  ile  tanı  konulur.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Rahim Ağzı Kanser Aşısı Yapılmalı Mı ?

HPV, bariz  enfeksiyon  yaratmaz. İmmün  sistemden  kaçan  bir  virüstür. Bu  yüzden  doğal  enfeksiyon  sonrası  antikor  yanıtı  zayıftır, vücutta  tam  koruyuculuk  için  yeteri  kadar  yanıt  oluşamaz. Bundan  dolayı  doğal  enfeksiyon  sonrası  antikor  geliştiren  bireyler, daha  sonra  aynı  HPV  tipinden  tekrar  enfekte  olabilirler. Doğal  enfeksiyonlarda  HPV  tip  16,18  smearlerde  saptanmamıştır. Doğal  enfeksiyon  sonrası  nötralizan  antikor  yanıtı  zayıf  olduğundan, aşı  ile  bu  yanıt  daha  fazla  olacağından, koruyuculuk,  aşı  ile  olmalıdır.

Aşı  olmak  için  başka  nedenler de  vardır. Bunları  şöyle  sıralayabiliriz:

Bayanların  smear  takiplerini  yetersiz  düzeyde  yaptırması.

Smear  sonuçlarının  yanlış  olabilmesi (smear  testinin  doğruluk  oranları  %35-85  arasında  değişir)

HPV  ile  karşılaşılsa  bile  yeniden  HPV  enfeksiyonu  ile  karşılaşma  riski  olması.

Smear  testinde, adenokarsinomlar  için  atipik  glandüler  hücrelerin  saptanma  güçlüğü  olması.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

 

Rahim Ağzı Kanser Aşısı Hastalıktan Tamamen Korur Mu ?

Son  yapılan  araştırmalara  göre; aşının  başlandığı  zamandan  itibaren  7  senede   %100’e  varan  oranlarda  koruma  sağladığı  saptanmıştır. Tip  16,18  rahim  ağzı  kanserinin  %70’inden, Tip  6,11  ise  genital  siğillerin  %90’ından  sorumludur. İki  tip  rahim  ağzı  kanser  aşısı  vardır. Bir  tanesi  tip  16,18’e  karşı  yani  rahim  ağzı  kanserine  karşı  etkilidir. Diğer  aşı  ise  Tip  6, 11, 16, 18’e  karşı  hazırlanmıştır. Hem  rahim  ağzı  kanseri  hem de  genital  siğillere  karşı  etkilidir. Ayrıca  aşı  ile  diğer  HPV  tiplerine  karşı da  %35-85  arasında  çapraz  koruma  olabileceği  belirtilmiştir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Rahim Ağzı Kanser Aşısı Öncesi Test Yapmaya Gerek Var Mı ?

Rahim  ağzı  kanseri  öncesi  herhangi  bir  teste  gerek  yoktur. Smear  veya  HPV  testi  yapmak  ve  bu  testlere   göre  karar  vermek  gereksizdir. Herhangi  bir  test  yapmadan  aşı yapılabilir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

ASCUS Nedir ?

Ascus, smear  testi  sonucunda  önemi  belirlenemeyen  atipik  hücrelerin  saptanması  ile  karakterize  takibi  gereken  tanıdır.

Bu  tanıya  sebep  olabilecek  iltihap  veya  hormonal  eksiklik  tedavisi  yapıldıktan  yaklaşık  6 ay  sonra  pap-smear  tekrarlanmalıdır.

6  ayda  bir  takiple  en  az  2-4  kez  normal  sonuç  alındıktan  sonra  senelik  takibe  geçilebilir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

Rahim Ağzı Kanseri Görülme Sıklığı Nedir ?

Günümüzde  dünyada  rahim  ağzı  kanserinden  ölüm  oranı  meme  kanserinden  sonra  ikinci  sırada  yer  alır. Gelişmekte  olan  ülkelerde  ise  rahim  ağzı  kanseri  ilk  sıradadır. Dünyada  her  iki  dakikada  bir  bayan  rahim  ağzı  kanseri  nedeniyle  hayatını  kaybetmektedir. Ölümlerin  %80’i  gelişmekte  olan  ülkelerde  olmaktadır. Dünyada  her  yıl  493.000  yeni  rahim  ağzı  kanseri  tanısı  konulmakta  ve  yılda  rahim  ağzı  kanserinden  274.000  ölüm  olmaktadır. Türkiye’de  yılda  1364  yeni  vaka  ve  762  ölüm  beklenmektedir.

Bu  istatistiklere  rağmen  günümüzde  erken  tanı, korunma  yolları, smear  testi  takip  programı  ile  rahim  ağzı  kanseri  %100  önlenebilir  hastalık  durumundadır.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Rahim Ağzı Kanseri Kaç Senede Oluşur ? Kaç Yaşlarında Görülür ?

Rahim  ağzı  kanseri  hemen  gerçekleşmez. Rahim  ağzı  kanseri  oluşması  için  3-10  sene  geçmesi  gerekir. Kanser  öncesi  lezyonlar  25-35  yaşlar  arası  görülürken, rahim  ağzı  kanseri  40  yaşından  sonra  belirgin  artar.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Rahim Ağzı Kanseri Nasıl Tedavi Edilir ?

Rahim  ağzı  kanseri  erken  safhada  ise  cerrahi  olarak  ameliyatla  tedavi  edilir. Fakat  kanser, rahim  ağzından  yanlara  çatı  kemiklerine  doğru  yayıldıysa, kemoterapi (ilaç)  ve  radyoterapi  (ışın)  ile  tedavi  edilir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Vajinismus Sebepleri Nelerdir ?

Vajinismusun  sebebi  daha  çok  psikolojik  kökenlidir. Bayanın  yetersiz  cinsel  eğitimi  veya  etrafından  cinsel  ilişkiye  ait  korkutucu  sözler  duymasından  dolayı, ilişkiye  ait  korkularının  gelişmesi  sonucunda  olabilir. Ayrıca geçmişteki  cinsel  suistimal, ağrılı  ilk  pelvik  muayene  veya  ilk  ağrılı  cinsel  ilişki  deneyimi  gibi  hoş  olmayan  tecrübelere  yönelik  de  meydana  gelebilir. Bu  gibi  psikolojik  durumlar  dışında  medikal  tedavi  gerektiren  durumlar da  mevcuttur. Medikal  durumlar  vajinismusun  nadir  nedenleri  olmalarına  rağmen, dikkatli  pelvik  muayene  ile  endometriozis (rahim içi  tabakanın  karın  içinde de  olması), vajende,rahim  ve  yumurtalık  bölgesinde  iltihap, kısmı  olarak  kapalı  kızlık  zarı ,vajen  bölgesinde  anatomik  bozukluk  veya  yapışıklıklar, vajinal  kuruluk  ekarte  edilmelidir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Vajinismusta Psikolojik Tedavi Mümkün Mü ?

Vaginismusun  psikolojik  boyutu  daha  fazla  olduğu  için  tabi ki  psikolojik  tedavisi  mümkündür. Ama  ilk  önce  bu  hastaların  mutlaka  bir  kadın  hastalıkları  ve  doğum  uzmanına  muayene  olması  gerekir. Bu  muayene  sonucunda  vaginismusun  tedavisinin  medikal, cerrahi, psikolojik  boyutları  değerlendirilerek, plan  yapılır. Medikal  ve  cerrahi  tedavinin  gerekli  olmadığı  vakalarda  psikolojik  tedavi  uygulanır.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Ağrılı Adet Tipleri Nelerdir ?

Primer  ve  sekonder  dediğimiz  şekilleri  vardır. Primer  dismenore, rahim  ve  yumurtalıklarda  anormal  durum  yokken  olan  adet  ağrısıdır.  Menarştan  1-2 sene  sonra  ovulatuar  sikluslarla  birlikte  başlar.  Sebebi,  adet  döneminde  rahim  içinde  artan,ağrıya  sebep  olan  prostaglandin  dediğimiz  maddedir. Sekonder  dismenore  ise, bulunan bir  patolojiye  bağlı  olarak  ağrılı  adet  görmedir.  Sekonder  dismenorede, ağrı  adetten  1-2  hafta  önce  başlar  ve  kanamanın  durmasından  sonraki  birkaç  güne  kadar  devam  eder. Sebebi  en  sık  endometriozis (rahim  içi  tabakanın  yumurtalık  ve  karın  içinde de  bulunması), adenomyozis (rahim  içi  tabakanın  rahim  kas  tabakasında da  bulunması)  ve  spirale  bağlıdır.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Normal Adet Nedir ?

Normal  adet, bayanların  21-35  günde  (ortalama  28  gün)  bir  gördükleri, 2-6  gün  süren  toplam  20-60 ml  kan  kaybettikleri  kanamadır. Bayanın  adetinin  ilk  günüden  diğer  adetinin  ilk  gününe  kadar  olan  döneme  siklüs  denir. Her  bayan  bir  adetten  sonra  yeni  siklüsünde  bazı  hormonların  artmasıyla  yumurtalıkların  bir  tanesinde  yumurta  oluşturur  aynı  zamanda  rahim  içi  tabakanın (bebeğin  rahimde  yerleştiği  bölge) gebelik  için  gelişmesini  sağlar. Fakat  o  ay  gebelik  meydana  gelmediyse  hormonal  aktivitenin  azalmasıyla  birlikte  rahim  içi  tabaka  dökülür. Bu  rahim  içi  tabakanın  dökülmesi  adet (menses) olarak  adlandırılır.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

İlk Adet Gören Kızlarda Adet Düzensizliği Olur Mu ?

Menarş  (ilk  adet ) dediğimiz  durumdan  sonraki  2  yıl  içinde  adetler  düzensiz  olabilir. Çünkü  genç   kızın  gelişim  sürecinde  ilk  adetten  sonra  adetleri  düzenli  görmeyi  sağlayıcı  hormonal  sistem de gelişme  döneminde  olduğundan, bu  süreç  2  yılı  bulur.  Bu  yüzden  bu  süreçte  adetler  düzensiz  olabilir.  Bu  durumu  normal  olarak  değerlendiririz. Eğer  bayanın  adet  düzeni  2  sene  geçmesine  rağmen  yerine  oturmamışsa  veya  adetler  düzene  girdikten  sonra  bozulduysa  doktor  değerlendirmesine  gerek  vardır. Enfeksiyon, hormonal  bozukluk  ve  hormonal  bozukluğa  neden  olan  bazı  sebepler  adet  düzensizliğine  sebep  olabilir. Bu  sebepler  şunlardır:

Polikistik  over  sendromu (yumurtalıklarda  küçük  kistçikler, sivilcelenme,tüylenme  ve  seyrek  adet  ile  seyreden  sendrom )

Tiroid  bezinin  az  veya  çok  çalışması

Aşırı  ve  ani  kilo  alma  ve  verme

Aşırı  fiziksel  egzersiz

Stres

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Menopoz Öncesi Dönemde Adet Düzensizliği Olur Mu ?

Menopoz  öncesi  dönemde  adet  düzensizliği  olur. Bu  düzensizliğin  süresi  kişiden  kişiye  göre  değişir. Bu  dönem  menopoza  girmeden  evvelki   1-2  yıldan  7  yıla  kadar  uzayabilir. Bu  dönemde  artık  yumurtalıklar  fonksiyonlarını  yitirmeye  başladığından  hormonal  aktivite  azalır.  Buna  bağlı  olarak  ateş  basmaları, terleme, depresyon  gibi  şikayetler  başlar. Bu  dönemdeki  bayanlar  ultrason, rahim  içi  örnekleme  veya  histereskopi  ile  değerlendirilir. Anormal  durumun  olup  olmadığı  saptanır. Aynı  zamanda  menopoza  yakın  dönem  ve  menopoza  girilen  ilk  yıllarda  kemik  erimesi  hızlı  olduğundan, eğer  bayanın  tetkikler  sonucunda  tıbbi  durumu  müsaitse  biz  hormon   desteğiyle  bayanın  adetlerini  düzenleriz, kemik  erimesini  önleriz  ve  de  terleme, ateş  basması  gibi  şikayetlerini  engellemiş  oluruz.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Üreme Çağındaki Bayanda Adet Düzensizliği Sebepleri Nelerdir ?

Üreme  çağında  adet  düzensizliğinde  ilk  aklımıza  gelen  gebeliktir. İlk  önce  gebelik  testi  yaparak  bu  kanamanın  gebelikten  dolayı  olup  olmadığını  anlarız. Eğer  gebelik  yoksa  adet  düzensizliğinin  sebebini  araştırırız. Bu  sebepler  arasında; kadınlık  hormonlarında  anormallik, tiroid  bezinin  az  veya  çok  çalışması, androjen (erkeklik  hormonu)  fazlalığı, prolaktin(süt  hormonu) fazlalığı  yer  alır.  Ayrıca  aşırı  alkol  kullanan  bayanlarda  ve  karaciğer  hastalığı  olanlarda  pıhtılaşma  faktörleri  azaldığından  veya  doğuştan  pıhtılaşma  faktörü  eksikse  adetlerin  miktarı  fazla  olabilir.

Vaginit (doğum  yolu  iltihabı), servisit (rahim  ağzı  iltihabı), endometrit (rahim  içi  enfeksiyon), rahim  ağzı  yarası (servikal  erozyon), rahim  ağzı  et  beni (servikal  polip), rahim  içindeki  spiralin  kayması, rahimde  myom (ur)  olması, adenomyozis (rahim  içi  tabakanın  rahimin kas  tabakası  içinde de  bulunması), endometrial  polipler (rahim  içinde  et  beni), endometrial  hiperplazi (rahim  içi  tabakanın  kalınlaşması), Asherman  sendromu  (rahim  içi  yapışıklık) adet  bozukluğu  yapar. Ayrıca  yumurtalıklarda  kist  olması  veya  polikistik  over  (yumurtalıklarda  kistçik  olması) hastalığı ve  rahim,rahim  ağzı  vagina  ve  yumurtalık  kanseri  de  adet  problemi  yaratır.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Adet Düzensizliği Tanısı İçin Yapılan Testler Nelerdir ?

İlk  önce  gebelik  testi  yapılarak  gebelik  olup  olmadığı  saptanır. Eğer  gebelik  yoksa  adet  düzensizliğinin  diğer  sebeplerini  araştırmak  için  diğer  testler  yapılır. Eğer  bayanda  kanama  miktarı  fazlaysa  hemogram  yapılır. Bu  test  bize  bayandaki  kansızlık  durumunu  hem de  trombosit  denen  kanın  pıhtılaşması  ile  ilgili  hücrelerin  sayısını  gösterir.

Hormon  testleri (FSH, LH, E2, Prolaktin, tiroid  hormonları, testesteron  vs.)  hormonal  durum  hakkında   bilgi  verir.

Ultrasonografi  ile  myom (ur), rahim  içi  artmış  kalınlık  veya  yumurtalıkta  kist  gibi  anormal  durum  gösterilir.

Salin  infüzyon  sonografi (SİS), rahim  içine  steril  serum  verilerek  yapılan  özel  bir  ultrason  tekniğidir. Bu  ultrason  ile  rahim  içinde  polip  veya  myom (ur)  saptanır.

D&C, rahim  içinden  parça  almaktır. Rahim  içinde  anormal  durum  olup  olmadığı  anlaşılır.

Histereskopi,  rahim  içinin  kamera  ile  görüntülenmesidir. Bu  şekilde  rahim  içinde  myom (ur),  polip  veya  rahim  içi  yapışıklık  saptanıp, tedavi  edilir.

Histerosalpingografi (HSG), rahim  içine  filmde  görülebilen  sıvı  verilerek  rahim  filmini  çekmektir. Bu  film  ile  rahim  içinde  myom (ur), polip  veya  rahim  içi  yapışıklık  saptanır. Fakat  günümüzde  histereskopi  ve  SİS  yönetiminin  gelişmesiyle, adet  düzensizliği  tanısında  histerosalpingografi  tetkikinden  uzaklaşılmıştır.

Magnetik  Rözenans  İnceleme (MRI), nadir  yapılır. MRI  sayesinde  karın  içinde  görülen  kitlenin  rahime  ait  olup  olmadığı  saptanır. Rahime  ait  bir  ur  varsa, bunun  sayısı, büyüklüğü, yerleşim  yeri, diğer  organlara  özellikle  idrar  yollarına  yaptığı  basının  derecesi  saptanır.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Adet Düzensizliği Adet Söktürücülerle Tedavi Edilir Mi ?

Adet  düzensizliği  şikayeti  olan  bayanı  ilk  önce  gebelik  yönünde  değerlendiririz. Eğer  gebelik  yoksa  muayene  ve  ultrason  ile  adet  düzensizliğine  sebep  olan  bir   patoloji  var mı? Bunu  araştırırız. Eğer  anormal  durum  saptamazsak  adet   söktürücü  ilaçlardan  verebiliriz. Bu  preparatlar  progesteron  içerir  ve  adet  düzensizliğinde  kullanılabilen  ilaçlar  arasındadır.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Adeti Özel Bir Güne Gelen Bayan Adetini Nasıl Geciktirebilir ?

Bayanların  adet  günleri  bazen  tatil  veya  başka  bir  özel  zamanlarına  denk  gelebilir. Bu  durumda  biz  bayanların  adetini  geciktirerek  bu  günleri  atlatmasını  sağlarız. Bunun  için  progesteron  hormonundan  faydalanırız. Progesteronu  bayan  adet  beklediği  tarihten  5-7  gün  önce  başlar. Adet  görmek  istediği  tarihden  2-3  gün  öncesine  kadar  kullanır. Hapı  bıraktıktan  2-3  gün  sonra  adetini  görür. Fakat  bu  gördüğü  adet  miktarı  diğer  adetlerine  göre  biraz  daha  fazla  olabilir  bu  yüzden  bayanın  endişelenmemesi  gerekir.

Düzenli  olarak  doğum  kontrol  hapı  kullanan  bayanın  adeti  özel  bir  güne  denk  geliyorsa, bayan o  ay  hapa  ara  vermeden  diğer  kutuya  başlayarak , o ay  özel  gününe  denk  gelen  adetini  atlatacaktır.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Ağrılı Cinsel İlişkinin (Disparoni) Sebepleri Nelerdir ?

Ağrılı  cinsel  ilişkinin  birçok  sebebi   vardır.  Bu  sebepler  şunlardır:

Kadın  genital  dış  bölgesinin  iltihabı, o  bölgenin  aşırı  duyarlı  olması, o  bölgeye  uygulanan  sabun,ilaç  veya  kozmetik  maddelere  karşı  gelişen  alerjik  duruma  bağlı  tahriş, yine  o  bölgedeki  özellikle  herpes (uçuk)  virüsüne  ait  enfeksiyonlar.

Vaginal  bölgeye  ait  enfeksiyonlar (mantar,bakteriyel, paraziter) , normal  doğum  sonrası  dikiş  yerlerinde  meydana  gelen  düzensiz  yara  iyileşmesi, normalden  daha sert  kızlık  zarı.

Menopoz  ve  emzirme  döneminde  östrojen  azlığına  bağlı  vaginal  kuruluk  .

İdrar  kesesi  ve  idrar  yolu  iltihabı, kronik  kabızlık.

Rahimde  ur (myom)  veya  yumurtalıkta  kist  olması, rahim  ve  yumurtalık  bölgesinde  iltihap, ayrıca  endometriozis (rahim  içi  tabakanın  karın  içinde  de  bulunması)  hastalığıdır.

Bu  patolojik  durumlara  rastlamadan,  psikolojik  kaynaklı  olarak da  ağrılı  ilişki  görülebilir.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

 

Dış (Ektopik) Gebelik Nedir ?

Dış  gebelik,  gebeliğin  rahim  dışında  herhangi  bir  yere  yerleşip  büyümeye  devam  etmesidir.  Bu  yerleşim  yeri  sıklıkla  tüplerdir. Diğer  yerler  arasında  yumurtalıklar, karın  içi, rahim  ağzı  veya  daha  evvelden  sezaryen  ameliyatı  olanlarda  rahimdeki  ameliyat  bölgesi  yer  alır. Dış  gebelik  anormal  bir  durumdur. Anne  hayatını  tehdit  edebilir. Bu  yüzden  takibi, ilaçla  veya  cerrahi  olarak  tedavisi  gerekir.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Dış (Ektopik) Gebelik Nasıl Saptanır ?

Dış  gebelikte  hasta  en  sık  ağrı  şikayetiyle  başvurur. Bundan  başka  vaginal  kanama  ve  adet gecikmesi   şikayeti  de  olabilir. Hatta  hasta  hastaneye  gelmekte  geç  kalmışsa, iç  kanama  nedeniyle  baygın  ve  şokta  gelebilir. Bu  şikayetlerle  başvuran  hastada  ilk  olarak  dış  gebelik  düşünürüz  ve  muayenemizi  o  yönde  yaparız.  Ayrıca  ultrasonografi   yaparak  ektopik  gebeliğe  ait  bulgu  veya  bulguları  değerlendiririz. Dış  gebelik  tesbitinde  β-HCG  laboratuvar  testini  kullanırız. Son  yıllarda  teknolojinin  gelişmesi   ve  ultrasonlardaki  görüntü  kalitesinin  artması  ile  birlikte  muayene, ultrason  ve  β-HCG  tetkikleriyle  dış  gebelik  tanısı konulur. Fakat  tanısında  şüphede  kalınan  olgularda, tanıya  varmak  için  laparoskopi, küretaj, kuldosentez (vagenden  karın  alt  boşluğuna  iğneyle  girerek  serbest  kan  varlığını  araştırmak), manyetik  rezonans  incelemeleri   yapılabilir.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Kısırlık Tedavisi Dış (Ektopik) Gebelik Riskini Arttırır Mı ?

Tüp  bebek  ve  tüp  bebek  dışı  kısırlık  tedavisinde  yumurta  oluşturmak  için  kullandığımız  hormonal  ilaçlardan  ve  kısırlık  tedavisinde  uyguladığımız  yöntemlerden  dolayı  dış  gebelik  riski,  tedavi  görmeden  gebe  kalan  gruba  göre  daha  fazladır.  Bu  yüzden  tedaviyle  gebe  kaldıktan  sonra  gebeliğin  iç  veya  dış  gebelik  ayırımı  yapılmalıdır.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Ağrısız (Epidural) Doğum Nedir ?

Klinisyenlerin  epidural  normal  doğum  dedikleri  doğum, halk  arasında  ağrısız  doğum  veya  prenses  doğum  olarak  da  bilinir. Ağrısız  (epidural)  doğum, gerçek  doğum  sancıları  başladıktan  sonra, hastanın  belinden  iğne  ile  girilerek  omurilik  zarının  dış  bölgesine  uyuşturucu  karakterde  ilaç  vererek, bu  bölgenin  alt  kısmında  ağrı  duyusunu  ortadan  kaldırmak  suretiyle  doğumun  gerçekleşmesini  sağlamaktır. Belden  yapılan  iğneden  sonra  hasta  yürüyebilir. Motor  fonksiyonlar  bozulmaz, sadece  ağrı  duyusu  ortadan  kaldırılmış  olur. Bu  teknik  anestezi  uzmanı  tarafından  uygulanır. Anestezi  uzmanı  omurilik  zarının  dış  bölgesine  iğneyle  girdikten  sonra  o  bölgeye  kateter  dediğimiz  boru  yerleştirir. Bu  şekilde  anestezik  madde, bu  kateter  vasıtasıyla  doğum  sonrasındaki  dönemde  de  ağrıyı  engellemek  amacıyla  verilebilir. Fakat  anestezi  uzmanının da bu  teknikle  ilgili  eğitimi  olması  gerekir. Bu  teknik  onun  tarafından  yapıldıktan  sonra, doğum  kadın  doğum  uzmanı  tarafından  gerçekleştirilir.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Ağrısız (Epidural) Doğumun Yararları Nelerdir ?

Epidural  anestezi  ile  doğum  sancıları  hissedilmeyecektir. Sancılar  hissedilmeyeceğinden  gebenin  heyecanı  ve  stresi  daha  az  olacaktır. Dolayısıyla  bebeğinden  stresi  daha  az  olur. Anne  ve  bebeğin  stresi  daha  az  olduğunda  doğumun  sezaryenle  gerçekleşme  ihtimali  daha  azdır. Çünkü  genelde  ağrılara  dayanılamadığı  için  gebeler  sezaryen  istemektedirler.  Ağrı  olmadığı  için  doğum  daha  konforlu  olur. Normal  planlandığı  halde, sezaryen  gerektiren  durum  meydana  gelmişse, bu  anestezi  ile  sezaryen  doğuma  geçilebilir. Epidural  anestezide, anestezi  uzmanı  o  bölgeye  bir  kateter  uyguladığı  için, bu  kateterden   verilen  ilaçlar  vasıtasıyla  doğum  sonrası  dönemde  de  ağrı  problemi  ortadan  kaldırılmış  olur.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Ebeveynler Doğuma Karar Verirken Nelere Dikkat Etmeli ?

Doğum, ekip  işidir. Ekipte  kadın  doğum  uzmanı, ebe, anestezi  uzmanı, anestezi  teknisyeni, çocuk  hastalıkları  uzmanı, yenidoğan  yoğun  bakım  hemşiresi  olması  gerekir.  Hastanede  doğum  ekibinin  ve  yenidoğan  yoğun  bakım  ünitesinin  olmasına  aileler  özen  göstermelidir. Bebeğin  herhangi  bir  sıkıntısında  yoğun  bakım  şartlarında  takibi  gerekirse  hastane  ve  ekip  bu  duruma  hazır  olmalıdır. Aynı  zamanda  ekip  elemanları  dinamik, hızlı  karar  verebilen  ve  bunu  uygulayan  kişilerden  oluşmalıdır. Çünkü  doğumda  her şey  anlık  değişebilir. Bu  yüzden  hem  kadın  doğum  uzmanı  hem  de  ekip  her  türlü  şarta  hazırlıklı  olmalı  ve  her  türlü  önlemi  alacak  tecrübe  ve  deneyimde  olmalıdır.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Gebelik Öncesi Hangi Testler Yapılmalı ?

Gebelik  öncesi  dönemde  anne  adayı  jinekolojik  açıdan muayene  edilmeli  son  bir  sene  içinde  rahim  ağzı  kanser  tarama  (pap  smear) testi  yapılmadıysa, yapılmalıdır. Laboratuvar  testi  olarak, kan şekeri, böbrek ,karaciğer  fonksiyon  testleri, tam  kan  sayımı, kan  grubu, hepatit B, toxoplasma, rubella,tam  idrar  tahlili  testleri  istenir. Bu  testlerde  anormal  durum  saptanırsa, bunların  tedavisinden  sonra  gebeliğe  izin  verilir. Rubella (kızamıkçık) testinde  anne  adayının  bağışık  olmadığı  saptanırsa, aşı  yapıldıktan  ancak  3  ay  sonra  gebeliğe  izin  verilir.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Ultrason, Anne Ve Bebek İçin Zararlı Mı ?

Ultrason, ultrason  aletinden  gönderilen  ses  dalgalarının  bebeğe  çarpıp, tekrar  alete  geri  dönmesi  ile  ultrason  ekranında  elde  edilen  görüntüler  bütünüdür.  Bu  cümleden  de  anlaşılacağı  üzere  ultrason  ses  dalgaları  içerir, hiçbir  zararlı  ışın  ihtiva  etmez. Ultrason  ile  bebeğin  değerlendirilmesi  1980’li  yılların  başından  beri  yapılmaktadır.  Yapılan  çalışmalar  ultrasonun  anne  ve  bebek  için  zararı  olmadığını  göstermiştir. Yalnız  son  yıllarda  çıkan  doppler, 3  ve  4  boyutlu  ultrason  gibi  farklı  enerjilerin  bebek  üzerinde  zararlı  olup  olmadığı  konusunda  yeterli  araştırma  henüz  bulunmamaktadır.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Gebelik Takibinde Yapılması Gereken Testler Nelerdir ?

Kan şekeri, böbrek ,karaciğer  fonksiyon  testleri, tam  kan  sayımı, kan  grubu, hepatit B, toxoplasma, rubella,tam  idrar  tahlili, pap-smear  testleri  eğer  gebelik  öncesi  yapılmadıysa  yaptırılır. 11-14  hafta  arasında  ikili  test,14-16  haftalar  arasında  idrar  kültürü,  ikili  test  yapılmadıysa  16-18  hafta  arasında  üçlü  veya  dörtlü  test, ikili test  yapıldıysa  MSAFP  testi   yapılır. 18-23  haftalar  arasında  ayrıntılı  ultrason  ile  bebekte  özellikle  kalbinde  anormallik  var mı?  değerlendirilir.  24-28  haftalar  arasında  50  gr  şeker  tarama  testi  yapılır. Eğer  yüksek  çıkarsa  75  veya  100gr  şeker  yükleme  testi  yapılarak  gebelikte  şeker  hastalığı  olup  olmadığı  saptanır. Gebeliğin  son  ayında  ise  annenin  hemoglobin  miktarı  ve  karaciğer, böbrek  fonksiyon  testleri  idrar  tahlili  istenir. Son  ayında  ayrıca  NST   dediğimiz  bebek  kalp  atım  ritmi  izlenir. Tabi ki  en  önemli  muayenemiz  ultrason  ile  olur. Ultrason  ile  ilk  ayda  bebeğin  kalp  atışı  görüldükten  sonra, ultrason  ile  muayene  32  haftaya  kadar  ayda  bir, 32-36  hafta  arası  iki  haftada  bir, 36  haftadan  sonra  haftada  bir  yapılır. Tabi ki  bu  protokol  gebeliğin  durumuna  göre  doktor  tarafından  değiştirilebilir.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

Hamilelikte Down Sendromu Testi Ne Zaman Yaptırılmalı ?

11-14.  haftalar  arasında  bebeğin  ense  kalınlığı  ölçülerek  ikili  test  yapılması  ve  16-20.  haftalar  arasında  üçlü  veya  dörtlü  test  yapılarak  down  sendromu  riski  değerlendirilir. Yüksek  risk  durumlarında  ailenin  onayıyla  koryon  villus  örneklemesi  (bebeğin  eşinden  parça  alınması)  veya  amniyosentez  (bebekten  su  alınması ) yapılarak  down  sendromu  olup  olmadığı  saptanır.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Gebelikte Üçlü Ve Dörtlü Tarama Testi Ne Zaman Ve Nasıl Yapılır ?

Gebelikte  üçlü  veya  dörtlü  tarama  testi  gebeliğin  16-18  haftaları arasında  ultrason  yapıldıktan  sonra  istenir. Yapılan  ultrasonografide  bebeğe  ait  herhangi  bir  anomali  var mı  bu  değerlendirilir  ve  bebeğin  ölçümleri  yapılarak  alınan  sonuçlar  istem  kağıdına  yazılır. Daha  sonra  anne  adayı  kan  vererek, bayanın  kanında  üç  parametre  (AFP,HCG,E3), dörtlü  testte  ise  bu  parametrelere  İnhibin A  (INH-A)  da  eklenerek  değerlendirilir. Bebeğin  ölçüm  bilgileri, gebede  bakılan  parametre  değerleri, bayanın  yaşı,ırkı,sigara  kullanımı, şeker hastalığı  varlığı, daha  önceden  anomalili  bebek  sahibi  olup  olmadığı  bilgileri  de  bilgisayar  programına  eklenerek  sonuçta  down  sendromu, trizomi 18  ve  nöral  tüp  defekti (bel , sırt  omurları  ve  kafatası  açıklığı) için  risk  değerleri  elde  edilir.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Gebelikte Egzersiz, Yoga Ve Plates'in Yararı Var Mı ?

Gebelikte  en  kolay  yapılan  egzersiz  yürüyüştür. Günde  15-20  dakika  veya  en  fazla  yarım  saat  temposuz  yürüyüş  normal  doğuma  hazırlık  için  yeterlidir.  Yüzme  de  yapılabilir  fakat  bu  sporu  yaparken  sudan  kaynaklanabilecek  enfeksiyon  riskine  dikkat  edilmelidir.

Yoga, gebenin  nefesini  kontrol  etmesine  yardımcı  olur. Bu  sayede  gebe  normal  doğum   sancılarını  daha  rahat  çekerken, bebeğe  daha  fazla  oksijen  gönderir  ve  ayrıca  doğum  anında  da  iyi  ıkınarak  doğumun  daha  kolay  olmasını  sağlar.

Pilates  (plates)  ise  gebenin   pelvis  kaslarını  geliştirerek, daha  rahat  normal  doğum  yapmasına  yarar  sağlar. Aynı  zamanda  doğum  sonrası  bu  bölgelerin  toparlanmasına  yardımcı  olur.

Biz  klinisyenler  normal  doğum  için  egzersizi  ne  kadar  önersek de, eğer  gebede  ağrı,sancı, kanama  veya  bebeğin  az  oynaması  gibi  durumlar  varsa  egzersizi  bu  durumlar düzeldikten  sonraki  döneme  kadar  yasaklarız. Ayrıca  gebeliğe  travma  ihtimali  olabilecek  dalma,at  binme, kayak  gibi  sporları  da  yasaklarız.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Gebelikte Cinsel İlişki Sıklığı Ne Kadar Olmalıdır ?

Bu  konu  ile  ilgili  belli  bir  kural  yoktur. Genelde  çiftler  gebeliğin  ilk  ve  son  zamanlarında  bebeğe  zarar  verme  korkusuyla  ilişkiden  kaçınırlar. Bu  konuda  gebenin  endişesi  ve  cinsel  isteksizliği  erkeğe  göre  daha  fazla  olabilir. Bu,  gebenin  psikolojik  durumu  ile  alakalıdır. Gebelikte  cinsel  ilişki  sıklığı  çiftlerin  yaşı, psikolojik  durumları  ve  isteklerine  göre  değişir. Biz  ağrı,sancı,kanama, enfeksiyon  durumlarında  ilişkiyi  yasaklarız. Eğer  bu  gibi  durumlar  yoksa  gebeliğin  son  ayına  kadar  ilişki  açısından  sakınca  yoktur.  Hatta  bazı  arkadaşlarımız  gebeliğin  son ayında da  özellikle  normal  doğum  vaktinin  geçtiği  durumlarda, doğumun  başlaması  amacıyla  ilişkiyi  özellikle  tavsiye  edebilirler. Çünkü  ilişki  ile  birlikte  hamilede  artan  bazı  maddeler  ve  meninin  içinde  olan  bazı  maddeler, gebede  doğum  sancılarını  başlatabilirler.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Hamilelikte Yaşanan Sırt, Bel Ağrıları Nasıl Giderilir ?

Pelvis  kemikleri  arasındaki  eklemler  gebelik  dışı  dönemde  hareket  etmez. Gebelikte  hormonların  etkisiyle  bu  eklemler  az  da  olsa  hareket  edebilir  ve  bu sebeple  kasık  ve  bel  bölgesinde  ağrılara  sebep  olabilir. Kalçayı  saran  bir korse  veya  kuşak  ile  birlikte  yatak  istirahati  ve  analjezik  desteği  ağrıyı  azaltabilir.

Sırt bölgesi  eklemleri de  gebedeki  hormonal  duruma  bağlı olarak  daha  fazla  hareket  edebilir  duruma  gelir  ve  ağrıya  sebep  olur. Duruşun  düzeltilmesi  sırt  ağrısını  giderir. Lokal  sıcak uygulamalar  ve  sırt  masajı  rahatlık  sağlar. Sırt  güçlendirici  egzersizlerle  daha  iyi sonuçlar  elde edilebilir. Ağrıların  engellenmesi  için  analjezik  desteği  sağlanabilir.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

Gebelikte Reflü Olur Mu ?

Gebelikte  reflü, hormonal  duruma  bağlı  olarak  yemek  borusunun  alt  ucunda, mide  içeğinin  yukarıya  kaçışını  engelleyen  kas  yapısının  gevşemesi  ve  gebeliğin  son  üç  ayında  büyüyen  rahmin  mideye  baskısı  nedeniyle  meydana  gelir. Gebeliğin  ilk  aylarından  sonra  reflü  şikayeti  azalır,geçer  ve  bir  balayı  dönemi  yaşanır.  Bu  dönem,  altıncı  aydan  sonra  rahmin  mideye  baskı  yapmasıyla  sona  erer  ve  tekrar  reflü  başlayabilir.   Reflü, daha  sık  fakat  az  yemek  yeme, eğilmeden  ve  yemekten  sonraki  2  saatlik  dönemde  düz  yatmaktan  kaçınma  ile  hafifletilebilir. Kahve, sigara, alkolden  uzak  durmak  gerekir. Reflü  gebenin   psikolojik  durumundan  da  etkilendiğinden  gebe  pozitif  düşünmeli  ve  morali  iyi  olmalıdır. Bu  önerilerle  şikayetler  azalmazsa  ilaç  desteği  ile   önemli  bir  düzelme  sağlanabilir.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

Gebeliğinde Şeker Hastalığı Olan Kişi Doğumdan Sonra Ne Yapmalıdır ?

Gebeliğinde  şeker  hastalığı  çıkan  lohusa  doğumdan  6  hafta  sonra  mutlaka  75  gr  oral  glikoz  tolerans  testi  yaptırmalıdır. Çünkü  gebeliğinde  şeker  hastalığı  olan  bayanların  %15’inde,  şeker  hastalığı  doğumdan  sonra  da  devam  eder. Eğer  şeker  hastalığının  devam  ettiği  saptanırsa,  bu  yöndeki  tedavi  sürdürülür. Fakat  gebeliğinde  şeker  hastalığı  olan  bayanın,  75  gr  şeker  yükleme  testi  normal  çıksa  bile,  bu  hastalar  her  sene  şeker  yükleme  testi  yaptırmalıdırlar.  Çünkü  diğer  bayanlara  göre  şeker  hastalığı  ihtimali, bu  bayanlarda  yükselmiştir. Diğer  gebeliğinde  tekrar  şeker  hastalığı  çıkabilir  veya  gebe  kalmayacaklarsa, bu  bayanların  diabete  yatkınlığı  olduğundan, ilerleyen  yaşlarında  şeker  hastası  olabilirler. Bu  yüzden  her  sene  şeker  yükleme  testi  ile  kontrol, diabetin  erken  tanı  ve  tedavisi  için  önemlidir.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Üçlü Ve Dörtlü Tarama Testi Anormal Çıkarsa Ne Yapılmalı ?

ÜÇLÜ  VEYA  DÖRTLÜ  TARAMA  TESTİ  ANORMAL  ÇIKARSA  NE  YAPILMALI?

Üçlü  veya  dörtlü  tarama  testindeki  risk  değerleri  problem  olması  yönünde  yüksek  çıkarsa  o  zaman  aileye  amniyosentez  (bebekten  su  alma) testini  öneririz. Amniyosentez  ile  bebeği  kaybetme  riski 1/200’dür. Bu  bilgileri  aileyle  paylaşırız. Anne, baba  amniyosentez  yapılmasını  istiyorsa, uygularız. Üçlü  veya  dörtlü  tarama  testi, tanı  testi  değildir, tarama  testidir. Bu  testte  anormal  sonuç  çıkması , bebekte  kromozomal  bozukluk  vardır   anlamına  gelmez. Kesin  sonuç  amniyosentez  ile  alınır.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Ayrıntılı (2. Düzey) Ultrason İle Bebekte Hangi Sorunlara Bakılır ?

AYRINTILI  (2. DÜZEY)  ULTRASON  İLE  BEBEKTE  HANGİ  SORUNLARA  BAKILIR?

Fetusta  ayrıntılı  ultrasonografi  ile  kafadan  başlamak  gerekirse  kafa  içine  ait  yapılar  değerlendirilerek  kafa  içi  boşluklarda  sıvı  birikimi olup  olmadığına, beyin  ve  beyinciğe  ait  yapıların  tam  oluşup  oluşmadığına, kafa  içinde  kist  oluşup  oluşmadığına, kafanın  kemik  yapısının  düzenli  olup  olmadığına  bakılır. Omurga   yapısı  değerlendirilir.

Yüzün  yapısı  değerlendirilir. Gözlerin  durumu, dudak  damak  yarığı  açısından  yüz  incelenir.

Kalbe  ait  odacıklarda  ve  damarlarda  herhangi  bir  anomali  olup  olmadığına  ve  kalbin  yerleşim  yerine  bakılır.

Diyaframın   tam  olarak  oluştuğu  değerlendirilir. Eğer  diyaframda  delik  varsa  mide, bağırsak  veya  karaciğer, akciğer  bölgesine  geçerek, akciğerlerin  gelişimini  engeller. Bu  durum  bebeğin  yaşamını  tehdit  eder. Bu  yüzden  önemlidir  ve  incelenmesi  gerekir.

Mide  cebi   izlenmeye  çalışılır. Bağırsaklarda  normalde  olmaması  gereken  parlaklık  durumu  (hiperekojen  barsak)  ve  tıkanıklık  olup  olmaması  değerlendirilir.

Böbreklerin  iki  taraflı  gelişip  gelişmediği  ve  yerleşim  yeri   değerlendirilir. İdrar  yollarında  genişleme  olup  olmadığına  bakılır. İdrar  kesesi  görüntülenir.

Kol  ve  bacakların  uzun  kemiklerinin,  sayılarının  ve  şekillerinin  normal  olup  olmadığı  değerlendirilir.

Ayrıntılı  ultrason  ile  ayrıca  anneden  bebeğe  giden  kan  akımı , göbek  kordonu  ve  fetustaki  kan  akımları  incelenir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

Gebelikten Önce Şeker Hastalığı Olanlar, Gebeliğinde Nelere Dikkat Etmelidir ?

Şeker  hastası  olduğunu  bilen  bayan  mutlaka  gebe  kalmadan  evvel  bir  kadın  doğum  uzmanına  başvurmalıdır. Bu  sayede  gebeliğe  jinekolojik  açıdan  engel  bir  durum  olup  olmadığına  bakılır, tetkikler  yapılır  ve  şeker  hastalığının  durumu, göz, böbrek  gibi  diğer  organların  şekerden  etkilenme  derecesi  diğer  branş  uzmanları  ile  konsülte  edilir. Ayrıca  insülin  dozları  tekrar  düzenlenebilir. Şeker  hastalığına  ait  bütün  değerler  ve  durumlar  doktorlar  tarafından  gebeliğe  izin  verecek  zamana  gelene  kadar  bayan  korunmalıdır. Çünkü  gebe  kalınan  zamandaki  kandaki  şeker  düzeyleri  eğer  yüksek  seyrediyorsa,  bebeğin  anomali  riski  yükselir. Diabet  yönünden  her şey  kontrol  altına  alındıktan  sonra  gebeliğe  izin  verilir. Diabetli  bayan  gebe  kaldıktan  sonra, diyetine  dikkat  etmeli  ve  insülin  dozlarını  atlamamalıdır. Kan  şeker  takibini  de  düzenli  yapmalıdır. Egzersizi de  ihmal  etmemelidir. Bebeğinin  ve  kendi  şeker  durumunun  takibi  için  doktorunun  düzenlediği  takip  programına  uymalıdır. Sancısı, kanaması  olduğunda, bebek  hareketlerini  az  hissettiğinde  bu  durumları  doktoruyla  paylaşmalıdır.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

Doğum Kontrol Halkası (Nuvaring) Ne Zaman Ve Nasıl Uygulanır ?

DOĞUM  KONTROL  HALKASI  (NUVARİNG)  NE  ZAMAN  VE  NASIL  UYGULANIR?

Doğum  kontrol  halkası, ideal  olarak  adetin  ilk  günü  vajinaya  yerleştirilmelidir. Fakat  ilk  gün  unutulursa  adetin  ilk  5  günü  içinde  uygulanabilir. İlk  yerleştirme  işlemi, hekim  tarafından  yapılırsa, bayan  en  doğru  ve  kesin  yerleştirme  şeklini  öğrenmiş  olur. Fakat  bu  desteği  istemeyen  bayanlar, halkanın poşetini  açmadan  önce  ellerini  iyice  yıkadıktan  sonra, elastik  kıvamda  olan  bu  halkayı, iki  tarafından  bastırarak sıkıştırmalı  ve  ayakta  bir  bacağını  kaldırarak  veya  çömelerek  ya da  yatarak  vajinasına  uygulamalıdır. Halka, 3 hafta  vajinada  kalır, 3 hafta  sonra  ilk  konulduğu  gün  işaret  parmağıyla  halkayı  vajinada  hissedip, parmağı  kıvırıp  halkayı  çekmek  suretiyle  o  aya  ait  halka  çıkarılır. Bir  haftalık  halkasız  dönemden  sonra  8.gün  yeni  halka  yerleştirilir.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Doğum Kontrol Halkası (Nuvaring) Bayan Kendi Karar Verip Kullanabilir Mi ?

Doğum  kontrol  halkası, düşük  dozda  da  olsa  hormon  içerdiğinden  mutlaka  doktor  muayenesi  ve  kan  tetkiki  yapılması  uygun  olur. Bunun  dışında  doktorun  mutlaka  vajinal  muayenesi  gerekir. Bu  muayenede  vajinal  bolluk  değerlendirilerek, halkanın  vajinaya  uygunluğu  yönünde  inceleme   yapılır. Bu  yapılanlar  sonucunda  doktor  önerisiyle, doğum  kontrol  halkası  kullanılabilir. Kontrolsüz  kullanımda  ise, halkanın  içerdiği  hormona  bağlı  olarak  kişinin  vücut  sağlığı  etkilenebilir  ve  halkayı  yanlış  uygulamaya  bağlı  olarak  istenmeyen  gebelik  meydana  gelebilir.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Doğum Kontrol Hapı Kullanırken Gebe Kalınır Mı ?

Eğer  doğum  kontrol  hapı   (oral  kontraseptif)   düzenli  kullanılmıyorsa, hap iki  günden  fazla  unutulduysa, bazı  ilaç  ve  antibiyotik  tedavisi  ile  beraber  alınıyorsa  veya  hap  içildikten  sonraki  3  saat  içinde  kusma  olduysa  hap  tam  etkili  olamayacağından  doğum  kontrol  hapı  ile  birlikte  gebe  kalınabilir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Doğum Kontrol Halkası (Nuvaring) İle Korunan Bayan Özel Günlerinde Adetini Geciktirebilir Mi ?

Doğum  kontrol  halkasını  düzenli  kullanan  kişilerde  adetler  düzenli  olur. Halka  ile  korunan  kişiler, özel  günlerinde  bu  yöntem  vasıtasıyla  adetlerini  geciktirebilir. Eğer  adet  günü  özel  bir  güne  geliyorsa, bayan  yeni  halkayı  takmak  için  bir  hafta  beklememelidir. Eskisini  çıkarttığı  gün  yeni  halkayı  uygulamalıdır. Bu  şekilde  o  ay  adet  görmez. Bu  sayede  hem  korunma  bozulmaz, hem de  adet  geciktirilmiş  olur. Yeni  uygulanan  halka  üç  hafta  kalır, sonra  bir  hafta  ara  verilerek  adet  görülür  ve  sekizinci  gün  yeni  halka  uygulanır.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

Doğum Kontrol Hapları Kısırlık Yapar Mı ?

Doğum  kontrol  hapları  (oral  kontraseptifler)  kısırlık  yapmaz. Ama  halk  arasında  böyle  bir  inanış  vardır.  Doğum  kontrol  hapları  uzun  dönem  bile  kullanılsa  kısırlık  yapma  etkisi  yoktur. Hatta  düzensiz  kullanıldığında  veya  bir  gün  bile  yutulması  unutulduğunda  o  ay  gebelik  riski  ortaya  çıkar. Fakat  bazen  düzenli  kullanılıp  bırakıldığında  sadece  birkaç  ay  gebeliği  engelleyebilir. Daha  önce  düzenli  yumurtlaması  olan  kadınların  en  az  %90’ında, doğum  kontrol  haplarını  bıraktıktan  3  ay  sonra  yumurtlama  düzelecektir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Doğum Kontrol Haplarının Yan Etkileri Nelerdir ?

Doğum  kontrol  haplarının  (oral  kontraseptifler)  yan  etkileri  doza  bağlı  etkilerdir. Son  dönemdeki  doğum  kontrol  hapları  östrojen  dozları  35 mcg  ve  daha  az  olduğu  için  yan  etki  oranları  daha  azdır.  Doğum  kontrol  hapları  (oral  kontraseptifler)  en  sık  bulantı  şikayeti  yapar. Hatta  bazen  kusma da  olabilir.  Bunun  dışında  göğüslerde  gerginlik,dolgunluk, lekelenme  tarzında  ara  kanama, baş  ağrısı, yorgunluk  hissi, kilo  artışı, damar  tıkanıklığı  gibi  yan  etkileri  vardır. Bulantı, kusma  için  bulantı  engelleyici  hapları  kullanabiliriz. Lekelenme  tarzında  kanama  ilk  üç  aylık  dönemde  olabilir. Bu  durum  anormal  değildir. Hastayı  bu  konuda  bilgilendiririz. Kanamanın  devam  etmesi  durumunda  doktoruna  başvurmasını  isteriz. Tek  bacakta  şişlik, ağrı, bulanık görme, göğüs  ağrısı  gibi  damar  tıkanıklığı durumunu  çağrıştıracak  hallerde  ise  bayanın  doktoruna  hemen  başvurmasını  öneririz.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Doğum Kontrol Hapı Kullanan Bayan Adet Görmek İstemiyorsa Ne Yapmalı ?

Doğum  kontrol  hapı  (oral  kontraseptif)  ile  korunan  bayan, normalde  hapların  bitiminde  adet  gördüğünden  ne  zaman  adet  olacağını  tahmin  eder. Adet  günleri  eğer  tatil  veya  başka  bir  özel  güne  denk  geliyor  ve  o  tarihlerde  bayan  adet  görmek  istemiyorsa, doğum  kontrol  hapının  (oral  kontraseptif)  son  hapını  içtikten  sonraki  gün  hiç  ara  vermeden  kullandığı  doğum  kontrol  hapının  yeni  kutusunun  ilk  hapından  tekrar  başlamalıdır. Bu  şekilde  bayanın  hem  gebelikten  korunması  devam  eder  hem de  adet  geciktirici  başka  haplara  gerek  kalmadan, adeti  geciktirilmiş  olur.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Spiral Nasıl Bir Doğum Kontrol Aracıdır ?

Spiral  genelde  T  şeklinde  olan  bakır  veya  hormon  içeren  cerrahi  olarak  rahim  içine   yerleştirilen  gebelikten  uzun  dönem  koruyan  araçtır. Kullanım  süreleri  takılan  spirale  göre  değişir. 5  veya  10  yıllık  olabilir. Gebelik  riski  %1’dir. Spiral  takıldığı  andan  itibaren  korumaya  başlar. Çıkartıldığı  andan  itibaren  veya  kayıp, düştüğü  durumlarda  gebe  kalınabilir. Spirali  olan  bayanların, diğer  yöntemlerle  korunan  bayanlara  göre  ilişki  öncesi  ve  sırasında  korunmak  için  ek  özel  bir  işlem  yapmalarına  gerek  yoktur.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Spiral Kullanmak Avantajlı Mı ?

Eğer  bayanın  eşi  condom  kullanamıyorsa, bayanın  doğum  kontrol  hapını  unutma  riski  veya  doğum  kontrol  hapını  kullanmaması  gereken  durumlar  mevcutsa  spiral  avantajlıdır.  Aynı  zamanda  spiral  takıldıktan  sonra  çıkarılması  gerekmiyorsa  uzun  dönem  koruyucu  olduğu   ve  de  çıkarıldıktan  hemen  sonra  gebe  kalınabildiği  için  avantajlıdır.    Eğer  bayan  spiral   ile  birlikte  yaşamayı  tolere  edebiliyorsa, kullanması  diğer  yöntemlere  göre  daha  kolay  olduğu   ve  de  ilişki  öncesi  veya  sırasında  ek  işlem  gerekmediği  için  avantajlıdır.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Spiral Taktırmak Riskli Mi ?

Spiral  taktırmak, cerrahi  müdahale  olduğundan  ve  tıpta  her  cerrahi  müdahale  az  veya  çok  risk  içerdiğinden, tabi ki  spiral  taktırmak da  risklidir. Spiral  takarken  enfeksiyon  ve  rahimin  delinme   riski  vardır. Tabi  ki  bu  riskleri  en  aza  indirmek  için  spirali  maksimum  dikkatle  spirali  uygularız. Buna  rağmen  eğer  enfeksiyon  meydana  gelirse, ilaç  tedavisi  ile  çözüm  sağlanır. Rahim  delinirse  bayan  kanama  açısından  takip  edilir  kanamanın  durumuna  göre  ameliyat  düşünülebilir. Rahimin  delinmesi  ile  eğer  spiral  karın  içine  geçtiyse, karın  zarını  iltihaplandırma  riskinden  dolayı  spiral  açık  veya  kapalı  ameliyat  ile  alınır.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Spiralin Yan Etkileri Nelerdir ?

Spiral  takıldıktan  sonra  ağrı, kanama, enfeksiyon  gibi  yan  etkiler  yapabilir. Spiral  kullananlarda  adet  miktar  ve  süreleri  kullanmayanlara  göre  artar. Ağrı  şikayeti, ağrı  kesici  ile  giderilir. Lekelenme  tarzı  kanamalar  ise  ilk  3  aylık  dönemde  olabilir. Kanamalar  üç  ay  içinde  kendiliğinden  azalır, geçer.  Fakat  3  aydan  sonraki  dönemde  ağrı, tedavi  ile  geçmiyorsa, kanamalar  devam  ediyor  tedaviye  cevap  vermiyor  veya  kansızlık  yapacak  şekilde  oluyorsa  veya  enfeksiyon  tedavi  ile  geçmiyorsa, spirali  çıkarmak  gerekir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Transdermal (Cilt Üzerine) Uygulanan Korunma Yöntemi Nedir ?

20mcg  östrojen,  150 mcg  progestin  içeren  bantlar; etki  olarak  doğum  kontrol  haplarına  (oral  kontraseptif)  benzer  etki  gösterir. Bantlar   kalçaya, üst  ön  kola, alt  karına  veya   sırta  uygulanır. Memeye  uygulanmaz. Bnat  üç  hafta  kullanılır, bir  hafta  ara  verilir. Bu  ara  verilen  dönemde  adet  görülür  ve  daha  sonra  yeni  bant  uygulanır. Genelde  iyi  tolere  edilir. Transdermal  uygulanan  yama  yöntemiyle  90  kilo  üzerindeki  bayanlarda  doğum  kontrolünde  başarısızlık  riskinde  artış  olduğu  ileri  sürülmektedir. Her  gün  hap  içmek  istemeyen  ve  unutma  eğiliminde  olan  kişiler  için  cilt  üzerine  uygulanan  bant  yöntemi  konforlu  bir  yöntemdir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Transdermal (Cilt Üzerine) Uygulanan Bantın Yan Etkileri Nelerdir ?

Cilt  üzerine  uygulanan  bant, genelde  iyi  tolere  edilebilir  ve  güvenli  olsa da, ilk  iki  menstrüel  siklüste  kırılma  kanaması  olmasıyla  birlikte, dismenore (ağrılı adet)  ve  meme  hassasiyeti  sıktır. Kadınların  yaklaşık  %3’ünde  uygulama  yerinde  şiddetli  hassasiyet  olması da  sürekli  kullanımını  kısıtlayan  yan  etkisidir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Kadınlarda Tüp Bağlatma (Tüp Ligasyon) Ameliyatı Hangi Yöntemlerle Yapılır ?

Tüp  bağlama  (tüp  ligasyon), karın  içinde  başka  ameliyat  ile  birlikte  yapılabildiği  gibi  sezaryen  ameliyatı  esnasında da  yapılabilir. Fakat  tüp  bağlatmak  için  sezaryen  olmayı  tavsiye  etmeyiz. Ayrıca  doğum  sonrası  dönemde  veya  herhangi  bir  zamanda  kapalı  veya  açık  yöntemle  tüpler  bağlanabilir. Kapalı  yöntem, laparoskopi  dediğimiz, halk  arasında  kansız, bıçaksız  ameliyat  denilen  tekniktir. Bu  yöntemle  karına  iki  veya  üç  adet  delik  açılarak  veya  son  dönemde  geliştirilen  yeni  teknikle  sadece  tek  bir  delikten  gönderilen  aletlerle  tüpler  bağlanabilir. Açık  yöntemde  (minilaparatomi) ise, sezaryen  için  kesilen  bölgeden  3-4cm  lik  bir  kesi  yapılarak, tüpler  bağlanır.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Kimler Tüp Bağlatma (Tüp Ligasyon) İçin Uygun Değildir ?

Yöntem  kalıcı  bir  yöntem  olduğu  için, yapılan  çalışmalar  30  yaşın  altında  tüp  bağlatanlarda  pişmanlığın  daha  fazla  olduğunu  göstermiştir. Tüp  bağlatma  (tüp  ligasyon)  işleminden  önce  ebeveynler  hiçbir  baskı  altında  kalmadan  kabul  ettiklerine  dair  imza  verdikleri  için, bu  yöntem  hakkında  kafasında  soru  işareti  olan  kişiler, yaşı  tüp  bağlatma  için  küçük  olan  kişiler, yine de  çocuk  doğurabilme  düşüncesi  olan  kişiler  uygun  değildir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Tüp Bağlatan Kişinin Gebelik Riski Var Mıdır ?

Tüp  bağlama  (tüp  ligasyon)  yöntemi, doğum  kontrol  yöntemleri  arasında  en  emin  yöntemdir. Fakat  ameliyat  olduğu  için, tıpta  hiçbir  şey  %100  olamadığı  için, bu  yönteminde  az da  olsa  riski  vardır. Tüp  bağlatmaya  rağmen  binde  1-4  oranında  değişen  gebelik  riski  olabilir. Bu  yüzden  hastalarımıza  tüplerini  bağlatsalar  bile  adet  düzenlerini  takip  etmelerini  öneriyoruz.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Ertesi Gün Hapı İle Korunma Olur Mu ?

Ertesi  gün  hapı  ile  %95  oranında  gebelikten  korunma  olur. Fakat  ertesi  gün  hapı  bir  doğum  kontrol  yöntemi  değildir. Ertesi  gün  haplarının  amacı, korunmasız  ilişki  veya  korunma  yöntemindeki  başarısızlık  durumlarında  bayanı  gebelikten  korumaktır. Bu  haplar  her  zaman  kullanılamaz. Kullanıldığında  bayanın  hormon  dengesini  bozar. Yan  etkileri  ortaya  çıkar. İlk  72  saatte  etki  gösterir  fakat  en  etkili  olduğu  zaman  ilk  24  saattir. İlk  72  saatten  sonra  alındığında  etkinliği  azalır. Bu  yüzden  bayanlar  o  ayki  adetlerini  takip  etmelidirler. Şüpheli  durumlarda  uzmana  başvurmalıdırlar.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Acil Doğum Kontrol Yöntemleri Nelerdir ?

Acil  doğum  kontrol  yöntemleri  arasında  ertesi  gün  hapları  ve  spiral  yer  alır.  Ertesi  gün  hapı  ile  gebelikten  korunma  olur. Fakat  ertesi  gün  hapı  bir  doğum  kontrol  yöntemi  değildir. Ertesi  gün  haplarının  amacı, korunmasız  ilişki  veya  korunma  yöntemindeki  başarısızlık  durumlarında  bayanı  gebelikten  korumaktır. Bu  haplar  her  zaman  kullanılamaz. Kullanıldığında  bayanın  hormon  dengesini  bozar. Yan  etkileri  ortaya  çıkar. İlk  72  saatte  etki  gösterir  fakat  en  etkili  olduğu  zaman  ilk  24  saattir. İlk  72  saatten  sonra  alındığında  etkinliği  azalır.

Ayrıca  korunmasız  ilişki  veya  korunma  yöntemindeki  başarısızlık  durumlarında  uygun  vakalarda  spiral  uygulanabilir. İlişkiden  sonraki  ilk  7  gün  içinde  uygulanan   spiral  gebelikten  korur.

Acil  doğum  kontrol  yöntemlerini  uygulayan  bayanlar  o  ayki  adetlerinin  normal  olduğunu  takip etmelidirler. Şüphelendiklerinde  uzmana  başvurmalıdırlar.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Adet Zamanı Nasıl Günlük Bakım Yapılmalı ?

Adet  günleri  bayanlar  yanlarında  ped  ve  iç  çamaşırı  bulundurmalılar. Özellikle  ilk  günlerde  adet  miktarı  fazla  olduğundan  sık  sık  ped  değiştirmelidirler.  Çünkü  kanlı  ped  gereğinden  fazla  kalırsa  enfeksiyon  kaynağı  olur. Adet  günlerinde  havuz,deniz  ve  küvetten  uzak  durulmalıdır. Çünkü  vagene  su  kaçması  durumunda  enfeksiyon  riski  artar. Ama  ayakta  duş  alınabilir. Ayrıca  adette  ilişkiyi  tavsiye  etmeyiz. Çünkü  rahim  ağzı  kanın  geçişi  için  biraz açık  olduğundan  enfeksiyon  riski  bu  dönemde  artar.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Üstüne Görme Nedir ?

Üstüne  görme, bayanın  son  adet  tarihinden  sonra  farkında  olmadan  gebe  kalarak, muhtemelen  bir  sonraki  adet  dönemine  denk  gelen, bayanın  adet  zannettiği  fakat  gebeliğine  bağlı  olan  kanamadır. Üstüne  görme  denen  bu  kanama, gebeliğin  rahim  yatağında  kendine  yer  yapmak  amacıyla  o  bölgeyi  açması  nedeniyle  buradaki  damarlarda  olan  kanamadan  dolayı   olur. Genelde  yaklaşık  olarak  bir  sonraki  adet  dönemine  denk  gelir  ve  bunu, bayan  adet  zanneder  fakat  bu  kanama, normal  adete  göre  daha  azdır, lekelenme  şeklindedir. Bu  yüzden  bayanlar  adet  dönemlerini  ve  miktarlarını  iyi  takip  etmeli  ve  şüphelendikleri  durumlarda  kadın-doğum  uzmanına  başvurmalıdırlar.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Genital Siğil Nedir ?

Genital  bölgede  genelde  karnabahar  şeklinde  kendini  gösteren, virüse  bağlı  enfeksiyondur.  Genital  siğil  etkeni  HPV  denen  Human  Papilloma  Virus’dür. Oldukça  bulaşıcı  temas  yoluyla  bulaşan  yaygın  ve  belirti  göstermeyen   kılıfsız  çift  sarmallı  DNA virüsüdür. Virüs, deri  ve  mukozadaki  mikro  çatlaklardan  girerek  hücrelere  yerleşir. Virüsü  kişi  kendi  eliyle  genital  bölgesinin  diğer  yerlerine de  bulaştırabilir. Siğiller  ağrısız lezyonlardır.  Estetik  kaygı  dışında  ağrı,sancı  gibi  şikayet  yaratmaz. Sinsi  lezyonlardır. Yüksek  riskli  HPV’ye  bağlı  siğillerde  ise  ilerleyen  yıllarda  kanser  riski  mevcuttur.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

Genital Siğil Nasıl Tedavi Edilir ?

Genital  siğil  tedavisinde  krem, solüsyon  kullanılabilir. Ayrıca  siğil  lezyonlarını  kriyoterapi, koter  veya  laser  kullanarak  yok  etmek  mümkündür. Kriyoterapi’de  lezyona  soğuk,koterde  ise  sıcak  uygulanarak, siğil  lezyonu  tamamiyle  yok  edilir. Diğer  bir  yöntem de  siğili  tamamiyle  cerrahi  olarak  çıkarmaktır.

Genital  siğil  tedavi  sonrası  %60  oranında  tekrarlayabilir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

HPV Nedir ?

Genital  siğil  ve  rahim  ağzı  kanseri  etkeni  HPV  denen  Human  Papilloma  Virus’dür.  HPV,  Papovaviridae  ailesinden  çift  sarmallı, zarfsız  DNA  virüsüdür. Dış  ortam  şartlarına  karşı  dayanıklıdır. Oldukça  bulaşıcıdır. Derideki  mikro  çatlaklardan  virüs  epitel  hücrelerine  bulaşır. Epitel  hücrelerine  yatkınlığı  olduğundan, iç  organlara (mide,karaciğer  vb.)  HPV  yerleşemez. HPV; kadın  genital (rahim ağzı, vaginal, vulva), anal, boğaz, penis  kanserine  yol  açan  virüstür. Rahim  ağzı  kanser  vakalarının  %99.7’sinde  HPV  saptanmıştır.

HPV, temas  yoluyla  bulaşır. Cinsel  yolla  bulaşan  virüstür. Teorik  olarak, iç çamaşırı, epilasyon  malzemeleri  gibi  yollarla da bulaşabileceği  söylenir.  Genital  siğil  ve  kanseri  olan  HPV’li  gebelerden, virüs  doğumda  bebeklere de  bulaşabilir  ve  bebeklerde  ağız  ve  boğazda  HPV  enfeksiyonuna  neden  olur.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

 

HPV Kaç Tiptir ? Yüksek Risklileri Hangileridir ?

HPV’ nin  100 den  fazla  çeşidi  vardır.  Yarısı  genital  bölgeyi   enfekte  eder.Tip  16,18  yüksek  riskli  6,11  tipleri  ise  düşük  riskli  tipleridir. Dünyada  sıklıkla  tip  16,18,45,31,33,52  genital  kanser, tip  6,11,40,42,43,44  tipleri  ise  genital  siğil  etkenleridir.

Tip  16  ve  18  rahim  ağzı  kanserinin  %70’inden, Tip 6  ve  11  ise  genital  siğillerin  %90’ından  sorumludur.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

Kürtaj Nedir ?

Kürtajın  kelime  anlamı  kazıma  demektir. Kürtaj, gebelik  ve  gebelik  dışı  durumlarda   rahim  içindeki  materyalin  kazınarak  alınması  işlemidir. Halk  arasında  kürtaj  daha  çok  bebek  aldırma  olarak  bilinir. Bebek  aldırmayı, bebek   alınıp  geriye  parça  kaldığında  parçanın  alınmasını, doğumdan  sonra  parça  kalması  durumunda  bu  parçanın  temizlenmesini, bayanda  gebelik  dışı  kanama  olduğunda  rahim  içinden  parça  alma  işlemlerinin  hepsini  kürtaj  olarak  genelleriz.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

Kürtaj Nasıl Yapılır ?

Kürtaj, genel,epidural, spinal  veya  lokal  anestezi  ile  yapılan  rahim  içini  kazıma  işlemidir. Kürtaj, jinekolojik  muayene  pozisyonunda  yapılır. İlk  önce  bayan  muayene  edilip, rahimin  büyüklüğü, pozisyonu  ve  yumurtalık  bölgesi  değerlendirilir. Daha  sonra  rahim  ağzı  görünür  hale  getirilir,   vagen  ve  rahim  ağzı  bölgesi  özel  sıvılarla  temizlenir. Kürtaj, asepsi  ve  antisepsi  kurallarına  uyularak  yapılır. Doğum  yolu  özel  sıvılarla  temizlenip, zararlı  mikroplar  uzaklaştırıldıktan  sonra  eğer  rahim  ağzı  kapalı  ise  özel  aletlerle  genişletme  işlemi  yapılır. Rahim  ağzı  yeterli  açıklıkta  ise  kürtaj  için  kullandığımız  özel  metal  malzeme (küret)  veya  yumuşak  karakterde  plastik  kanüllerle  kürtaj  işlemi  yapılır. Eskiden  kürtaj  için  metal  malzemeler  kullanılırdı  fakat  günümüzde  bazı  durumlarda  mecbur  kalınmadıkça  plastik  kanüller  kullanılmaktadır. Metal  malzeme  ile  kazıma  işlemi  yaparız. Plastik  kanüllerin  ucuna  taktığımız  vakum  aleti  veya  vakum  yapan  özel  enjektörler  vasıtasıyla  rahim  içindeki  alacağımız  materyali  vakum  özelliğinden  faydalanarak,  çekerek  almaktayız. Plastik  kanüller  kullanmak, diğer  yönteme  göre  daha  güvenlidir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

Kürtaj Hangi Durumlarda Gereklidir ?

Kürtaj  gebelik  ve  gebelik  dışı  durumlarda  yapılabilir. Gebelik  dışı  kanama  olduğunda  kanamayı  durdurma  amaçlı  veya  gebelik  dışı  anormal  durumlarda  rahim  ağzı  kanalı  ve  rahim  içinden  parça  almak  amacıyla  kürtaj  yapılabilir.

Gebelikte  ise  istenmeyen  gebelikte  10  haftaya  kadar  ve  bebekte  anomali  veya  annenin  tıbbi  durumu  gebeliği  kaldıramayacak  durumda  ise  ailenin  ve  doktorların  onayıyla  kürtaj  yapılır.

Ayrıca  gebelikte  bazen  kürtaj  yapmak  gerekli  olur. Bu  şartlar  ise  şunlardır:

  • Gebeliğin düşükle  sonuçlanması  ve  rahim  içinde  parça  kalması  (Abortus  İnkompletus)
  • Gebelik kesesi  büyüdüğü  halde  bebek  oluşmaması  (Boş  gebelik – Anembriyonik  gebelik)
  • Bebeğin kalp  atışının  olmaması (Ölü  bebek- Missed  abortus)

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Kürtaj Olan Kişi Ne Kadar Sürede İyileşir ?

Kürtaj  yapıldıktan  sonra,  eğer  kürtaja  ait  problem  yoksa, genel  anestezinin  etkisi  geçtikten  sonra  (yaklaşık  1-2  saat)  bayan  hastaneden  taburcu  edilir  ve  günlük  işlerine  bakabilir. Fakat  kürtaj  sonrası  hafif  ağrıları  olabilir. Bu  ağrılar, ağrı  kesicilerle  giderilir. Aynı  zamanda  bayanın  yaklaşık  7-10  gün  adet  kadar  veya  daha  az  miktarda  kanaması  olabilir. Bayan  kürtaj  günü  günlük  işlerini  yapabilecek  durumdadır. Fakat  kanaması  dahil  tamamen  iyileşmesi  10  günü  bulabilir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Kürtaj Sonrası Cinsel İlişki Ne Zaman Başlar ?

Kürtaj  sonrası  biz  10  gün  ilişkiyi  yasaklıyoruz.  Çünkü  bu  dönemde  bayanın  adete  benzer  kanaması  olabilir  ve  bu  zamanda  rahim  ağzı  biraz  açık  durabilir. Bu  dönemde  olan  cinsel  ilişki  enfeksiyon  ihtimalini  arttırır. Aynı  zamanda  ilk  10  günlük  dönemde  kanaması  olmasa  bile  bayanın  hafif  ağrısı  olabileceğinden  ilişki  ile  bu  ağrı  artabilir. Aynı  zamanda  ilk  10  günlük  dönemde  enfeksiyon  ihtimalini  azaltmak  için  vagene  su  kaçmasına  izin  vermeyiz. Yani  havuzu, denizi  ve  küveti  yasaklarız. Bayana   ayakta  duş  almasını  tavsiye  ederiz.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Fazla Sayıda Kürtaj Olmak Riskli Mi ?

Fazla  sayıda  kürtaj  olmak  riskli  olabilir. Çünkü  her  kürtajda  bebeğin  rahimde  yerleşip  geliştiği  yatakta  kürtaj  işlemi  yapıldığından  bu  tabaka  az  veya  çok  zarar  görebilir. Bu  şekilde  ileriki  yıllarda  gebe  kalma  etkilenebilir. Fakat  istenen  gebeliği  engelleyen  kürtaj  sayısı  belli  değildir. Fazla  sayıda  kürtaj  yapılan  bayanların  rahimlerinde  yapışıklık  olabilir. Bu  durum, istenen  gebeliği  engelleyebilir. Uygun  olmayan  şartlarda  kürtaj  olunmuşsa, hasta  doktorunun  önerilerine  uymadıysa,  sorunlu  bir  kürtaj  sonrası  ikinci  gebelik  bile  tehlikeye  girebilirken, uygun  şartlarda  sorunsuz  yapılan  kürtajlar  sonrasında  bile  istenen  gebelik  için  problem  olmayabilir. Kürtaj  sayısı  için  bir  sınır  yoktur. Fakat  sayı  arttıkça, sorun  olma  ihtimali  yükselir.  Fazla  sayıda  kürtaj  olup  hiç  problem  yaşanmayabilir de. Aslında  kürtaj  bir  doğum  kontrol  yöntemi  değildir. Sadece  istenmeyen  gebelikleri  yok  etmek  için  kullanılan  cerrahi  tekniktir. Bu  yüzden  bayanların  korunma  yöntemlerini  iyi  kullanıp  mümkün  olduğunca  az  kürtaj  olmaları  rahim  sağlıkları  açısından  önemlidir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

Kürtaj Yaptırmak Düşük Riskini Arttırır Mı ?

Kürtaj  sırasında  eğer  rahim  ağzı  fazla  genişletilirse  rahim  ağzındaki  tahribata  bağlı  olarak  sonraki  gebelikte  düşük  riski  artabilir. Gebelik  fazla  büyümeden  erken  haftalarda  yapılan  kürtaj  sonrasında  bu  risk  yok  denecek  kadar  azdır. Çünkü  bu  haftalarda  rahim  ağzını  genişletmeye  çok  gerek  yoktur  veya  gerek  olsa  bile  fazla  genişletilmez. Fakat  büyük  gebeliklerde  rahim  ağzı  genişletileceğinden  düşük  riski  artabilir.  Eğer  kürtaj  veya  kürtajlara  bağlı  olarak  rahim  içinde  yapışıklıklar  meydana  geldiyse,bebeğin  rahime  tutunup  gelişeceği  yer  daraldığından  düşük  riski  artabilir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Polikistik Over (PCO) Sendromu Tanısı Nasıl Konulur ?

Polikistik  over  tanısı  ultrasonlu  muayene  ve  tetkiklerle  konulur. Ultrasonlu  muayenede  yumurtalıkların  etrafında  tesbih  tanesi  gibi  dizili  kistçikler  izlenir. Biz  klinisyenler  bu duruma  polikistik  over  görüntüsü  deriz. Yumurtalıklarda  bu  görüntünün  görülmesi, vakanın  polikistik  over  hastası  olduğunu  göstermez. Çünkü  hiçbir  şikayeti  olmayan, düzenli  adet  gören  polikistik  over  hastası  olmayan  normal  bayanların  %20-30’unun  yumurtalıklarında  polikistik  over  görüntüsü  vardır. Bu  grupta tedaviye  gerek  yoktur.

Polikistik  over  sendromunda, yumurtalıklarda  polikistik  over  görüntüsü  yanında  şişmanlık, adet  düzensizliği,tüylenme,kısırlık  gibi  şikayetlerin  biri  veya  birkaçı  ile  birlikte  hormonal  tetkiklerden  LH, DHE-SO4, testosteron (erkeklik  hormonu)  gibi  hormonların  yüksekliği   saptandığında  tanı  konulur. Polikistik  over  hastalığı  tanısını  koyarken  bu  belirti  ve  bulguların  hepsinin  bir  arada  bulunması  şart  değildir. Polikistik  over  görüntüsü  ile  birlikte  saydıklarımızın  biri  veya  birkaçının  bulunması  tanı  için  yeterlidir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Polikistik Over (PCO) Hastalığını Hangi Doktorlar Nasıl Takip Etmelidir ?

Polikistik  overli  hastalar, hayatının  her  dönemi  doktor  takibinde  olması  gereken  hasta  grubudur. Polikistik  over  hastalığı  olan  bayanlar, hastalığa  bağlı  olarak  yüksek  östrojen  ve  testesteron  düzeylerine  sahip  olduğundan  adet düzensizliği, tüylenme, eğer  çocuk  isteniyorsa  çocuk  tedavisini  kadın  doğum  uzmanı  düzenler. Ayrıca  polikistik  overli  hastalarda  düşük  progesteron  düzeylerine  bağlı  olarak  dolaylı  yoldan  yüksek  östrojen  düzeyleri  olduğundan, yüksek  östrojene  bağlı  olarak  ilerleyen  yıllarda  rahim  kanseri  tehlikesi  diğer  bayanlara  göre  daha  fazladır. Jinekolog  bu  risklere  karşı da  hastayı  koruyucu  önlemleri  alır  ve  gerekli  takibi  yapar.

Jinekologun  uygun  verdiği  ilaçlar  tüylenme  için  tedavi  sağlar. Fakat  bu  tedavi  yeni  istenmeyen  tüy  oluşumunu  engeller. Daha  önce  oluşmuş  olan  tüyler  ise  epilasyon  yoluyla  yok  edilir. Tüylenme  için  hastanın  fayda  görebilmesi  için  ilaçlarını 6-8 ay   kullanması  gerekir.

Polikistik  overli  hastalar  şişman  olduklarından  ve de  şişmanlık da  hormonal  bozukluğu  tetiklediğinden  dolayı, şişmanlığın  tedavisi  için  dahiliye  muayenesi  ve  diyetisyen  takibi  ile  kilo  verimi  ve  kilo  kontrolü  sağlanmalıdır.

Polikistik  overli  hastaların  mutlaka  dahiliye  muayenesi  ve  takibi de  gerekir. Çünkü  bu  hastalarda  özellikle  ileri  yaşlarda  kolesterol  yüksekliği  buna  bağlı  kalp  damar  hastalıkları  ve  hipertansiyon  problemi  olur. Ayrıca  insulin  yüksekliği  görülür. İnsülin  rezistansı  olur  ve  şeker  hastalığı  ihtimali  yükselir. Dahiliye  uzmanı, kalp  damar  hastalıkları  ve  şeker  hastalığı  yönünde  önlem  alır  ve  takip  yapar.

Özetle; polikistik  over  hastaları, kadın hastalıkları  ve  doğum, dahiliye, cildiye  uzmanı  ve  diyetisyen  takibi  altında  olmalıdır.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Premenstruel (Adet Öncesi) Gerginlik Sendromu Nedir ?

Premenstruel  sendrom  (Adet  öncesi  gerginlik  sendromu), beklenen  adetten  10-15  gün  önce  başlayan  ve  adet  bitene  kadar  devam  eden  duygu  durum  değişiklikleri (depresyon,anksiyete), uykusuzluk,gerginlik, göğüslerde  hassasiyet, vücutta  şişkinlik,yorgunluk, sıcak basmaları, iştah  değişiklikleri, baş  ve  kasık  ağrısı, konsantrasyon  kusuru,sakarlık, ağlama  krizleri  gibi  davranışsal  değişiklikler  gibi  şikayetleri  içeren  sendromdur. Bu  şikayetler  eğer  bayanlarda  adetin  ikinci  yarısında  ve de  en  az 2  siklus  (adet  dönemi)  görülüyorsa  adet  öncesi  gerginlik  sendromu  tanısı  konulabilir.   Kadınlar  arasında  %75  oranında  görülür. %5’inde  ciddi  derecede  olur.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Premenstruel (Adet Öncesi) Gerginlik Sendromunda Görülen Belirtiler Nelerdir ?

Premenstruel  sendromda  (Adet  öncesi  gerginlik  sendromu), duygu  durum  değişiklikleri (depresyon,anksiyete), uyku  bozukluğu, psikolojik  gerginlik, göğüslerde  hassasiyet  ve  gerginlik, vücutta  şişkinlik,ödem, kilo  alma, bulantı, kusma, yorgunluk, sıcak basmaları, iştah  değişiklikleri, tansiyon  yüksekliği, görme  bulanıklığı, baş  ve  kasık  ağrısı, konsantrasyon  kusuru, enerji  kaybı, sakarlık, ağlama  krizleri  gibi  davranışsal  değişiklikler  görülür. Adet  öncesi  sendromu  olan  bayanlarda  adet  ağrısı  daha  şiddetli  görülür. Bir  hastada  bu  belirtilerin  hepsinin  birden  olması  şart  değildir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Premenstruel (Adet Öncesi) Gerginlik Sendromu Nasıl Tedavi Edilir ?

Premenstruel  sendrom  (Adet  öncesi  gerginlik  sendromu), öneriler  ve  ilaç  desteği  ile  tedavi  edilir. İlk  önce  yeme  alışkanlığının  değiştirilmesi  gerekir. Az   ve  sık, yağsız  karbonhidrattan  zengin  düzenli  dengeli  beslenmek  gerekir. Ayrıca  kafein, alkol,sigara, çikolatadan  uzak  durmak  faydalı  olur. Stres  ile  başa  çıkabilmek  için  yoga  veya  düzenli  egzersiz  tedavide  etkilidir. Düzenli  egzersiz, serotonin  hormonunun  artmasını  sağlayarak  tedavide  etkili  olur.

İlaç  tedavisi  olarak; şişkinlik  ve  ağrı  için günde  1 gr  kalsiyum, ödemi  engellemek  için  günde  300mgr  magnezyum  kullanılır. Ayrıca  anti-oksidan  olan  B  ve  E  vitaminleri, non-steroid  anti  enflamatuar  ilaçlar, ödem  için  aldosteron  antagonisti  olan  spironolakton  faydalıdır. Tedavide  bitkisel  ilaçlar da  öne  sürülmüştür. Selektif  serotonin  gerialım  inhibitörü  olan  fluoxetine  %60  etkilidir.  Tedavi  rejimi  adetten  15  gün  önce  başlanmalı  ve  adete  kadar  devam  edilmelidir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Rahim Ağzı Kanser Aşısı Kimlere Yapılmalı ?

İdeal  olarak  aşı, HPV  ile  daha  önce  temas  etmemiş, cinsel  ilişkiye  başlamamış  9-13  yaş  arasındaki  genç  kızlara  yapılmalıdır. Son  yıllarda  45-55  yaşına  kadar  aşı  yapılmaktadır. Aşıdan  önce  HPV  testi  yaptırmaya  gerek  yoktur. Daha  önce  HPV  ile  teması  olmuş  kişilere  bile  aşı  yapılabilir. Aşı, gebelere  uygulanmaz  fakat  emziren  annelere  yapılabilir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Rahim Ağzı Kanser Aşısı Sonrası Cinsel İlişkide Dikkat Etmek Gerekir Mi ?

Aşı  olunsa  bile  cinsel  ilişkide  mutlaka  dikkat  etmek  gerekir. Çünkü  aşı  sadece  HPV  virüsüne  karşı  koruma  sağlar. Oysa ki  cinsel  ilişki  ile  HIV,hepatit B, C, diğer  virüsler, gonore (bel  soğukluğu), sifiliz (frengi), klamidya, ureaplasma  gibi  bakteriyel  enfeksiyonlar  bulaşabilir. Aşı  bu  enfeksiyonlara  karşı  koruma  sağlamaz. Bu  yüzden  HPV  dışındaki  diğer  enfeksiyonlar  için  mutlaka  dikkatli  olmak  gerekir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

Rahim Ağzı Kanser Aşısının Başarı Oranı Nedir ? Kaç Sene Etkilidir ?

Rahim  ağzı  kanser  aşıları  tip  16,18’e  karşı  geliştirilmiştir. Aşı  bu  tiplere  karşı  %100’e  yakın  oranda  koruyuculuk  sağlar. Aşıların  diğer  HPV  tiplerine  karşı  da  %55-90  arasında  çapraz  koruma  yaptığı  yönünde  çalışmalar da  mevcuttur.

Rahim  ağzı  kanser  aşıları, yeni  aşılar  olduğu  için, aşının  ilk  zamanlarından  bu  zamana  kadar  yapılan  çalışmalara  göre  7  sene  koruyuculuğu  olduğu  saptanmıştır. Aşının  kullanımıyla  birlikte  ilerleyen  yıllarda  yapılacak  çalışmalarla  koruyuculuğun  ne  kadar  devam  edeceği  veya  3  doz  yapılan  aşının  ömür  boyu  koruyucu  olup  olmadığı  netleşecektir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Kolposkopi Nedir ?

Kolposkopi, kolposkop  denilen  özel  bir  cihazla  rahim  ağzının  incelenmesidir. Kolposkop;  rahim  ağzının  normal  ve  özel  yeşil  ışık  vasıtasıyla  5-15  kez  büyütülerek  incelenmesini  sağlayan  özel  bir  alettir. Bu  sayede  çıplak  gözle  görülmeyen  bazı  anormallikler  görülebilir. Anormal  görülen  bölge  ve  bölgelerden  biyopsi  alınabilir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Rahim Ağzı Kanseri Öncü Lezyonları (CIN 1-2-3) Nasıl Tedavi Edilir ?

Elektrokoagülasyon (Yakma): Elektrik  enerjisinin  termal (ısı)  enerjine  dönüştürülmesiyle, ısı  enerjisi  kullanılarak  rahim  ağzındaki  anormal  hücrelerin  yok  edilmesidir.

-Kriyoterapi (dondurma): Nİtröz  oksit  veya  karbon dioksit  kullanılarak rahim  ağzındaki  anormal  hücrelerin  dondurularak  yok  edilmesidir.

-Karbon dioksit  lazer: Lazerle  anormal  hücrelerin  yok  edilmesidir.

-Loop  Elektrosurgical  Excision  Procedure (LEEP):  Elektrik  enerjisi  kullanılarak  rahim  ağzındaki  anormal  kısmın  çıkarılmasıdır. Günümüzde  en  sık  uygulanan  yöntemdir. Kanama  riski  vardır.

-Soğuk  Konizasyon: Bistüri  yardımıyla  rahim  ağzından  koni  şeklinde  parça  çıkarılmasıdır. Kanama,enfeksiyon, rahim  ağzı  tıkanması, gebelikte  düşük  ve  erken  doğum  riski  vardır.

-Histerektomi: Mevcut  tedavilerin  başarılı  olmadığı  veya   çocuk  istemeyen, ayrıca  takibe  düzenli  gelemeyecek  yüksek  gradeli  hastalara  histerektomi  yapılır. Ayrıca  mikroinvazyon, konizasyon  sınırında  CIN 3 varsa, histerektomi  gerektirecek  başka  durumlar da  (myom, prolapsus, endometriozis,pelvik  enflamatuar  hastalık  vs.)  varsa  histerektomi  yapılabilir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

Rahim Ağzı Kanserinin Risk Faktörleri Nelerdir ?

-Çok  sayıda  cinsel  partner

-Cinsel  aktivitenin  erken  yaşta  başlaması (16 yaş  öncesi)

– Yüksek  riskli  cinsel  partner (çok  sayıda  cinsel  partner  hikayesi,HPV  enfeksiyonu, alt  genital  sistem  kanseri  veya  serviks  kanseri  olan  biriyle  daha  önce  cinsel  ilişkinin  olması)

-Cinsel  yolla  bulaşan  hastalık  öyküsü

-Sigara  kullanımı: Sigara  dumanındaki  karsinojenler  (nikotin  ve  major  metaboliti  kotinin)  özellikle  servikal  mukusta  birikir. Tek  başına  risk  faktörü  olabildiği  gibi  HPV  ile  birlikte  rahim  ağzı  kanser  riskini  arttırır.

-Rahim  ağzı   kanseri  aile  öyküsü

-HIV  (AIDS)  enfeksiyonu  ve  diğer  immün  supresyon  durumları

-Erken  yaşta  doğurmak

-Erken  yaşta  evlilik  veya  çok  kere  evlenmek

-Çok  doğum  yapmak

-Uzun  dönem  oral  kontraseptif (doğum  kontrol  hapı)  kullanımı

-Düşük  sosyoekonomik  düzey

-HPV  enfeksiyonu  (EN  ÖNEMLİ  RİSK  FAKTÖRÜ)  Rahim  ağzı  kanserinin  %99.7’sinde  HPV  varlığı  gösterilmiştir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Rahim Ağzı Kanserinden Nasıl Korunabilirsiniz ?

Rahim  ağzı  kanserinin  sebebi, HPV  virüsüdür. Bu  virüste  cinsel  yolla  bulaştığı  için teorik  olarak   cinsel  ilişkiye  girmemek  tabi ki  koruyucu  olacaktır. Fakat  pratikte  önerimiz  eşlerin  tek  eşli  olmasıdır. Tek  eşli  olarak  HPV  enfeksiyonu  ile  karşı  karşıya  kalınmaz  ve  böylece  rahim  ağzı  kanserinden  korunulmuş  olur.

Sigara  dumanındaki  karsinojenler   (nikotin  ve  major  metaboliti  kotinin)  özellikle  servikal  mukusta  birikir. Tek  başına  risk  faktörü  olabildiği  gibi  HPV  ile  birlikte  rahim  ağzı  kanser  riskini  arttırır. Bu  yüzden  sigara  kullanmamak  koruyucu  olur.

Ayrıca  erken  yaşta  ilişkiye  başlamamak  ve  her  sene  jinekolojik  muayene  ile  pap-smear  testi  yaptırmak  koruyucudur.

Son  yıllarda  rahim  ağzına  kanserine  karşı  geliştirilen  aşılarla  da  koruyuculuk  sağlanmaktadır. En  ideali,  HPV  enfeksiyonu  ile  henüz  daha  karşılaşmamış, cinsel  ilişkiye  başlamamış  kızlara  aşı  uygulanmasıyla  koruyuculuk  sağlanmış  olur.

Genital  siğillerden, kanser  öncesi  lezyonlardan  ve  kanserden  aşı  ile  korunulabilir. Aşıdan  sonra da  doktor  kontrolü  gerekir  ve  rahim  ağzı  kanseri  erken  tanısı  için  Pap-smear  testi  ile  kontrolü  şarttır.

Aşı, 6  ay  içinde  3 doz  olarak  koldan  uygulanır. Dünyada  Türkiye’de  dahil  80’den  fazla  ülkede  uygulanmaktadır.

Prezervatif  (kondom), cinsel  yolla  bulaşan  hastalıklara  karşı  korurken, HPV’ye  karşı  koruyucu  değildir. Çünkü  HPV  kasık  bölgesinde  temasla  geçebilir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

 

Rahim Ağzı Kanseri Nasıl Teşhis Edilir ?

Rahim  ağzı  kanseri  bazı  özel  testlerle  teşhis  edilir.

-Pap-Smear: Tarama  testidir. Erken  tanı  için  her  yıl  yapılmalıdır. Rahim  ağzı  sürüntü  tahlilidir. Konvansiyonel  ve  sıvı  bazlı  olarak  iki  tipte  değerlendirilebilir. Doğruluk  oranları  sırasıyla  %30-87, %85-95  arasında  değişir.

-Kolposkopi:  Kolposkopi, kolposkop  denilen  özel  bir  cihazla  rahim  ağzının  incelenmesidir. Kolposkop;  rahim  ağzının  normal  ve  özel  yeşil  ışık  vasıtasıyla  15-40  kez  büyütülerek  incelenmesini  sağlayan  özel  bir  alettir. Bu  sayede  çıplak  gözle  görülmeyen  bazı  anormallikler  görülebilir. Smear  testi  problemli  çıkan  olgularda  kolposkopi  yapılmalıdır. Kolposkopi  eşliğinde  anormal  görülen  bölge  ve  bölgelerden  biyopsi  alınabilir. Biyopsi  ile  kesin  tanı  konur.

-ECC (Endoservikal  küretaj):  Rahim  ağzı  kanalını  kürete  ederek  rahim  ağzı  kanalını  kanser  yönünde  değerlendirmek  için  yapılan  testtir.

-HPV  testi: Bu  test  ile  HPV’nin  yüksek  veya  düşük  riskli  tipi  saptanarak  takip  programı  belirlenir. HPV  saptanmazsa  senelik  pap-smear  takibi  yapılır. Düşük  riskli  HPV  çıkarsa  6-12  ayda  bir  pap-smear  yapılır. Yüksek  riskli  HPV  bulunur  ise  kolposkopi  yapılmalıdır.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

 

Cinsel Birleşme Olmadan Vaginismus Tespit Edilebilir Mi ?

Bayanların  cinsel  beraberlik  yaşamadan  önceki  zamanlarında, yetersiz  cinsel  eğitimi  varsa  veya  cinsel  ilişkiye  ait  sosyal  çevresinden  yanlış,korkutucu  sözler  duyduysa, vaginismus  ile  karşı  karşıya  kalma  ihtimalleri  yükselir. Beynine  yerleşen  bu  korkular, ilişkide  vajenin  istemsiz  kasılması  şeklinde  kendini  gösterecektir. Bu  durumu  önlemenin  yolu  ise; yetersiz  cinsel  eğitimi  veya  cinsellik  ile  ilgili  korkuları  olan  bu  kişilerin  cinsel  beraberlik  öncesi  konunun  uzmanından  destek  almasıdır.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Vajinismusun Tedavisinde Eşlerin Fonksiyonu Ne Kadardır ?

Vajinismusun  tedavisinde  eş  desteği  önemli  yer  alır. Kıyaslayacak  olusak; cerrahi  veya  medikal  tedavi  gerektiren  durumlarda, psikolojik  tedavi  gerektiren  durumlara  göre  daha  az  eş  desteği  gerekir. Çünkü  cerrahi  veya  medikal  tedavi  gerektiren  durumlarda  sadece  eşinin  yanında  olarak  desteği  yeterli  olurken, psikolojik  tedavi  gerektiren  durumlarda  ise  tedavi  aşamalarına  eşlerin  beraber  katılması, vajinismus  tedavisinde  başarı  oranını  yükselten  unsurdur. Aynı  zamanda  tedavide  eşinin  de  bulunması  tedavi  sürecini  kısaltacaktır.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Doğumdan Sonra Tekrar Gebe Kalmak İçin En Az Ne Kadar Süre Geçmelidir ?

Annenin  doğumdan  sonra  fizyolojisinin  düzelmesi, kendini  toplaması, bebeğine  ilgi  göstermesi, yeteri  kadar  emzirmesi, onun  fiziksel  ve  zihinsel  gelişmesine  destek  sağlaması  için   en  az  2  sene  gerekir.  Eğer  bu  süre  içinde  yeni  bir  gebelik  oluşursa, anne  doğmuş  bebeğini  yeterli  emziremez  ve  onun  gelişimine  katkısı  yeteri  kadar  olamaz. Bu yüzden  biz  doğumdan  sonra  yeni  gebelik  için  en  az  iki  sene  geçmesini  öneririz.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Adet Ağrısında Doktoru Başvurmak Gerekir Mi ?

Adet  ağrısında  doktora  başvurmak  gerekir. Çünkü  adet  ağrısı  başka  ağrıları  taklit  edebilir. Yine  adetli  dönemde  başka  ağrı  yapan  sebepler  beraber  görülebilir. Bu  yüzden  klinisyenler  ağrının  tipini, bölgesini  ve  muayeneye  göre  cerrahi  gerekip  gerekmediğini  araştırır  ve  bu  sonuçlara  göre  adet  ağrısı  tanısı  konulursa  ağrı  kesici  tedavi  uygulanır  ve  diğer  aylardaki  adet  ağrıları  için  önlem  alınır.Eğer  bu  ağrıyı  yapan  sebep  farklıysa  o  zaman  sebebe  yönelik  tedavi  yapılır.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Anormal Adet Nedir ?

21-35  günler  arasında  görülen, 2-6  gün  süren, 20-60  ml  kan  kaybedilen  normal  adet  tanımının  dışındaki  her  durum  adet  bozukluğu  (anormal  adet)  olarak  adlandırılır. Konuyu  açıklayacak  olursak:

Oligomenore : Genellikle  35 günü  geçen  seyrek  adet  görme  durumudur.

Polimenore : 21  gün  veya  daha  sık  adet  görmedir.

Menoraji : Düzenli  olan  fakat  5  günden  fazla  ve  miktarı  80  ml  den  fazla  kanama  halidir.

Metroraji : Düzeni  belli  olmayan  tamamen  düzensiz  kanama  demektir.

Menometroraji : Zamanı  düzensiz  ve  sık  aralarla  olan  fazla  miktarda  uzun  süreli  kanamadır.

Hipomenore : Zamanı  düzenli  fakat  miktarı  az  olan  adet  kanamasıdır.

İntermenstrüel  kanama : Normal  adetler  arası  dönemde  oluşan  az  miktarda  kanamadır.

Postkoital  (İlişki  sonrası) kanama : İlişki  sonrası  olan  kanamadır.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Yeni Adet Gören Genç Bayanlarda Fazla Kanama Olur Mu ?

Genç  bayanların  yeni  adet  görme  döneminde  düzenli  yumurtlama  olamadığı  için  bayanda  hormonlar  düzenli  bir  denge  içinde  çalışamadığından  östrojen  fazlalılığı  olur  ve  rahim  içi  tabaka  kalınlaşır. Belli  bir  adetsiz  dönemden  sonra, uzunca  süren  fazla  kanama  dönemi  meydana  gelir. Bazen  bu  durum  tedavi  gerektirebilir. Bunun  dışında  genç  bayanlarda  tedaviye  dirençli  fazla  kanama  durumlarında, bayanda  doğuştan  pıhtılaşma  faktör  eksikliği  akla  getirilmelidir.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Adeti Seyrek Görmenin Sebepleri Nelerdir ?

Eğer  adetin  ilk  gününden  diğer  adetin  ilk  gününe  kadar  geçen  süre  35  günü  geçiyorsa, seyrek  adetten  bahsedilir. Bunun  sebepleri  arasında  polikistik  over  (yumurtalıklarda  küçük  kistçikler), yumurtalık  kistleri, prolaktin (süt  hormonu)  fazlalığı, guatr  olması, kadınlık  hormonlarında    dengesizlik, genç   kızlarda   adeti  yeni  görmeye  başlamak  veya  menopoza  yakın  dönemde  olmak  yer  alır.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Adet Düzensizliği Tedavisi Nasıl Yapılır ?

Adet  döneminde  normalden  biraz  fazla  kanaması  olan  hastalarda  bazı  ağrı  kesiciler  kanamayı  azaltmak  için  kullanılır. Hem  kanaması  fazla  olan  hem  de  gebelikten  korunmak  isteyen  bayanlara  hormonlu  spiral  önerilir. Tiroid  hormonunun  az  veya  çok  seviyede, prolaktin (süt  hormonu) hormonunun  yüksek  seviyede  olmasında  bu  hormonları  normale  getirecek  medikal  veya  cerrahi  tedavi  yapılır. Enfeksiyon  varsa  tedavi  edilir.  Yerinden  kaymış  bir  spirale  bağlı  kanama  bozukluğu, spiralin  çekilmesi  ile  sonuçlanır. Eğer  rahim  içinde  veya  rahim  ağzında  polip  varsa  polip  alınması (polipektomi)  şeklinde  cerrahi  müdahale  yapılır.  Rahim  içinde  yapışıklık  varsa  operatif  histereskopi  ile  düzeltme  işlemi  yapılır.  Rahimde  myom (ur)  varsa  ilaç  tedavisi  ile  kanamalar  durdurulamıyorsa  veya  bayanda  myom  şikayet  yapıyorsa  histereskopik  veya  açık  ameliyatla  myomun  alınması (myomektomi)  veya  rahimin  alınması (histerektomi)  ile  tedavi   edilir. Polikistik  over  (yumurtalıklarda  kistçikler)  hastalığında  ilaç  tedavisi  yapılır. Yumurtalıklarda  kist  varsa  ilaç  tedavisi  ile  tedavi  edilemezse  kistin  alınması (kistektomi)  veya  yumurtalığın  alınması (ooferektomi)  şeklinde  tedavi  edilir. Fakat  bayanda  muayene  ve  ultrasonda  herhangi  bir  anormallik  saptanamazsa  östrojen  ve  progesteron  veya  sadece  progesteron  içeren  hormon  hapları  ya da  doğum  kontrol  hapları  ile  adetler  düzenlenir. Özetlersek; adet  düzensizliğinde  sebebe  yönelik  tedavi  yapılır. Sebep  yoksa  adet  düzenleyici  ilaç  tedavisi  uygulanır.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Adet Söktürücülerle Nasıl Adet Görülür ?

Adet  söktücü  olarak  kullanılan  haplar  progesteron  içerir. Bu  haplar  adet  olamayan  bayanlara  verildiğinde  hapın  etkisiyle  rahim  içi  tabaka  gelişir. Hapın  kesilmesi  ile  birlikte  hormon  seviyesinin  kanda  ani  düşmesine  bağlı  olarak  rahim  içi  tabaka  bozulur  ve  dökülür. İşte  bu  rahim  içi  tabakanın  dökülmesi  adet  olarak  bilinir.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Adet Geciktirici Haplar Nasıl Kullanılır ?

Adet  geciktirici  haplar, beklenen  adetten  5-7  gün  önce  başlanır. Adet  görmek  istenen  tarihten  2-3  gün  öncesine  kadar  kullanılır. Piyasada  kullanılan  adet  geciktirici  haplar  günde  2-3  kez  yutularak  etki  gösterir. Yalnız  kullanmaya  başladıktan  sonra  bu  hapları  unutmamak  gerekir. Eğer  hap  unutulursa  bayan  aklına  gelir  gelmez  yutmalıdır. Eğer  sabah  yutacağı  hap, akşam  aklına  gelirse, akşam  ikisini  birden  yutmalıdır. Hap  içmek  unutulduğunda  leke  şeklinde  kanama  olabilir  bu  durumda  hapa  devam  edilebilir.  Fakat  unutulduğunda  normal  adetin  başlama  tehlikesi  vardır. Eğer  hap  içerken  adet  başlamışsa  hapa  devam  etmenin  bir  faydası  yoktur. Bayan  hapını  içmeyi  unuttuğu  için, istediği  tarihten  daha  önce  adetini  görecektir.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Adet Geciktirici Hapların Zararı Var Mı ?

Tabi ki  her  ilaç  gibi  bu  haplarda  gereğinden  fazla  kullanılırsa  zararlı  etkileri  çıkar. Bu  haplar  sadece  özel  zamanlarda  adeti  geciktirmek  amacıyla  senede  1-2  kez  kısa  dönem  kullandığımız  için  zararlı  etkileri  pek  görülmez.  Bu  hapları  bayanın  devamlı  kontrolsüz  bir  şeklide  kullanması  tavsiye  edilmez.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Ağrılı Cinsel İlişkisi (Disparoni) Olan Bayanlar Doktora Başvurmalı Mı ?

Ağrılı  cinsel  ilişkisi  olan  bayanlar  mutlaka  doktora  başvurmalıdır.  Çünkü  doktor  tarafından  yapılan  muayenede  ağrılı  ilişkiye  sebep  olabilecek  iltihap, ur, kist, endometriozis (rahim  içi  tabakanın  karın  içinde de  olması), östrojen  azlığına  bağlı  vaginal  kuruluk  gibi  tıbbi  açıdan  tedavisi  gereken  bir  durum  saptanabilir. Bu  durumların  tedavisi  ile  ağrılı  ilişki  ortadan  kalkar.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Bio Feedback Kegel Egzersiz Tedavisi Hangi Hastalıklarda Uygulanır ?

Bio feedback  Kegel  egzersiz  tedavisi, idrar  kaçırmada, hafif  derecedeki  rahim  sarkmalarında, doğum  sonrası  vajinada  meydana  gelen  tahribat  nedeniyle  olan  cinsel  fonksiyon  bozukluğunda,vulvadini (kadın genital  dış  bölgesi  ağrısı),  ağrılı  ilişki (disparoni),cinsel  fonksiyon  bozukluğu (vajinal  gevşeklik,hissizlik vs)  ve  vajinismus (ilişkiye  girememe) tedavisinde  kullanılır. Bu  tedavi  yöntemi  ile  %70-85  oranında  başarı  sağlanmaktadır. Bu  tedavi  yöntemi  ile  ameliyattaki  başarı  oranlarına  denk  oranlarda  başarı  oranı  ameliyatsız  ve  yan  etkisiz  bir  şekilde  sağlanmış  olur.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Dış (Ektopik) Gebelik Nasıl Tedavi Edilir ?

Dış  gebelik  daha  çok  cerrahi  olarak  tedavi  edilir. Hastanın  muayene  bulguları  ve  mevcut  ekipman  durumuna  göre  ameliyat  ile  tedavi  açık  veya  laparoskopik (kapalı)  yöntem  ile  yapılabilir. Hastanın  muayene, ultrason  ve  laboratuar  bulgularına  göre  uygun  vakalarda  ilaç  tedavisiyle  dış  gebelik  yok  edilebilir. Fakat   çok  nadiren  cerrahi  ve  ilaç  tedavisine  gerek  kalmadan  dış  gebelik  kendiliğinden  yavaş  yavaş  kaybolabilir.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Dış (Ektopik) Gebelik Riskini Arttıran Durumlar Nelerdir ?

DIŞ  (EKTOPİK)  GEBELİK  RİSKİNİ  ARTTIRAN  DURUMLAR  NELERDİR?

Bayanlarda  tüp  ve  yumurtalık  bölgesinde  enfeksiyon  olması  tüplerde  tıkanıklık  ve  işlev  bozukluğu  yaptığından  dış  gebeliğe  neden  olabilir. Spiral  kullanımı, daha  önceden  karın  içi  ameliyat  geçirmiş  olmak, tüpleri  bağlattıktan  sonra  tekrar  açtırmak,  infertilite  (kısırlık)  tedavisi  görmek, sigara  kullanmak  dış  gebelik  riskini  arttırır.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Ağrısız (Epidural) Doğumda Epidural Anestezi Ne Zaman Uygulanır ?

Epidural  anestezi  ile  hasta  sezaryen  olacaksa,  doğum  sancılarını  beklemeye  gerek  yoktur. Fakat  normal  doğumda, gerçek  doğum  sancıları  başladıktan  sonra  (rahim  ağzı  4  cm açıldığında) epidural  anesteziyi  uygulamak  gerekir. Çünkü  gerçek  doğum  sancıları  başlamadan  uygulanırsa, epidural  anestezi  doğumu  durdurabilir. Bu  yüzden  gebe, gerçek  doğum  sancılarına  kadar  olan  hafif  ağrıları  hissettikten  sonra  epidural  anestezi  uygulandığından, aslında  ismi  ağrısız  doğum  olsa  da  yine  de  hafif  ağrılar  hissedilmiş  olur. Fakat  uygulandıktan  sonra  asıl  yüksek  şiddet  ve  sıklıktaki  doğum  sancıları  hissedilmez.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Ağrısız (Epidural) Doğum Kimlere Uygulanmaz ?

Doğumda  epidural  anestezi, normal  doğurmak  isteyen  ve  doğumunu  ağrısız  yani  epidural  anestezi  ile  yapmak  isteyen  herkese  uygulanabilir. Kadın  doğum  açısından  negatif  bir  durum  yoktur. Fakat  gebede  trombosit  düşüklüğü, kanamaya  eğilim, uygulanacak  bölgede  enfeksiyon  veya  nörolojik  hastalık  mevcutsa, anestezi  uzmanının  muayenesi  sonucunda  bu  yöntem  uygulanmaz.   

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Yalancı Doğum Sancısı Nedir ?

Genelde  gebeliğin  son  ayında  olan  ama  doğuma  1,5-2 ay  kala da  başlayabilen  doğum  sancısını  taklit eden  sancılardır. Bu  sancılar  rahmi  normal  doğuma  hazırlayan  sancılardır. Anne  adayı, özellikle  ilk  gebeliği  ise, bu  sancılarla  gereksiz  telaşlanır. Halbuki  yapılması  gereken  şey, istirahat  etmek, bebek  hareketlerini  saymak, sancıların  gelme  sıklığı  ve  süresini  hesaplamaktır.  Çünkü  yalancı  doğum  sancıları  düzensizdir  3-5  dakika  gibi  düzenli  aralıkla  gelmezler  ve  sancılı  geçirilen  süreler  de  eşit  değildir. Aynı  zamanda  istirahat  ile  azalır  geçerler. Yalancı  doğum  sancıları  doktora  başvurmayı  gerektirmez  fakat  istirahat  ile  sancılar  geçmiyorsa, düzenli  aralıklarla  geliyorsa  veya  sol  yan  tarafa  dönük  pozisyonda  20  dakika  istirahatte  bebek  hareketleri  3’den  az  hissedildiyse  doktora  başvurmak  gerekir.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Gebelikte Folik Asitin Önemi Nedir ?

Gebelik  öncesi  ve  gebeliğin  ilk 3  ayında  0,4 mg/gün  folik  asit  desteği  yapılmalıdır. Folik  asit  desteğinin  amacı  spina  bifida  (omurganın  açık  kalması), ensefalosel (beynin  kafatası  kemiğinin  dışına  çıkması)  ve  anencephali (beynin  gelişmemesi)  gibi  bebeğin  merkezi  sinir  sistemi  anormalliklerini  en aza  indirmektir.

Gebelik  öncesi  şeker  hastalığı  olan  ve  epilepsi  tedavisi  nedeniyle  ilaç (valproik  asit  ve  karbamazepin)  kullanan  gebelerde   nöral  tüp  defekti  riski  daha  yüksek  olduğu için   bu  bayanlar  günde  en  az  1 mg  folik  asit  almalıdır.

Daha  önceki  gebeliğinde  nöral  tüp  defekti  hikayesi  olan  kadınlara  günde  4 mg  folik asit  önerilir. Gebelikten  yaklaşık  1-3  ay  önce  desteğe  başlanır, gebeliğin  ilk  12  haftası  boyunca  devam edilir. Araştırmalar   bu  miktarda  kullanımın  nöral  tüp  defekti  tekrarlama  riskini  %70  oranında  azalttığını  göstermektedir.

Doğal  folik  asit  kaynakları  brokoli, semizotu, ıspanak  gibi  yeşil  yapraklı  sebzeler, turunçgiller, kuru  fasulye, nohut  gibi  baklagiller, yumurta  sarıdır. Ekmek, pirinç, makarna da  folik asitçe  zengindir  fakat  bu  besinler  tüketilse  bile  gebelik  öncesi  ve  gebelikte  folik  asit  desteği  verilmelidir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Gebeliğin İlk 3 Ayında Ultrason İle Neler Araştırılır ?

Gebeliğin  ilk  3  ayında, bebeğin  rahim  içinde  oluşup  oluşmadığı  ve  kalp  atışının  olup  olmadığı  araştırılır. Bu  sayede  boş  gebelik, iç  ve  dış  gebelik  ayırımı  yapılır. Bebeğin  gelişimi  değerlendirilir. 3.  ayın  sonunda  ise  bebeğe  ait  anomali  olup  olmadığı  araştırılır  ve  ense  kalınlığı  ölçümü  yapılır.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Gebeler Takiplerinde Kaç Kez Ultrason Yaptırmalı ?

Gebeler, ilk  10  hafta  içinde  bebeğin  rahim  içinde  ve  kalp  atımının  olduğu  normal  halinin  saptanması  için  ultrason  yaptırmalı,   11-14  hafta  arasında  ense  kalınlığı  ölçümü  ve  bariz  bir anomali  olup  olmadığının  araştırılması  için  ultrasona  girmelidir. 21-23.  Haftalar  arasında  ayrıntılı  ultrason  ve  kalp  anomalisi  incelemesi  yapılır. 32  hafta  civarında  bebeğin  gelişme  geriliği  değerlendirilir. Bebeğin  son ayında  ise  bebeğin  gelişimi, su miktarı, bebeğin  eşinin (placenta) yerleştiği  bölge   ve  önde  gelen  kısmı  incelenir. Bu  şekilde  gebe,  takibinde  en  az  5 kez  ultrason  ile  değerlendirilmelidir.  Fakat  gebe  ve  bebeğin  durumuna  göre, takip  eden  doktorun  takdirine  bağlı  olarak  ultrason  tetkikinin  sayısı  arttırılabilir.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Gebelikte İkili Tarama Testi Ne Zaman Ve Nasıl Yapılır ?

Gebelikte  ikili  tarama  testi  gebeliğin  11-14  haftaları  arasında  yapılır. İlk önce  ultrason  ile  bebeğin  baş-popo  mesafesi  ve  ense  kalınlığı  ölçümü  yapılır. Bu  testi  yaparken  ayrıca  bebeğe  ait  bariz  bir  anomali  var mı?  değerlendirilir. Bebeğin  haftası  ve  baş-popo  mesafesi  değerleri  ikili  test  için  uygunsa  bu  değerler  ikili  test  istem  kağıdına  yazılır  ve  annenin  kanı  alınır. Kanda  PAPP-A  ve  free β-HCG  değerlerine  bakılır. Ultrasondaki  ve  kandaki  ölçülen  değerler  annenin  yaşı, ırkı, şeker  hastalığı  olup  olmadığı, sigara  kullanıp  kullanmadığı, daha  önceden  anomalili  bebek  sahibi  olup  olmadığı  parametreleri  de  bilgisayar  programına  eklenerek  down  sendromu  ve  trizomi  13/18  gibi  bazı  kromozomal  hastalıklar  için  risk  ortaya  çıkar.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Gebeliğin İlk 3 Ayındaki Kanamalar Normal Midir ?

Gebeliğin  yaklaşık  4.  haftasına  denk  gelen  zamanda  gebeliğin  rahime  yerleşme  kanaması  olabilir  ve  bu  durum  normal  olarak  değerlendirilebilir.  Fakat  bu  zamandan  sonra  olan bütün  vaginal  kanamalar  anormaldir  ve   doktor  tarafından  ultrasonografi  ile  değerlendirilmelidir.  Çünkü  ilk  3  ayda  boş  gebeliğe, dış  gebeliğe, bebeğin  gelişmeyip  kalp  atımının  durmasına, düşük  tehditine  ve  düşüğe  bağlı  olarak  kanama  olabilir. Ultrasonografi  ile  kanamanın  sebebi  anlaşıldıktan  sonra, cerrahi  veya  ilaç  tedavisi  planlanmalıdır.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Gebelikte Cinsel İlişki Bebeğe Zarar Verir Mi ?

Bebek, etrafındaki  su  ve  kese  ile  birlikte  rahmin  içinde  dış  etkilere  karşı  korunmuş  durumdadır. Bu  yüzden  gebelikte  cinsel  ilişki  bebeğe  zarar vermez. Rahim  ağzı  kapalı  olduğundan  ilişkide  bebeğe  ulaşmak  imkansızdır. Fakat  gebe  ilişki  sırasında  karın  bölgesine  olabilecek  baskı  ve  basınçtan  kendini  korumalıdır.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Gebelikte Cinsel İlişkide Erkeğin Dikkat Etmesi Gerekenler Nelerdir ?

Gelişim  ve  kromozomal  açıdan  normal  olan  bir  gebelikte; kasık ağrı, kanama, sancı  gibi  şikayetler  yok  iken  yapılan  cinsel  ilişki  gebeliğin  akibetini  olumsuz  yönde  etkilemez. Fakat  yine de  erkeğin  dikkat  etmesi  gereken  bazı  önemli  noktalar  olabilir. Gebelik  büyüdükçe, karın da  büyüdüğünden, erkek  karın  bölgesine  baskı  yapmamaya  dikkat  etmelidir. Ayrıca  erkeğin  menisindeki  bazı  maddeler, ilişkiye  bağlı  olarak  hamilede  artan  bazı  maddeler  ve  ilişkinin  şiddeti, sancıları  başlatabilir. Bu  yüzden  erkek  ilişkinin  şiddetini  ayarlamalıdır. Ayrıca  erkeğin  menisinin  sancı  başlatma  ihtimalinden  dolayı, erkek  dışarıya  boşalmalı  veya  prezervatif  kullanmalıdır. Fakat  kaza  ile  meni  vajinaya  kaçtıysa, bayan  kesinlikle  vajinayı  yıkamamalıdır. Çünkü  yıkamaya  bağlı  olarak  vajinada  meydana  gelebilecek  enfeksiyon, gebeliği  daha  fazla  tehlikeye  sokabilir.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Doğum Sonrası Problemler Nelerdir ?

Doğum  sonrası  kanama  problemi  olabilir. Kanama rahim, rahim  ağzı, doğum  yolundaki  yırtığa  veya  rahmin  gevşemesine  bağlı  olabilir. Yırtık  varsa  cerrahi  tedavi, rahim  gevşediyse  ilaç  tedavisi  uygularız. Lohusa  akıntısı  dediğimiz  akıntının  rengi  doğumdan  3-5  gün  sonra  açılmaya  başlar. Kırmızından, kahverengi  ve  sarıya  doğru  rengi  değişir. Eğer  bu  değişiklik  olmaz  ve  kan  vasfında  akıntı   devam  ediyorsa  veya  lohusalık  döneminde  aşırı  kanama  meydana  gelmişse  ilk  aklımıza  gelen  durum  bebeğin  eşine  ait  parça  kalmasıdır. Bu  durumda  kürtaj  ile  rahim  içi  temizlenir  ve  problem  çözülmüş  olur.

Normal  doğumda  epizyotomi (doğum  yoluna  uygulanan  kesi), sezaryende  ameliyat  bölgesi  dikişlerinde  enfeksiyon  görülebilir. Antibiyotik  ve  pansuman  tedavisi  uygulanır.

Doğum  sonrası  kasık  bölgesi  damarlarında  veya  rahimde  iltihap  olabilir. Tedavisinde  hastanede  takip  ve  antibiyotik  tedavisi  ile  çözüme  ulaşılır.

Emzirmeye  ait  problemler  olabilir. Ağrılı  meme  ucu,  meme  başı  çatlağı  olabilir. Bu  durumda  temizliğe  dikkat  edilmeli, tedavi  için  kremler,ağrı  kesiciler  kullanılmalıdır. Emzirirken  bebeğin  ağzına  sadece  meme  ucu  değil, renkli  kısım  bütünüyle  verilmelidir. Bir  meme  15  dakikadan  fazla  emzirilmemelidir. Çünkü  bu  durum  meme  başı  çatlağı  ihtimalini  arttırır. Gerekirse  meme  başlığı  ile  emzirilmelidir  veya  geçici  olarak  etkilenen  meme  elle  veya  pompayla  boşaltılmalıdır. Meme  angorjmanı  dediğimiz  göğüslerde  süt  birikmesi  durumunda  ise  göğüsler  sertleşir, ısınır  hatta  annede  ateş  yapabilir. Bu  durumda  göğüslere  sıcak  masaj  yapılır. Ağrı  kesici, ateş  düşürücü  tedavi  uygulanır  ve  annenin  bol  bol  emzirmesi  tavsiye  edilir. Mastit  (meme  iltihabı)  durumda  sütün  boşaltılması, sıcak  masaj, antibiyotik  ve  ateş  düşürücü  tedavi  uygulanır. Meme  absesi  geliştiyse, iltihabı  boşaltmak  için  cerrahi  tedavi  yapılır.   

Lohusalık  depresyonu  %10-15  doğumda  izlenebilir. Bu  durum  daha  çok  etrafından  manevi  destek  alamayan  genç  annelerde  izlenir. Lohusalık  psikozu  dediğimiz  durum  ise  daha  çok  gebelik  öncesi  dönmede  psikiyatrik  hastalığı  olan  bayanlarda  izlenir. Hem  depresyon  hem  de  psikozun  tedavisinde  psikiyatri  konsültasyonu  ve  ilaç  tedavisi  şarttır.

Özellikle  normal  doğuran  bayanlarda  ilerleyen  yıllarda  vajinal  bolluk  hissizliğe  bağlı  olarak  cinsel  fonksiyon  bozukluğu, idrar  kaçırma, idrar  kesesi, bağırsak,rahim  sarkması  olabilir.  Bu  durumların  önlenmesi  amacıyla  bio-feedback  kegel  egzersiz  tedavisi  uygularız.  Bu  tedaviyi  lohusalık  bitiminden  sonraki  dönemde  uygularız. Bu  yöntemde  bir  sistem  vasıtasıyla  bayanın  vajen  bölgesindeki  kaslarını  hissetmesini, onları  düzenli  ve  kontrollü  çalıştırmasını  ve  bu  kaslarını  geliştirmesini  sağlarız. Bu  şekilde  bayanda  ileriki  yıllarda  meydana  gelebilecek  olan  idrar  kesesi, rahim  ve  bağırsak  sarkması  veya  idrar  kaçırma  gibi  problemleri  ameliyatsız  ve  yan  etkisiz  bir  şekilde  önlemiş  oluruz.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Hamilelikte Sık İdrara Çıkmak Sorun Kabul Edilir Mi ?

Pelvis  damarlarında  genişleme  ve  hormon  değişiklikleri, idrar  kesesi   fonksiyonlarını  değiştirerek, sık  idrara  çıkmaya  sebep  olabilir. Gebeliğin  geç  döneminde  büyüyen  rahim   ve  bebeğin  önde  gelen kısmının  idrar  kesesi  üzerine  oluşturduğu  baskı, idrar kesesi  kapasitesini  azaltarak, idrara  daha da  sık  çıkılmasına  neden  olmaktadır.

İdrarda  yanma  veya  idrarda  kan,iltihap  hücresi  bulunması  sık  idrara  çıkmaya  sebep olur. Yalnız  bu  durumlar  enfeksiyon  gelişiminin  belirtisi  olabilir  ve  tedavi  edilmesi  gerekir. Bu  yüzden  gebede  sık  idrara  çıkma  şikayeti  varsa  idrar  tahlili  yaptırarak, bu  durumun  tedavi  gerektirip,  gerektirmediği  incelenmelidir.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

Doppler Ultrason Nedir ?

DOPPLER  ULTRASON  NEDİR?

Doppler  ultrason, doppler  özelliği  olan  ultrason  aletinden  incelenen  damara  gönderilen  ses  dalgasının  damardan  geçen  kan  hücrelerine   çarpıp  geri  dönmesi  ile  elde edilen  akım  hızı  ve  dalga  formlarının  durumuna  göre  herhangi  bir  hastalık  olup  olmadığının  araştırılmasına  ve  erken  teşhise  yarayan, gebelik  ve  gebelik  dışı  vakalarda da  kullanılan  ileri  ultrasonografik  incelemedir.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Down Sendromu Nedir ?

Down  sendromu  halk  arasında  mongolism  olarak  bilinen  21.  Kromozomun  ayrılmamasıyla  oluşan  kromozomal  bozukluktur.  Anne  yaşı  arttıkça  görülme  sıklığı artar. Gebelikte  ultrasonografide  bazı  görüntülerle, ikili, üçlü  veya  dörtlü  test  vasıtasıyla  şüphelenilerek  amniyosentez (bebekten  su  alınması) yapılmasıyla  tanısı konulur. Doğan  Down  sendromlu  bebeklerin   %85’i  bir  yaşına  ulaşabilir. Yaklaşık  %50’si  50 yaşına  kadar  yaşayabilir. Ölüm  sebepleri  arasında  doğumsal  kalp  hastalıkları, solunum  yolu  enfeksiyonları, lösemi  ve  diğer  kanserler  yer  alır.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Hangi Durumlarda Gebenin Hastanede Takip Ve Tedavisi Gerekir ?

Gebeye  ve  bebeğine  ait  nedenlere  bağlı  olarak  hastanede  takip  ve  tedavi  gerekebilir. Eğer  gebenin  ateşi,sancısı,kanaması, aşırı  kusmaları, bacaktaki  varislerinin  iltihabı,  gebelik  zehirlenmesi  (preeklampsi)  durumu  varsa  hastaneye  yatırılır. Aynı  zamanda  diabetli  gebelerin  kan  şeker  düzeylerini  kontrol  altına  almak  için  hastanede  takip  ve  tedavisi  gerekir.  Bebeğe  ait  olarak, erken  doğum  ve  düşük    tehlikesinde,bebeğin  suyunun  az  olması  veya  su  gelmesi  durumunda, bebeğin  gelişiminin  geri  kaldığı  veya  bebeğin  normal  doğum  vaktinden  gününün  geçtiği   durumlarda  gebenin  hastanede  bakımı  gerekir.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Doğum Kontrol Halkası (Nuvaring) Hissedilir Mi ?

Kadınların  %20’si  ve  erkeklerin  %35’i  ilişki  sırasında  halkayı  hissettiklerini  bildirmişlerdir. Halka  elastik  kıvamdadır. Bu  sayede  hem  bayan  hem  de  eşi, büyük  oranda  halkayı  hissetmez  ve  ilişkide  sorun  yaşamazlar. Fakat  ilişki  sırasında  halkanın  hissedilmesi  gibi  bir problem  ile karşılaşılırsa, ilişki  öncesi  halka  çıkarılıp, ilişki  sonrası  2-3  saati  aşmayacak  kadar  zamanda  halka  ılık  su  ile  yıkanıp, tekrar  vajinaya  uygulanabilir.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Doğum Kontrol Halkası (Nuvaring) Kullanırken Ne Zaman Ek Yöntem Kullanmak Gerekir ?

Doğum  kontrol  halkası  kullanırken;

-Halkanın  ilk  uygulanacağı  ayda, uygulandığı  ilk  7 gün

-İlişki  esnasında  çıkarılan  halkanın  tekrar  uygulanması  için  2  saatten  fazla  süre  geçmişse

-Halka  düzenli  olarak  kullanılamıyorsa,  ek  yöntemle  korunmak  gerekir.

-Karaciğer  tarafından  metabolize  olan  ilaç  kullanan  bayanlar, bu  ilaçları  kullanırken  ve  ilaç  bittikten  sonraki  28  günde  ek  yöntem  kullanmaları gerekir.

Halkayı  kullanan  bayanlarda  bulantı, kusma, ishal  olması  ek  yöntem  kullanılmasını  gerektirmez

.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

 

Doğum Kontrol Halkası (Nuvaring) Kimler İçin Uygundur ?

DOĞUM  KONTROL  HALKASI  (NUVARİNG)  KİMLER  İÇİN  UYGUNDUR?

Doğum  kontrol  halkası, doğum  yapmamış, hap  kullanmayı  istemeyen  veya  unutan, eşi  korunmak  istemeyen, diğer  yöntemleri  kullanmayan  bayanlar  için  idealdir. Ayrıca  evli  olmayan  ama  korunmak  isteyen  ve  hap,implant  gibi  korunma  yöntemlerinin  başkaları  tarafından  görülmesini  istemeyen  bayanlar  için  uygundur.

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Doğum Kontrol Hapları Nasıl Koruma Sağlar ?

Doğum  kontrol  hapları  (oral  kontraseptifler)  östrojen  ve  progestin  hormonlarını  içerirler. Östrojen, FSH (Folikül  Stimülan  Hormon)  salınımını  inhibe  ederek  endometriumu  (rahim  içi  tabaka-rahim  yatağı) stabilize  eder. Progestinler, LH  (Luteinizan  Hormon)  hormonunu  baskılayarak  ovulasyonu  (yumurtlama)  inhibe  eder, sperm  geçişini  engellemek  için  servikal  mukusu  kalınlaştırır  ve  endometriumu  gebeliğin  yerleşmesi  (implantasyon)  için  elverişsiz  hale  getirir. Bu  şekilde  doğum  kontrolü  sağlarlar. Aksi  bir  durum  yoksa  uzun  dönem  kullanılabilirler.  

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

Doğum Kontrol Hapları Ne Zaman Korumaya Başlar ?

Doğum  kontrol  hapları  (oral  kontraseptifler)    düzenli  kullanılsa  bile  ilk  ay  koruyuculuğu  %99’lara  çıkmaz. Bu yüzden  ilk  ay  bayanın  ek  yöntemle  korunmasını  isteriz. Fakat  ikinci  kutuya  başlayınca,  düzenli  kullanımla  birlikte  ek  yöntem  kullanmaya  gerek  yoktur.  Tam  koruyuculuk  ikinci  kutu  ile  başlar.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Doğum Kontrol Hapları Kilo Aldırır Mı ?

Doğum  kontrol  hapları  (oral  kontraseptifler)  vücutta  su  tutulumu  yaparak, kilo  artışına  sebep  olabilir. Fakat  bu kilo  artışı  birkaç  kilo  ile  sınırlıdır. Aşırı  kilo  alımı  olmaz.  Son  dönemde  üretilen  doğum  kontrol  hapları  ise  vücutta  bu  su  tutulumunu  engelleyerek, kilo  almanın  önüne  geçer. Fakat  doğum  kontrol  hapı  (oral  kontraseptif)  ile  kilo  alıp  almama  kişinin  durumu  ve  beslenme  alışkanlığı  ile  de  ilgilidir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Doğum Kontrol Hapını Unutsam Ne Olur ?

Doğum  kontrol  hapı   (oral  kontraseptifler)   unutulduğunda  bayan,  aklına  gelir  gelmez  hapını  içmelidir. Eğer  24  saat yani  tam bir  gün  sonra  aklına  geldiyse  hem  unuttuğu  hem de  o  günkü  hapını  beraber  yani  iki  hapı  birlikte  yutmalıdır. Bu  durumda  koruyuculuk  azalmaz.  Fakat  24  saati  aşan  hap  unutma  durumlarında  ise  bayan  hormonal  dengesi  bozulmaması  için  haplarını  içmelidir. Birçok  hap  unutulduysa  her  gün  2  hap  yutularak, normal  olarak  içilmesi  gereken  hapın  günlerine  ulaşılır. Bir  veya  daha  fazla  hapın  unutulduğu  ay  korunma  olamayacağı  için  ek  yöntemle  korunulması  gerekir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Doğum Kontrol Hapları Kanser Yapar Mı ?

Doğum  kontrol  hapları  (oral  kontraseptifler), rahim  (endometrium)  ve  yumurtalık  (over)  kanserlerine  karşı  koruyucudur. Rahim  ağzı  kanseri  ve  meme  kanseri  konusu  ise  tartışmalıdır. Doğum  kontrol  hapı  kullananlar  bariyer  yöntemi  kullanmadıkları  için  HPV’ye  (Human  Papilloma  Virus)  karşı  korunamazlar. Rahim  ağzı  kanserinin  sebebi  de  HPV  virüsüdür. Bu  hastalar, hap  kullanmayan  bayanlara  göre  daha  düzenli  smear  testi  yaptırdıklarından; hap  kullanan  bayanlarda  rahim  ağzı  kanser  öncesi  lezyon  veya  rahim  ağzı  kanseri  daha  sık  görülür. Bu  yüzden  doğum  kontrol  hapları  direkt  olarak  rahim  ağzı  kanseri  yapmasa  bile, bariyer  yöntemi  kullanılmadığından  HPV  bulaşma  ihtimalini  arttırarak, rahim  ağzı  kanser  ihtimalini  yükseltir. Doğum  kontrol  hapı  (oral  kontraseptif)  kullananlarda  meme  kanserinin  relatif  riskinde  küçük  artış  saptanmıştır. Hap  kullananlar  bayanlar, kullanmayanlara  göre  daha  düzenli  takip  olduklarından  meme  kanseri  daha  fazla  saptanmaktadır. Ayrıca  doğum  kontrol  hapı  kullananlarda  sıkı  takipten  dolayı  saptanan  kanser, erken  evrede  yakalanmaktadır. Bununla  birlikte  hap  kullananlarda  görülen  kanser, daha  az  agresif  olma  eğilimindedir.   

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

Doğum Kontrol Haplarının Kalp Ve Damarlar Üzerine Etkisi Nedir ?

Doğum  kontrol  hapları  (oral  kontraseptifler); hipertansiyon, obezite, hareketsiz  yaşam,  sigara  ile  birlikte  damar  tıkanıklığı  ihtimalini  arttırır. Hap  bırakıldığında  ise  tromboemboli  (damar  tıkanıklığı)  riskinde  hızlı  bir  azalma  izlenmektedir. Ayrıca  venöz  tromboz  ve  emboli  riski; protein C, protein S  eksikliği  veya  Faktör  V  Leiden  mutasyon  gibi  trombofilik  kadınlarda  artmıştır.

Doğum  kontrol  hapı   (oral  kontraseptif)   kullanan  kadınlarda  hipertansiyon, sigara  kullanımı  ya da  migren  varsa  inme  riski  yüksek  bulunmuştur.

Doğum  kontrol  hapları  (oral  kontraseptifler), 35  yaşından  fazla, sigara  kullanan  bayanlarda  kalp  krizi  riskini  arttırmaktadır.  Fakat  sigara  kullanmayan  bayanlar  Amerikan  Obstetrik  ve  Jinekoloji  Derneği’ne  göre  35, FDA’ya  (Gıda  ve  İlaç  Dairesi) göre  40  yaşından  fazla  bile  olsa  doğum  kontrol  hapı   ile  korunmasında  sakınca  yoktur.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Doğum Kontrol Hapı Kullanırken Dikkat Edeceğimiz Konular Nelerdir ?

Doğum  kontrol  hapı  (oral  kontraseptif)  kullanırken, eğer  bayanda  baş  ağrısı, karın  ağrısı, göğüs  ağrısı, nefes  darlığı,ani  görme  kaybı, bulanık  görme, konuşma  bozukluğu, bacaklarda  şiddetli  ağrı  gibi  damar  tıkanıklığını  çağrıştıcı  şikayetler  ve  sarılık  olduğunda  bayan  ilacını  kesmeli  ve  doktoruyla  irtibata  geçmelidir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Emziren Anne Doğum Kontrol Hapı Kullanabilir Mi ?

Doğum  kontrol  hapları  (oral  kontraseptifler)  östrojen  ve  progesteron  hormonları  içerir.Emziren  annelere  biz, doğum  kontrol  haplarını  önermiyoruz. Çünkü  doğum  kontrol  hapları  (oral  kontraseptifler), sütün  kalitesini  bozar, miktarını  azaltır, sütü  kesebilir.  Bu  yüzden  emziren  anneler  sadece  progesteron  hormonu  içeren  hap  ve iğne  ile  korunabilir. Fakat  bu  iğne de  adetleri  azaltıp  kesebilir. Sürekli  kullanıldığında yeni  bebek  istendiğinde  bir  seneye  kadar  gebeliği  engelleyebilir. Emziren  anne  ayrıca  spiral  kullanabilir  veya  eşi  kondom  ile  korunabilir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Spiral Ne Zaman Takılmalı ?

Spiral,  vaginal  muayenesi  normal  olan  bayana, gebe  olmadığından  emin  olunduğu  her  dönemde  takılabilir. Eğer  gebe  doğum  kontrol  hapını  düzenli  olarak  kullanıyorsa, doğumdan  sonra  hiç  ilişkiye  girilmediyse normal  doğumdan  6  hafta  sezaryenden  8-12  hafta  sonra  veya  kanda  gebelik  testi  negatif  ise  spiral  uygulanabilir. Şüpheli  durumlarda  adet  beklenmelidir. Zaten  pratikte, gebe  olunmadığından  emin  olmak  ve  uygulama  kolaylığı  için  adetin  2-3. günü  spiral  takılır. Çünkü  adet  döneminde  rahim  ağzı, kan  geçişinden  dolayı  biraz  açıldığı  için  spiral, rahim  ağzından  daha  rahat  geçer.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Spiral Hangi Durumlarda Takılmaz ?

Spiral  rahimde  doğuştan  anomali  varsa  takılamaz. Son  3  ay  içinde  aktif  cinsel  yolla  bulaşan  hastalık  veya  pelvik  enfeksiyon  geçirildiyse, düşük   veya  doğumdan  sonra  sepsis (enfeksiyonun  vücuda  yayılması) olduysa, tanısı  konulmamış  vaginal  kanama  varsa, tedavi  edilmemiş   rahim,yumurtalık, rahim  ağzı  kanseri  varsa, pelvik  tüberküloz  ve  gebelik  varsa  spiral  takılmamalıdır.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Spiralin Önerildiği Vakitten Daha Fazla Rahim İçinde Durursa Ne Olur ?

SPİRAL  ÖNERİLDİĞİ  VAKİTTEN  DAHA  FAZLA  RAHİM  İÇİNDE  DURURSA  NE  OLUR?

Bu  durumda  spiralin  koruyuculuğu  azalır. Gebelik  ihtimali  yükselir.  Aynı  zamanda  gereğinden  fazla  rahim  içinde  duran  spirallerin  rahim  dokusuna  organize  olma  ihtimali  artar  ve  bu  spirallerin  alınması  zor  olabilir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

 

Transdermal (Cilt Üzerine) Bant Nasıl Koruma Sağlar ?

Transdermal  bantlar, östrojen  ve  progestin  hormonlarını  içerirler. Östrojen, FSH (Folikül  Stimülan  Hormon)  salınımını  inhibe  ederek  endometriumu  (rahim  içi  tabaka-rahim  yatağı) stabilize  eder. Progestinler, LH  (Luteinizan  Hormon)  hormonunu  baskılayarak  ovulasyonu  (yumurtlama)  inhibe  eder, sperm  geçişini  engellemek  için  servikal  mukusu  kalınlaştırır  ve  endometriumu  gebeliğin  yerleşmesi  (implantasyon)  için  elverişsiz  hale  getirir. Bu  şekilde  doğum  kontrolü  sağlarlar. Aksi  bir  durum  yoksa  uzun  dönem  kullanılabilirler.  

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

Transdermal (Cilt Üzerine) Bant Kullanan Bayan Özel Günlerinde Adetini Nasıl Geciktirebilir ?

Adet  günleri  eğer  tatil  veya  başka  bir  özel  güne  denk  geliyor  ve  o  tarihlerde  bayan  adet  görmek  istemiyorsa, banta  bir  hafta  ara  vermemeli, yeni  bandı  uygulamalıdır. Bu  şekilde  bayanın  hem  gebelikten  korunması  devam  eder  hem de  adet  geciktirici  başka  haplara  gerek  kalmadan, adeti  geciktirilmiş  olur.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

 

Tüğ Bağlatma (Tüp Ligasyon) Ameliyatı Ne Zaman Yapılmalıdır ? Ameliyat Öncesi Hangi Tetkikler Gerekir ?

Tüp  bağlama  (tüp  ligasyon)  ameliyatından  önce  gebe  olunmadığından  emin  olunmalıdır. Bu  yüzden  ameliyat  öncesi  kanda  gebelik  testi  ve  ameliyatla  ilgili  rutin  kan  testleri  yapılır. Son  on  gün  içinde  olan  ilişkiye  bağlı  gebelik  kanda  yapılan  test  ile de  belli  olmayacağından, ameliyat  günü  adet  bitiminden  hemen  sonraki  döneme  planlanması  uygun  olacaktır.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Tüğ Bağlatan Kişinin Tüplerini Bağlattığı Anlaşılır Mı ?

Tüp  bağlatan  kişinin  karnında  laparoskopiye  ait  veya  açık  ameliyata  ait  küçük  dikiş  izleri  olur. Fakat  bu  dikiş  izleri  başka  ameliyatlar  için de  olduğu  için, dışarıdan  bakmakla  bayanın  tüplerini  bağlattığı  anlaşılmaz. Aynı  zamanda  dikiş  izleri  zaten  çok  küçük  izlerdir, belli de  olmaz.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Tüğ Bağlatma (Tüp Ligasyon) Ameliyatları Hasta İçin Zor Ameliyatlar Mıdır ?

Açık  veya  kapalı  yapılan  tüp  bağlama  (tüp  ligasyon)  ameliyatları  hasta  için  zor  ameliyatlar  değildir. Yaklaşık  15-20 dakika  süren, bir  gün  hastanede  kalınan  ve  daha  sonra  hastanın  günlük  işlerine  bakabildiği  ameliyatlardır.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Emziren Anne Hamile Kalabilir Mi ?

Eğer  anne, bebeği  için  hiç  ek  gıda  kullanmıyor  ve  düzenli  olarak  emziriyorsa  ilk  6  ay  gebelikten  korunma  sağlanabilir. Bu yöntem  halk  arasında  ‘’sütün  koruması’’  olarak  bilinir. Yalnız  bu  yöntem  ile  gebelik  oranı  %1-2  arasında  değişmektedir. Eğer  anne  düzenli  olarak  emziremiyor  veya  ek  gıda  kullanıyor  ise, gebelik  riski  artar. Biz  klinisyenler  ise  anne  düzenli  olarak  emzirse  bile  en  geç  doğumdan  3  ay sonra  ek  bir  korunma  yöntemi  önermekteyiz.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Gebelik Testi Negatif Olduğu Halde Gebe Olunabilir Mi ?

Evet  olunabilir.  Bunun  birkaç  sebebi  vardır. Bayanın  kendi  yaptığı  testi  doğru  yapıp, doğru  değerlendirmesi  gerekir. Bu  gebelik  testleri  idrar  testleridir. Bayan  tükrük  gibi  başka  sıvılardan  testi  yapmamalıdır. Bu  durumda  test  negatif  çıkar. İdrarla  test  yapıldıktan  sonra, testin  kontrol  bölgesinde  işaret  çıkmazsa, test  bozuktur. Test  bozuk  veya  hassasiyeti  düşük  ise  bayan  gebe  olduğu  halde  gebelik  testi  negatif  çıkabilir. Bu  durumlarda  bayan  testi  tekrar  etmeli  veya  kesin  teşhis  için  kanda  gebelik  testi  yaptırmalıdır.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Hamile Olduğunu Bilen Bayan Adet Söktürücüler İle Bebeğini Düşürebilir Mi ?

Gebelik  durumunda, bayan   adet  söktürücü  kullanarak  adet  göremez  ve  bu  sayede  bebeğini  düşüremez. Hatta  bazı  adet  söktürücü  ilaçları  biz  düşüğü  engellemek  ve  bebeğin  daha  iyi  rahime  tutunmasını  sağlamak  için  kullanırız. Eğer  bayan  bizim  bahsettiğimiz  bu  ilaçlardan  doktora  danışmadan  kontrolsüz  kullandığında, aslında  bebeğini  düşürmek  yerine  daha  iyi  rahime  tutunmasını  sağlamış  olur. Gebelik  durumunda  gebelik  istense de, istenmese de  kadın-  doğum  uzmanına  danışmak  gerekir.  İstenmeyen  gebelikler  küretaj  yoluyla  sonlandırılır.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Genital Siğil Belirtileri Nelerdir ?

Genital  siğilin  ağrı, sancı  gibi  belirtileri  yoktur. Siğillerin  sayısı  arttıkça  genital  bölgede  estetik  bozukluk  ve  kaygıya  neden  olur. Ayrıca  genital  temizlik  esnasında  siğiller  kanayabilir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

HPV'nin Toplumdaki Sıklığı Nedir ?

WHO ya (Dünya  Sağlık  Örgütü)  göre  her  10  kişiden  1’inde  HPV  vardır. 630  milyon  kişi  HPV  ile  enfektedir.

Her  yıl  dünyada  30  milyon  yeni  genital  siğil  vakası  çıkmaktadır. Her  yıl  40  milyon  kanser  öncesi  lezyon  tespit  edilmektedir.

Toplumdaki  bayanların  %80’i  HPV  enfeksiyonu  riski  altındadır. Bu  gruptaki  bayanlar  hayatlarının  bir  döneminde  HPV  ile  karşılaşmıştır  veya  HPV  ile  enfekte  durumdadır.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

 

HPV Nasıl Bulaşır ?

HPV  NASIL  BULAŞIR?

HPV  temas  yoluyla  bulaşır. Bu  yüzden  cinsel  bulaşma  olarak; genital-genital, el-genital, oral-genital, deri-deri  yoluyla  bulaşma  olabilir. Ayrıca  bakirelerde  tam  bir  birleşme  olmasa  bile  sürtünme  yolu  ile de  HPV  bulaşabilir.

HPV’nin  cinsel  olmayan  geçişi  ise  anneden  bebeğe  doğum  esnasında  olan  geçiştir. Doğum  zamanı  HPV  enfeksiyonu  olan  annelerin  normal  doğum  ile  dünyaya  getirdikleri  bebeklerinde de  HPV  enfeksiyonu  bebeklerin  ağız  ve  boğazlarında  olabilir. Bu  yüzden  bebeği  bu  enfeksiyondan  koruma  amacı  ile  doğum  sezaryen  ile  gerçekleştirilir.

Teorik  olarak  bildirilen  diğer  bulaşma  şekli  ise  iç  çamaşırı  ve  epilasyon  aletleri  gibi  malzemelerdir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Kürtajın Çeşitleri Var Mı ?

Kürtaj , gebelik  ve  gebelik  dışı  durumlarda  rahim  içindeki  materyalin  alınma  işlemidir. Kürtajın  gebelik  ve  gebelik  dışı  yapılma  durumuna  göre  çeşitleri  vardır.  Gebelikte, küret  dediğimiz  metal  malzemelerle  rahim  içini  kazıyarak  veya  plastik  kanüllerle  vakum  tekniği  ile  kürtaj  yapılabilir. Plastik  kanül  kullanarak  kürtaj  yapmak  diğer  yönteme  göre  daha  güvenlidir.

Gebelik  dışı  durumlarda  rahim  ağzı  kanalından  ve  rahimden  parça  almak  amacıyla  kürtaj  yapılır. Ayrıca  gebelik  dışı  bayanın  aşırı  kanaması  olduğu  durumlarda  kanamayı  durdurmak  amacıyla, rahim  içindeki  kanayan  bölgenin  tümünü  almak  şeklinde  kürtaj  uygulanır.

Menopoz  döneminde   ise  genelde  kanama  ve  ultrasonda  görülen  şüpheli  durumlarda  rahimden  parça  almak  amacıyla  kürtaj  yapılır. Fakat  menopozda  bayanın  rahim  ağzı  çok  daraldığından  klasik  yöntemlerle  rahim  içinden  parça  alınamayabilir. Bu  durumda  ise  plastik  kanüllerin  çok  daha  ince  boyutta  olanları  kullanılarak  kürtaj  yapılır.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

Kürtajın Kimlere Yapılır ?

Kürtaj, 18  yaşından  küçük  kişilerde  ebeveynlerinin  onayı   ile  yapılır. 18  yaşından  büyük  evli  olmayan  bayanın  rızası  ile  evli  ise  eşlerin  imzası  ile  kürtaj  yapılır. İsteğe  bağlı  kürtaj  ise  yasal  olarak  10  haftaya  kadar  yapılır. 10  haftadan  sonra  ise  tecavüz  vakalarında  ancak  mahkeme  kararı  varsa  kürtaj  yapılabilir  veya  bebekte  kromozomal  veya  yapısal  anomali  varsa  ya  da  annenin  tıbbi  durumu  gebeliğe  uygun  değilse  ailenin  onayı  ve  doktor  kararı  ile  kürtaj  yapılabilir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Kızlık Zarı Zarar Görmeden Kürtaj Yapılabilir Mi ?

Kızlık  zarına  zarar  vermeden  kürtaj  yapılabilir. Bunun  için  normal  kürtajda  kullandığımız  aletlerden  daha  farklı  daha  ince  aletler  kullanarak,kızlık  zarına  dikkat  ederek  kürtaj  yapılır. Yalnız  bayana  müdahaleden  evvel, kürtaj  işlemi  sırasında  ne  kadar da  dikkat  edilse  kızlık  zarının  zarar  görebileceği  bilgisi  verilmelidir. Çünkü  müdahale  esnasında  zar  zarar  görebilir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Kürtajda Parça Kalır Mı ?

Kürtaj  sonrası  parça  kalabilir. Kürtajı  yapan  her  doktor  hastasını  yaklaşık  7-10  gün  sonra  kontrol  eder. Bu  kontrolde  ultrason  ile  bu  durumu  saptayabilir  veya  bayan  kürtajdan  birkaç  gün  sonra  adetten  fazla  pıhtılı  kanama  şikayeti  ile  başvurur. Bu  durumda  ilk  akla  gelen  “parça  kalma”  durumudur. Bu  durumda  bu  kalan  parçanın  tekrar  müdahale  ile  alınması  gerekir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Kürtaj Sonrası Ne Zaman Adet Görülür ?

Kürtaj  gününü,  bayan  adetinin  ilk  günü  olarak  kabul  etmelidir. Kürtaj  olduktan  sonra  bayan  genelde  kaç  günde  bir  adet  görüyorsa  o  tarihte  adetini  beklemelidir.   Fakat  kürtajdan  sonraki  ilk  adet  normal  tarihinden  biraz  gecikebilir. Yalnız  bayan, kürtaj  sonrası  en  geç  bir  buçuk  ay  sonra  adet  görmelidir.  Eğer  bayan  kürtajdan  bir  buçuk  ay  geçmesine  rağmen, adet  görmediyse  doktoruna  başvurmalıdır.    

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

İlk Gebelikte Kürtaj Olmak Gebeliği Engeller Mi ?

İlk  gebelikte  kürtaj  olmak  kısırlık  yapar,  diye  bir  kural  yoktur.  Eğer  kürtaj  uygunsuz  ortamlarda  yapıldıysa, kürtaj  sırasında  rahimin  delinmesi  veya  sonrasında  enfeksiyon  ya  da  rahim  içi  bölgede  yapışıklık  oluştuysa  bir  sonraki  gebelik  için  doktor  desteği  gerekebilir. Fakat  kürtaj  uygun  koşullarda  sorunsuz  yapıldıysa, sonraki  gebelik  için  problem  olmaz.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Polikistik Over (PCO) Nedir ?

Polikistik  over  sendromu, üreme  çağındaki  bayanlarda  %4-12  oranında  görülür. Üreme  çağında  en  çok  görülen  endokrinolojik  hastalıktır. Polikistik  over  sendromu, yumurtalıklarda  yumurtalık etraf  dokusuna  yerleşmiş  2-10mm  arası  10  veya  daha  fazla  sayıda  olan  kistçiklerle  ve  artmış  over  dokusu  ile  karakterize, beraberinde  seyrek  adet  şeklinde  adet  düzensizliği , şişmanlık, ciltte  yağlanma,sivilcelenme, saç  dökülmesi, tüylenme de  görülen  şu  an  için nedeni  bilinmeyen  hastalıktır.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

Polikistik Over (PCO) Hastalığı Kısırlık Sebebi Midir ?

Polikistik  over  hastalığında, normalde  yumurtalıklarda  her  ay  oluşan  yumurta  kisti  gelişimi  yetersiz  olduğundan  yumurtalık  etrafına  dizili  şekilde  yetersiz  gelişmiş  10mm’yi  geçmeyen  kistçikler  yer  alır. Polikistik  overi  olan  hastalarda  hormonal  bozukluğa  bağlı  olarak  yetersiz  yumurta  gelişimi  ve  yumurtlayamama  problemi  vardır. Bu  yüzden  polikistik  overi  olanlar  çocuk  sahibi  olmada  zorluk  çekebilirler. Fakat  bu  grup  hastalar  çocuk  tedavisine  iyi  yanıt  verirler. Tedaviyle  ilk  6  ayda  gebelik  oranı  %40-50’dir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Polikistik Over (PCO) Hastaları Takip Ve Tedavisinde Amaç Nedir ?

Polikistik  over  hastalığının  sebebi  bilinmemektedir. Bu  yüzden  yapılan  tedavi  ile  polikistik  hastalık  yok  edilemez.  Bugünkü  bilgiler  ışığında  polikistik  overli  hastalar, bu  hastalığıyla  ömür  boyu  yaşamak  zorundadırlar. Şu  anki  bilgiler  ışığında  tedavideki  amacımız, polikistik  over  hastalığına  bağlı  oluşabilecek  hastalıklara  karşı  önlem  almaktır. Mevcut  takip  ve  tedavimizdeki  amacımız  ise  şunlardır;

Eğer  çocuk  isteniyorsa, bu  yönde  tedavi  uygulamak

Çocuk  istenmiyorsa, kandaki  testesteron (erkeklik  hormonu)  düzeyini  azaltmak

Rahim  kanserini  önleme  tedavisi  uygulamak

Normal  kilo  için  yaşam  tarzını  değiştirmek

İnsülin  yüksekliğine  bağlı  olarak  gelişebilecek  şeker  ve  yağ  metabolizma  bozukluğu,kalp-damar  hastalığı,  hipertansiyonu  önlemek.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

Premenstrüel (Adet Öncesi) Gerginlik Sendromunun Nedenleri Nelerdir ?

Premenstruel  sendromunun  (Adet  öncesi  gerginlik  sendromu)  tam  olarak  sebebi  günümüzde  bilinmemektedir. Adet  öncesi  sendrom  için  önceleri  östrojen/progesteron  dengesizliği, aldosteron  yükselmesi, prolaktin  yükselmesi  suçlanırken, son  dönemde  yapılan  çalışmalar  serotonin (mutluluk  hormonu) önemli  rol  oynadığı  gösterilmiş. Östrojen  ve  progesteronun  her  ikisi  de  serotonin  aktivitesini  azaltarak  bu  sendromda  suçlanmaktadır. Ayrıca  genetik  yatkınlık  da  etkilidir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Premenstrüel (Adet Öncesi) Gerginlik Sendromu İle Adet Dönemi Ağrısı Nasıl Ayrılır ?

Premenstruel  sendromda  (Adet  öncesi  gerginlik  sendromu), adetten  10-15  gün  önce  başlayan  ve  adete  kadar  devam  eden  fiziksel  ve  ruhsal  bozukluklar  vardır. Oysa  adet  ağrısında, adet  başlamadan  birkaç  saat  önce  başlayan  ve  ilk  1-3  gün  yoğun  hissedilen  kasık  ağrısı  şikayeti  mevcuttur. Bu  şekilde  adet  ağrısı  ile  premenstrüel  sendrom  birbirinden  ayrılır.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Rahim Ağzı Kanser Aşısı Nedir ?

RAHİM  AĞZI  KANSER  AŞISI  NEDİR?

Rahim  ağzı  kanser  aşısı, rahim  ağzı  kanser  sebebi  olan  HPV  virüsüne  karşı  genetik  teknoloji  ile  geliştirilmiş  aşıdır. Aşı  tedavi  edici  değil, koruyucudur. Aşıda  viral  DNA  yoktur  yani  enfeksiyöz  değildir. Kanser  yapıcı  etkisi  yoktur. Aşı,  vücutta  yüksek  düzeyde  antikor  oluşturarak  koruyuculuk  sağlar. Türkiye’de  ve  dünyada  2  çeşit  aşı  vardır. Bir  tanesi  kanser  yapan  2  tip (Tip 16,18) HPV  virüsüne  karşı  koruyucudur. Diğer  aşı  ise, hem  2  tip  (Tip 16,18) kanser  yapan  HPV’ye  hem  de  genital  siğil  yapan  2  tip  (Tip 6,11) HPV’ye  karşı  korucudur.  Aşı  dozları, 6  ayda  3  kez  yapılarak  tamamlanır.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Rahim Ağzı Kanser Aşısının Yan Etkisi Var Mı ?

Rahim  ağzı  kanser  aşısının  kendine  özel  yan  etkisi  yoktur. Yan  etkiler  diğer  aşılarla  aynıdır. Yan  etkiler  arasında; enjeksiyon  yerinde  ağrı, şişlik, kızarıklık, ateş, baş  ağrısı,baş  dönmesi, baygınlık, halsizlik, kaşıntı, döküntü, bulantı, kusma  olabilir. Baygınlık  için  aşıdan  sonra  15  dakika  hastayı  izlemek  gerekir. Aşının  önemli  yan  etkisi  yoktur. Aşının  içindeki  adjuvan  maddelere  karşı  allerjisi  olanlara  aşı  yapılmamalıdır.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Rahim Ağzı Kanserinden Aşı İle Nasıl Korunulur ?

Aşı  dozları  tamamlanınca, aşı  vücutta  nötralizan  antikor  denen  yapıların  oluşmasını  sağlar. Vücuda  virüs  girdiğinde  ise, aşı  nedeniyle  hemen  nötralizan  antikor  denen  yapıların  miktarı  artar  ve  bu  yapılar  virüsü  sararak, virüsün  hücreye  girişini  engeller  ve  vücudun  bağışıklık  sistemi  vasıtasıyla  antikor  tarafından  sarılan  hücreler  tanınarak  yok  edilir.

Aşı  koruması  2  dozdan  sonra  başlar. Ama  3  doz  tamamlanınca  tam  koruma  başlar.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

PAP-SMEAR Testi Nedir ? Yapılmalı Mıdır ?

Pap-smear  testi, rahim  ağzı  kanserinin  erken  tanınması  amacıyla  rahim  ağzından  yapılan  sürüntü  tahlilidir. Muayene  esnasında  can  acıtmadan  alınan  tetkiktir.

Amerikan  Kanser  Derneği, ilk  cinsel  ilişkiden  3 yıl  sonra  muayene  ve  pap-smear  testi  yapılmasını  önerir. Her  yıl  tekrarlanması  gerekir. 30  yaşından  sonra  ise  3  yıl  üst  üste  pap-smear  sonucu  normal   saptandıysa, 3  yılda  bir  pap-smear  yapılabilir. Son  10  yıl  içinde  3  veya  daha  fazla  pap-smear  sonucu  normal  gelen  70  yaşının  üstendeki  bayanlarda  pap-smear  alımı  sonlandırılabilir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Kolposkopi Ne Zaman Yapılmalı ?

-Anormal  pap-smear  sonucu  elde  edildiğinde

-Muayene  esnasında  anormal  rahim  ağzı  veya  şüpheli  görüntü  saptanırsa

-Açıklanamayan  vaginal  kanama  veya  ilişki  sonrası  kanama  mevcutsa, kolposkopi   yapılmalıdır.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

CIN 1-2-3 Nedir ?

CIN 1-2-3 , rahim  ağzı  kanser  öncesi  lezyonlardır. Rahim  ağzındaki  anormal  hücrelerin  derecesine  göre  1-2-3 diye  seviyelendirilir. Anormal  hücreler  rahim  ağzı  epitelinin  alt 1/3’ünü kapsıyorsa  CIN 1, 2/3’ünü kapsıyorsa  CIN 2, 2/3’ünden  fazlasını  kapsıyorsa  CIN 3 adını  alır. CIN 1 lezyonları  %60 ,13-23  yaş  arasında  %90  oranında  kendiliğinden  iyileşebilir. 6-12 ayda  bir  smear  takibi  veya  HPV  testi  yapılarak  sonuç  alınır.  Ama  CIN 2  ve  CIN 3  lezyonlarında  tedavi  gerekir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Rahim Ağzı Kanseri Nasıl Oluşur ?

Günümüzde  dünyada  rahim  ağzı  kanserinden  ölüm  oranı  meme  kanserinden  sonra  ikinci  sırada  yer  alır. Gelişmekte  olan  ülkelerde  ise  rahim  ağzı  kanseri  ilk  sırada  yer  alır. Rahim  ağzı  kanseri, günümüzde  %100  önlenebilir bir  hastalık  olarak  kabul  edilmektedir.

Rahim  ağzı  kanseri  sebebi, HPV  Human  Papilloma  Virus  denen  virüstür.

HPV  genelde  %90  oranında  immün  sistem  tarafından  kendiliğinden  temizlenir. Fakat  tedaviden  sonra  %60  tekrarlayabilir.  HPV, insanda  hemen  kanser  yapmaz. Kanser  olana  kadar  3-10  sene  geçer. Kanser  öncesi  lezyonlar  25-35  yaşlar arasında  sıktır. Kanser  insidansı  ise 40  yaşından  sonra  belirgin  artar.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

Rahim Ağzı Kanserinin Belirtileri Nelerdir ?

Rahim  ağzı  kanseri, hiç  belirti  vermeden de  olabilir. Bu  yüzden  her  bayanın  her  sene  smear  testini  yaptırması  gerekir  ki, belirti  vermeyen  rahim  ağzı  kanserini  erken  tanıma  şansımız  olsun.

En sık  semptomlar arasında  anormal  vaginal  kanama, kanlı  akıntı, lekenme,düzensiz  kanama, menopoz  sonrası  kanama, kanlı  kokulu  akıntı, ilişki  sonrası  kanama  olabilir. İlerlemiş  dönemde  ise  kasık  ağrısı, idrar kaçırma, idrardan  kan  gelmesi, kan  üre  düzeyinin  yükselmesi  olabilir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Rahim Ağzı Kanseri Ve Kanser Öncesi Lezyonların Yaşam Kalitesi Üzerine Etkisi Nedir ?

Rahim  ağzı  kanseri  teşhisi  ve  tedavi  gereksiniminin, kadınların  yaşam  kalitesi  üzerinde  büyük  bir  etkisi  vardır. Bunlar; duygusal  problemler, stres  ve  endişeye  neden  olmakta, cinsel  hayatlarını  ve  ilişkilerini  etkilemektedir.

Rahim  ağzı  kanseri  ve  tedavisi, hem  tedavi  süresince  hem de  sonrasında, hayatta  kalma  mücadelesine  ve  yaşam  kalitesinde  bozulmalara  neden  olabilmektedir. Küçük  bir  anormallik  bile  oldukça  büyük  kaygıya  neden  olmaktadır.

Rahim  ağzı  kanseri, kadınların  çoğunlukla  iş  ve  aile  hayatındaki  sorumlulukların  olduğu  döneme  denk  geldiğinden, ciddi  bir  şekilde  sosyal, ekonomik  ve  duygusal  sıkıntıya  sebep  olmaktadır.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

 

Vajinismus Nedir ?

Vajinismus, vajinanın  dış  1/3  kısmını  çevreleyen  kasların  tekrarlayıcı  veya  kalıcı  istemsiz  kasılması  ile  ilişki  veya  vajinal  muayenenin  imkansız  hale  gelmesidir. Vajinismus, kadınların  ortalama  %1’ini  etkiler. Fakat  bu  oran  tanısı  konulan, doktora  başvuran  kesimin  oranıdır. Toplumda  vaginismusu  olan  ve  doktora  başvurmayan  kesimi de  göz  önüne  aldığımızda  oran  daha da  yükselecektir. Vajinismuslu  çoğu   kadının  cinsel   isteği  ve  cinsel  fonksiyonları  normaldir  fakat  cinsel  ilişki  kuramazlar. Vajinismus  primer (hiç  ilişki  kurulamamış)  veya  sekonder (mevcut  ağrılı  ilişkiye  bağlı) olabilir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Vaginismusu Olan Kişi Hamile Kalabilir Mi ?

Vaginismusu  olan  kişi  hamile  kalabilir. Çünkü  gebelik  için  tam  bir  birleşmeye  gerek  yoktur. Gebelik  için  tek  bir  sperm  yeterlidir. Vulva  denen  kadının  dış  genital  bölgesine  gelen  spermlerden  bir  tanesi  bile  içeriye  ilerleyip, vajinayı  ve  rahimi  geçerek, yumurtaya  ulaşabilir  ve  gebelik  meydana  getirebilir.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

Vaginismus Nasıl Tedavi Edilir ?

Vaginismusta  eğer  medikal  bir  sorun  varsa  onun  tedavisi  yapılır. Ayrıca  vajen  bölgesinde  yapışıklık, darlık, kısmi  olarak  kapalı  kızlık  zarı  gibi  cerrahi  gerektirebilecek  durumlarda  cerrahi  tedavi  uygulanır. Medikal  veya  cerrahi  ile  çözümlenecek  problem  yoksa  bayanın  anatomisini  öğrenmesine  yardımcı  olunur, ilişkide  gevşemesine  yardımcı  olacak  teknikler  öğretilir, vajen  kaslarını  kontrol  etmesini  sağlayan  Kegel  egzersizleri  öğretilir. Dilatatör  tedavi  uygulanabilir. İlişki  esnasındaki  öneriler  eşlere  beraber  verilir. Ayrıca  bayana  vajen  bölgesindeki  kaslarını  kontrol  etmeye  ve  kaslarını  koordineli  çalıştırmasına  yardımcı  olan, vaginismus tedavisinde  uygulanan  bio-feedback  tedavi   yapılır. Olayın  psikolojik  durumu  ağır  basan  olgularda  ise   eş  ile  birlikte  cinsel  sağlık  konusunda  uzman  psikiyatriste  yönlendiririz.

 

Yrd. Doç. Dr. Hakan PEKER

www.drhakanpeker.com

Kadın  Hastalıkları  ve  Doğum  Uzmanı

UZMANLIKLAR

Binlere vaka, Onbinlerce saat deneyim ile uzmanlaştığımız önde gelen branşlar.

Genital Estetik

Vajina  Daraltma, Labium  Estetiği

Normal (vajinal) ve Sezaryen Doğum

Doğum öncesi takip ve Normal  (vajinal)  ve  Sezaryen  Doğum

Laparoskopik ve Histereskopik Operasyonlar

Endoskopik Ameliyatlar

İnfertilite (Kısırlık) Tanı ve Tedavisi - Aşılama

Detaylı tetkikler en doğru tespit ve alternatif yöntem seçimi

appoinmentRandevu Formu

Kendinize de gönderin

BEBEKLERİMİZ

ANNELERİNİN İZNİ İLE BURADALAR.